Sekiz gündür kuşatma altındaki Kobanî’de saldırılar ateşkese rağmen sürerken, kentte yaşam neredeyse durma noktasına geldi. Elektrik, su, yakıt ve ilaç yok; hastaneler yalnızca acil vakalara bakabiliyor, ekmek üretimi aksıyor, yerlerinden edilen binlerce insan okul ve camilerde barınmaya çalışıyor. Soğuk hava ve kuşatma koşulları nedeniyle son bir haftada beş çocuk yaşamını yitirirken, kentte derinleşen insani kriz her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Doğan Cihan
Şam hükümetine bağlı güçlerin kuşatması ve saldırıları altındaki Kobanî kentine saldırlar ateşkese rağmen devam ederken, kuşatma nedeniyle yüzbinlerce insanın yaşadığı kentte insani kriz devam ediyor.
Kentin kuzeyi Türkiye sınırıyla çevriliyken, bu sınır yüksek duvarlarla tamamen kapatılmış durumda. Diğer üç taraftan ise Şam yönetimine bağlı güçler tarafından kuşatma altında.
Kente ulaşan yolların tamamı Şam güçlerinin kontrolü altında ve bu nedenle yaklaşık sekiz gündür kente dışarıdan hiçbir giriş yok.
ELEKTRİK YOK, DİNAMOLAR ÇALIŞMIYOR İÇME SUYUNA ERİŞİLEMİYOR
8 gündür kentte elektrik yok. Elektrik kesintisi nedeniyle dinamolar çalışmadığı için içme suyuna da erişim sağlanamıyor. Kente mazotun tamamı dışarıdan geliyordu fakat kuşatma nedeniyle mazot girişi de durdu.
SOĞUK HAVA, KOŞULLARI DAHA DA AĞIRLAŞTIRIYOR
Kentin büyük çoğunluğu mazotla çalışan sobalarla ısınıyor. Kış koşullarında yakıtın olmaması, yaşamı daha da ağırlaştırıyor. Soğuk hava nedeniyle özellikle çocuklar ve yaşlılar ciddi enfeksiyon riski altında. Bu sebeple son bir haftada 5 çocuk yaşamını yitirdi.
SAĞLIK HİZMETLERİ KRİZDE
Kobanî’de sağlık hizmetleri de kuşatma ve ambargodan nasibini alıyor. Sağlık hizmetleri derin bir krizin içinde.
Kentte Özerk yönetime bağlı bir hastane ve sağlık merkezi (Kobanî Hastanesi ve Miştenur Sağlık Merkezi) ve özel iki hastane (Emel Hastanesi ve Alman Hastanesi) bulunuyor.
Bu dört sağlık kurumunda da ilaç krizi yaşanıyor. Suya erişimde yaşanan sıkıntılar ve soğuk hava hastalıkların artmasına neden oluyor ve sağlık kurumlarında hasta sayısı normalin çok üzerine çıkmış durumda.
Saldırılar nedeniyle köy hatlarından binlerce insan Kobanî kent merkezine göç etmek zorunda kaldı. Ayrıca kentte Afrîn’den gelen göçmenler de bulunuyor. Göç edenler kent merkezindeki okullara yerleştirilmiş durumda. Ancak okullarda da yakıt olmadığı için son derece ağır koşullarda yaşam mücadelesi veriliyor.
EKMEK FIRININDA AĞIR YÜK
Köylerde bulunan fırınlar saldırılar nedeniyle çalışamaz hale geldi. Kent merkezinde yalnızca Kobanî fırını faaliyet gösteriyor ve üzerindeki yük her geçen gün artıyor. Buna rağmen binlerce kişiye ekmek ulaştırılamıyor. Elektrik kesintisi fırınlardaki üretimi de durdurma noktasına getirmiş durumda. Bu durum, kısa süre içinde ekmek krizinin de derinleşeceğini gösteriyor.
HALDE STOKLAR TÜKENDİ
Kentin sebze-meyve halinde de stoklar tükenmiş durumda. Kente girişi sağlayan yolların Şam güçlerinin denetiminde olması sebebiyle yaklaşık 1 haftadır kente sebze-meyve girişi de durdu.
GAZETECİLER İÇİN ZOR GÖREV
İnternet kesintisi nedeniyle gazeteciler Kobanî’de yaşananları dış dünyaya yeteri kadar aktaramıyor. Kuşatma yalnızca askeri değil aynı zamanda yaşamın tüm imkanlarını hedef alan bir abluka olarak sürdürülüyor. Gazeteciler kendi yarattıkları sınırlı imkanlarla internet ablukasını aşıp yaşananları kamuoyuna duyurmaya çalışıyor.
ÖZERK YÖNETİM’DEN ÇAĞRI
Özerk Yönetim, yaşananları “boğucu bir kuşatma” olarak tanımlayarak uluslararası topluma acil çağrıda bulunuyor. Çağrılarda Kobani’ye su, elektrik, ilaç, mazot ve bebek maması ve süt ulaştırılması, bununla birlikte kentin üzerindeki kuşatmanın kaldırılması ve saldırıların derhal durdurulması gerektiği ifade ediliyor.



