Kobanê, IŞİD karanlığından kurtuluşunun yıl dönümünde tekrar karanlıkla karşı karşıya. Devletlerin saldırıları doğrudan desteklemesi veya sessiz kalması bir tarafa; Kürdistan’ın diğer parçalarından dünyanın çeşitli ülkelerine halklar Rojava’yla yan yana.
Yekta Armanc Hatipoğlu
Rojava, El-Kaide kökenli ve Türkiye destekli HTŞ’nin saldırılarıyla mücadele ediyor. Bundan 11 yıl önce, 26 Ocak’ta IŞİD karanlığından kurtarılan Kobanê, bu sefer yine köktendinci bir örgüt olan HTŞ karanlığıyla karşı karşıya.
Bu kez durum daha karmaşık; karanlık, ABD’nin onayı, Türkiye’nin açık dahliyle Rojava ve Kobanê’nin üzerinde. Avrupa devletleri ise olan bitene dair “endişelerini” dile getirmenin ötesinde bir şey yapmıyor, cılız şekilde ses çıkarmayı tercih ediyor.
Ancak devletlerin Rojava’ya dönük tutumunun aksine dört parça Kürdistan ve ötesindeki halklar Rojava’yı unutmuyor, kesintisiz bir dayanışma örgütlüyor, sokakları boş bırakmıyor.
Bakurlu gençler çizilen yapay sınırları aşarken Başurlular Rojava savunmasına katılmak için toplu şekilde sınırı geçiyor. Türkiye kentlerinde kendisini fazlaca hissettiren faşizme rağmen devrimci ve demokrat kurumlar sokaklara çıkmaktan çekinmiyor.
Avrupa’da ise devrimci kolektiflerden oluşan RiseUpRojava, Halkların Karavanı başlığı altında Rojava’ya gidiyor. Sözcü Gesa Jonasson Halklar Karavanı’nı şöyle tanımlamıştı:
“Biz Avrupa’daki çeşitli halklardan ve kuruluşlardan oluşan bir grubuz. Bu kervanla, Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt örgütleri ve topluluklarının uluslararası destek ve ilgi çağrısına yanıt veriyoruz.”
Myanmar’da Anti-Faşist Uluslararası Cephe’nin selamı, Katalonya’da Avrupa Komisyonu ofisi önünde toplananlar; İtalya, Kolombiya, Rusya ve Almanya’da yükselen sesler halkların devletlerden bağımsız şekilde güçlü olduğunu, sınırların ve egemen siyasetin dayanışmayı engelleyemeyeceğini gösteriyor.
Rojava’da inşa edilen yeni yaşam; kooperatifçi ekonomi, komün örgütlenmesi, kadın özgürlükçü sosyal hayat bugün birden çok devletin desteklediği bir karanlıkla karşı karşıya. Başta Kobanê olmak üzere bütün Rojava’da mahalle mahalle, komün komün, ev ev örgütlenen direniş ve dünya halklarının bu direnişe sahip çıkması halkların gücünün, dayanışmasının yanı sıra dünya devletlerinin asıl yüzünü de gösteriyor.
Çok muktedir görünen devletler yıllarca IŞİD’e karşı mücadelesini “takdir ettiği” Kürtlerin soykırıma uğramamasını talep etmekten bile aciz durumda. Kobanê’de elektrik, su, internet, yakacak yok. 2026 dünyasında, dünya devletlerinin gözü önünde, hatta dahliyle beş çocuk soğuk yüzünden Kobanê’de yaşamını yitirdi.
Gerçek bu. Gerçek, Kürtlerin bütün dünyanın gözü önünde bir soykırımla karşı karşıya olduğu.
Halklar dayanışmaya, Kürtlerin gücüne güç katmaya devam ederken devletler ise bu soykırıma ortak olmayı tercih etmiş durumda.



