Trump yönetimi, sera gazlarının insan sağlığını tehdit ettiğini kabul eden 2009 tarihli kararı yürürlükten kaldırmaya hazırlanıyor. Eğer bu adım atılırsa ABD’deki federal iklim düzenlemelerinin hukuki dayanağı da ortadan kalkacak.
HABER MERKEZİ – ABD’de Trump yönetimi, sera gazı emisyonlarının insan sağlığını tehlikeye attığını kabul eden 2009 tarihli resmi kararı yürürlükten kaldırmaya hazırlanıyor. Bu adımın, ABD’deki federal iklim düzenlemelerinin hukuki dayanağını ortadan kaldıracağı belirtiliyor.
Söz konusu karar, ABD Çevre Koruma Ajansı’na araçlar, sanayi tesisleri ve enerji santrallerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını sınırlama yetkisi veriyordu.
HUKUKİ ZEMİN ZAYIFLAYACAK
Kararın iptal edilmesi halinde, özellikle araç emisyon standartlarının hukuki zemini zayıflayacak.
Beyaz Saray’ın bugün açıklaması beklenen adım, Trump yönetiminin şimdiye kadarki en kapsamlı iklim politikası değişikliği olarak değerlendiriliyor. Yönetim son dönemde fosil yakıt üretimini teşvik eden düzenlemelere hız verirken, temiz enerji yatırımlarının genişlemesini ise sınırlamıştı. Trump daha önce iklim değişikliğini “aldatmaca” olarak nitelendirmiş, ABD’yi Paris İklim Anlaşması’ndan çekmişti.
Bazı sanayi grupları sıkı araç emisyon standartlarının kaldırılmasını desteklerken, sera gazı emisyonlarının insan sağlığını tehlikeye attığını kabul eden 2009 tarihli resmi kararı tamamen iptal edilmesine temkinli yaklaşıyor. Uzmanlar, kararın yeni hukuki itirazlara yol açabileceğini belirtiyor. ABD Yüksek Mahkemesi 2011 yılında, sera gazı düzenlemelerinin mahkemeler değil EPA tarafından yapılması gerektiğine hükmetmişti. Maryland Üniversitesi’nden Çevre Hukuku Profesörü Robert Percival, “Bu, Trump yönetiminin yetki aşımına bir başka örneğidir ve ileride yönetimin aleyhine sonuçlar doğurabilir” dedi.
ÇEVRE ÖRGÜTLERİ: TEHLİKELİ BİR ADIM
Çevre örgütleri ise önerilen değişikliği iklim politikası açısından tehlikeli bir adım olarak nitelendiriyor. Uzmanlara göre ileride sera gazı düzenlemelerini yeniden yürürlüğe koymak isteyen yönetimlerin, önce bu “tehlike tespiti”ni yeniden tesis etmesi gerekecek ve bu sürecin ise hem siyasi hem de hukuki açıdan zor olacağı belirtiliyor.



