BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

ABD kapitalizmi haydut devlete muhtaç

Onur Hamzaoğlu

Tarihin belirli dönemlerinde kurumların, sistemlerin hatta ülkelerin geldiği çöküş aşamalarında, kırılma anları genellikle bazı portreler üzerinden görünür oluyor. Çöküşün nedenleri o kişilerin yaptıklarıyla değerlendirilmeye, açıklanmaya çalışılıyor. Yeni yılın üçüncü gününün erken saatlerinde, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi bir “devletin egemenlik haklarının” yok sayıldığı “yeni” bir dünya düzenine uyandık. ABD, savaş bile ilan etmeden Venezuela’ya silahlı saldırı gerçekleştirdi, devlet başkanını kaçırdı. Genel eğilim yine değişmedi. Olaylar ve nedenleri planlı bir biçimde kişiler üzerinden aktarılmaya devam ediliyor. Yaşananlar, uluslararası arenada iki kişi arasındaki neredeyse kişisel sorunların çözümünde güçlü olanın kazanımıyla sonuçlanmış gibi sergileniyor: “Trump’ın askerleri saldırdı, Maduro esir alındı/kaçırıldı”.

Trump değil, sermaye sahipleri

Egemen sistemin medyasında da olay ABD Başkanı Trump ile Venezuela Devlet Başkanı Maduro arasındaki neredeyse kişisel bir meseleymiş gibi değerlendiriliyor. Ancak, bir devletin egemenlik hakkının yok sayıldığı “yeni dünya düzeni” nin ortaya çıkmasının nedeni ve söz konusu değişimi yaratanın kişiler değil; içinde bulunulan toplumsal yapının (kapitalist emperyalist sistemin), üretim ilişkilerinin (üretim araçlarının özel mülkiyetinin, sömürünün ve paylaşımın) geldiği aşama olduğu bugüne kadar çok farklı disiplinlerdeki toplum bilimciler tarafından tarihsel olarak ortaya konmuştur.

Konunun operasyonel yönüne ilişkin daha ayrıntılı bilgilere bugün itibarıyla ulaşmak hem mümkün hem daha kolay. Kısaca ele alırsak, Trump başkanlığındaki ABD yönetimi, kendi hukuk kurallarını da yok sayıp, ABD Kongresi’ne haber vermeden/olur almadan Venezuela’ya saldırdı. Devlet Başkanı Maduro ve eşi Cilia Flores’i kaçırdı. Aynı gün yapılan basın açıklamasında askeri bir gemiyle New York’a götürüldükleri dünyaya duyuruldu. ABD başkanı, dışişleri bakanı, genel kurmay başkanı ve CIA başkanı beraberce katılıp, birlikte konuştukları basın açıklamasında yaptıklarını, nedenlerini ve yapacaklarını büyük bir keyifle açıkladı. Soru sormasına izin verilen gazetecilerden hiçbirinin ‘özgürlüklerin beşiği’ ABD’nin, askeri güç üstünlüğüne dayalı olarak Venezuela’ya saldırısının ve devlet başkanı ile eşini kaçırmasının uluslararası hukuk, egemenlik hakları, diplomatik temayüller ve insan hakları bağlamlarında nasıl değerlendirilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir soru sor(a)mamaları dikkat çekiciydi. Aynı şekilde, Trump’ın “ABD’li enerji şirketlerinin Venezuela’da altyapıyı yeniden kuracağını, petrol gelirlerinden hem Venezuela halkının hem de ABD’nin pay alacağı” açıklamalarını da duymamayı tercih ettiler.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Benzer Haberler

Biber, domates ve nar döndü l

Türkiye, en çok pestisit bildirimi alan ikinci ülke

İran’da halkların öfkesi dinmiyor

PJAK: Halk rejimle hesaplaşmaya kararlı

Mabel Matiz’in yargılandığı dava ertelendi l

Bakanlık'tan 'müstechenlik' raporu istenecek

9 Ocak’tan 9 Ocak’a Paris I

13 yıl sonra aynı slogan: ‘Hakikat için adalet’

Uluslararası arabuluculardan Halep için öneri |

Özerk Yönetim’den "yerel konsey" şartı

CHP lideri Özel:

"Kürt meselesinin demokratik zeminde çözülmesiyle ilgili kararlılığımız sürdürüyoruz"

İstanbul Barosu’na beraat, savcılıktan itiraz |

"Hak ve özgürlükler için mücadeleye devam edeceğiz"

Suudi Arabistan ile BAE karşı karşıyaydı |

Güney Geçiş Konseyi fesih kararı aldı