Altın madenciliği lobisi dünya genelinde büyük bir güç haline dönüştü. Türkiye’de 2014’te sayısı 138 olan yabancı sermayeli maden şirketleri 649’a yükseldi. Trump’ın “Her yeri kazın” anlamına gelen “Mine Everywhere” projesi ile geçen hafta Meclis’te kabul edilen İklim Yasası arasındaki benzerlikler dikkat çekici.
HABER MERKEZİ- TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, T24’ten Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda, Türkiye’deki maden felaketlerinin ciddiye alınmadığını ve çevre politikalarının şirketlerin çıkarlarına göre şekillendiğini ifade etti.
Ataç, ABD Başkanı Donald Trump’ın madenciliğe yönelik izlediği agresif politikaların, Türkiye’deki gelişmelerle benzerlik taşıdığına dikkat çekti. Trump’ın “Mine Everywhere” (Her yeri kazın) politikası ile Türkiye’de madencilik faaliyetlerine yönelik izin süreçlerinin hızlandırılması arasındaki paralelliğe değinen Ataç, “Türkiye bu süreçte Trump’ın dolaylı baskısına mı maruz kaldı?” şeklinde bir soru gündeme getirdi. ABD’nin madencilik politikasında kamu arazilerini hızla maden üretimine açmayı hedeflemesi ve Türkiye’nin de benzer şekilde madencilik projelerine izinleri hızlandırması dikkat çekti.
İKLİM KANUNU İLE BENZER MADDELER
Trump, 2025 yılı itibarıyla ABD’de maden üretimini artırmayı amaçlayan düzenlemeler hayata geçirdi. Kamu arazilerinin madencilik için açılması, çevre koruma standartlarının gevşetilmesi ve kritik minerallerin üretiminin artırılması bu stratejinin temel unsurlarını oluşturuyor. ABD Başkanı’nın bu stratejisi, geçtiğimiz hafta yasalaşan Türkiye’nin İklim Kanunu’yla AKP hükümetinin çevreye yönelik uyguladığı politikalar arasında da dikkat çekici benzerlikler var. Özellikle izin süreçlerinin hızlandırılması, çevre koruma standartlarının gevşetilmesi ve doğal kaynakların tükenmesi gibi konular, her iki projede de tartışılan noktalar arasında yer alıyor.
TÜRKİYE’DE VAHŞİ MADENCİLİKTE YABANCI SERMAYE SAYISI ARTIYOR
MAPEG verilerine göre 2024’te aralarında altının da olduğu 4 ve 52’inci grup madenlerdeki etkinlik sahaları diğer yıllara oranla genişlemiş.
Türkiye’de 2014’te sayısı 138 olan yabancı sermayeli maden şirketi sayısı 649’a yükseldi. Madencilik sektörünün GSYİH’deki payı 2021’de yüzde 1,33 iken 2022’de yüzde 1,36’ya yükselirken ihracat geliri ise 2022’de 6 milyar dolar oldu.
Türkiye’de faaliyet gösteren ABD merkezli ve ABD bağlantılı altın madenciliği şirketleri, özellikle Kanadalı şirketlerle birlikte önemli bir paya sahip. Türkiye’deki bazı büyük altın madenciliği projelerinde, SSR Mining (Anagold Madencilik) ve Newmont Corporation gibi ABD merkezli şirketler yer alıyor.
×SSR Mining Inc. (Silver Standard Resources) (Anagold Madencilik)
ABD ve Kanada ortak hisseleriyle kurulan Anagold’un Çöpler Altın Madeni, SSR Mining’in kontrolündedir SSR’nin merkezi Denver, Colorado’dadır ve ABD ile Kanadalı ortaklara sahip.
Newmont Corporation
Newmont Goldcorp, S&P 500’de yer alan ABD merkezli büyük bir altın üreticisidir ve Türkiye’de doğrudan operasyon yürüten yabancı madenciler arasında bulunmaktadır .
Stratex
ABD’li şirket Uşak ve Kütahya arasında bulunan Murat Dağı’nda altın buldu. Şirket ayrıca Konya İnlice, Çanakkale Dikmen, Belen Ergama üçgeni ile Eskişehir Muratdere’de de altın arama çalışmalarını sürdürüyor.