Gökçer Tahincioğlu
Geçmişte de eleştirilecek bin bir yönü bulunan ve ağır biçimde de eleştirilen yargı ve emniyet pratikleri Türkiye’nin siyasal rejiminde özel bir yere sahiptir.
Elbette bütün ülkelerde yargı ve güvenlik başlı başına bir öneme sahip ama Türkiye’de aynı zamanda neredeyse bütün iktidarlar tarafından araçsallaştırıldıkları için önemi bambaşkadır.
Cezasızlık pratikleri, uluslararası kararları uygulama direnci, 28 Şubat gibi kritik dönemlerde rejime sıkı sıkıya eklemlenmesi, işkence ve kötü muamele ile mücadeledeki negatif tavrı… Bütün bunlar eskiden bu yana eleştirildi, eleştiriliyor.
Ancak eleştirdiğimiz o eski düzende bile, en azından seçimlere gölge düşmemesi için Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları görevlerinden ayrılıyor, seçimden üç ay önce yerlerine bağımsız bakanlar atanıyordu. Zira bakanların seçimlere etki edebilmesi muhtemeldi.
Seçim kurulları, iletişim olanakları, serbest miting yapılabilmesine olanak sağlama, tamamı bu bakanlıklarla yakından ilgiliydi ve elbette bugün de öyle…



