Candan Yıldız
Çevre, tarım, hayvancılık, toprak ve sağlık birbirine bağımlı bir döngü… Bu döngüde ciddi bir gıda terörüne maruz kaldığımızı Tarım Bakanlığı’nın ‘taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşmiş ürünler’ listelerinden anlıyoruz.
Gıda güvenliğinin en önemli kaynaklarından biri de toprak. Toprak varsa, toprak temizse, toprak kirlenmemişse gıdaları güvenli olarak tüketebiliriz.
Her yıl 642 milyon ton toprak kaybeden Türkiye’deki durum ne?
Heinrich Böll Stiftung İstanbul Ofisi, konunun uzmanları ve bilimsel verilerle ‘Toprak Atlası-2025’ hazırladı. İlk atlas 2015’te yayımlandı. Aradan geçen 10 yılda Türkiye toprakları biraz daha kirlenmiş görünüyor.
Atlasa bilimsel editörlük yapan ve aynı zamanda Tarım ve Orman Bakanlığı Organik Gübre Yetkili Komisyon Üyesi Prof. Ayten Namlı’nın verdiği bilgiler çarpıcı.
“İlk 15 santimlik üst toprağı kaybettiğimiz anda, toprak biyolojik üretkenliğini kaybediyor. Tarım toprağının verimli olup olmadığının ölçüsü yüzde 3 oranında organik maddeye sahip olması… Bizde bu oran yüzde 1 civarında. Türkiye’deki en büyük toprak bozulumunun sebebi erozyon, özellikle de su erozyonu. Bir başka etken tuzlanma. Fazla ve bilinçsiz sulama sonucu tuzlanma alanları 1,5 milyon hektarı geçmiş durumda. Sinsi bir tehlike daha var: Toprak kirleniyor. Termik santrallerin emisyonundaki ağır metaller topraklarda yığılım gösteriyor. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımı da kirletici. Yoğun bir kimyasal kirlilik var Türkiye’de.”
Ve maalesef Türkiye’nin toprak ağır metal haritası yokmuş!



