Komisyonun son toplantısının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, raporun 7 bölümden oluştuğunu belirterek, “Kalıcı barış ve huzur ortamının sağlanması, tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Ülkemizde kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve her adımı en güçlü şekilde desteklemekteyiz” dedi.
HABER MERKEZİ – Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri 21’nci toplantısını gerçekleştirmek için toplandı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, “Titizlikle hazırlamış olduğumuz raporun burada komisyon üyelerimizle bir kez daha değerlendirilmesi ve kamuoyuyla paylaşılması için toplantımızı gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
DEM Parti’den ortak rapora muhalefet şerhi: Kürt meselesi ‘terör’ kavramı ile anılamaz
“TARİHİ BİR SORUMLULUK KARŞIMIZDA DURMAKTADIR”
Kurtulmuş konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Coğrafyamızı bir asır önce etnik, mezhebi ve dini farklılıklar üzerinden bölmeye çalışanlar, yine aynı hedefler peşinde koşmalarını engellemek için terörün tamamen ortadan kaldırılmasını, tam manasıyla kalıcı barış ve huzur ortamının sağlanması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşme.”
×Güç dengelerinin değiştiği, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye’nin iç kalesini tahkim ederek bölgesinde kalıcı barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkan ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Türklerin, Kürtlerin, Arapların, bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, planlarını etkisiz hale getirecek bir dönemi başlatacaktır.
“BARIŞI BÜYÜTEN HER SÖZÜ VE ADIMI DESTEKLEMELİYİZ”
“Ülkemizde kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve her adımı en güçlü şekilde desteklemekteyiz. Bu mesele farklılıkları dönüştüren ezber kalıplarla değil, basiretli bakış, samimi yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme kavuşacak” vurgusunda bulunan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu konu varlığımızı ve yarınımızı ilgilendiren niteliğiyle dar siyasi çıkarların veya risk hesaplarının konusu asla olamaz. Kalıcı sükunetin sağlam temeller üzerinde yükselmesi, güvenliğin yanında hukuk devleti kuralının, demokratik siyaset ahlakının, güvenlik ve dayanışmanın aynı anda kuvvetlendiren birliği gerektirmektedir.”
“KOMİSYON, TOPLUMSAL BARIŞIN BİR YANSIMASIDIR”
“Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir” diyen Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:
“Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclis’imizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliği ile ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır. Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. “
Ortak rapor oylamaya sunulacak | Parti temsilcileri söz aldı: AİHM kararları, kayyumlar…
RAPOR 7 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR
Raporun 7 bölümden oluştuğunu belirten Kurtulmuş, “İkinci bölümde komisyonun temel hedefleri, üçüncü ana başlığımızda kardeşlik hukuku, dördüncü başlığımız mutabakat alanları, beşincisi PKK’nın kendisi feshetmesi, altıncısı yasal düzenlemeler, yedincisi ise demokratik düzenlemelerdir. Bu ana raporun eki olarak 5 ek yapıldı” dedi ve ekledi:
דKomisyon Çalışmaları” başlıklı birinci bölümde komisyonun çalışma süreci anlatılmakta; ikinci bölümde komisyonun temel hedefleri çerçevesinde yapılan tartışmalar ve vurgular yer almakta; üçüncü ana başlıkta Türk-Kürt kardeşliğinin tarihî kökleri ve kardeşlik hukuku ele alınmakta; dördüncü başlıkta komisyonda dinlenen kişilerin söylem analizlerinden hareketle ortaya çıkan mutabakat alanları değerlendirilmektedir. Beşinci bölüm PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine, altıncı bölüm sürece ilişkin yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşmeye ilişkin önerilere ayrılmıştır.
“ACILARIMIZI İNKAR ETMEDEN GELECEĞİ BİRLİKTE KORUMAK”
“Alınan tedbirler hukukla sağlam bir şekilde ilerleyecektir. Kardeşliğimizi güçlendiriyoruz. Komisyon, acılarımızı inkar etmeden geleceği birlikte korumak kararlılığın açık bir ifadesidir” ifadelerinin kullanan Kurtulmuş, sözlerinin devamında şöyle dedi:
×Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kılmaktadır. Siyasal meşruiyetin, toplumsal kabulün ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirmektedir. Böylesi bir dönemde devletlerin egemenliğini, güvenlikleri ve toplumsal bütünlüğü aynı irade çizgisinde tutabilme kudreti üzerinden değerlendirmek gerekir. Yakın çevremizde ve bölgemizde kimlik temelli fay hatlarının diri tutulması ve çatışma alanlarının genişlemesi ülkemize çok yönlü sorumluluklar yüklemektedir.
“RAPOR AF DÜZENLEMESİ NİTELİĞİNDE DEĞİLDİR”
Bu meselenin “farklılıkları derinleştiren ezber kalıplarla değil, basiretli bakış, samimi yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme” kavuşacağının altını çizen Kurtulmuş, “Bu konu, varlığımızı ve yarınımızı ilgilendiren niteliğiyle dar siyasi çıkarların veya risk hesaplarının konusu asla olamaz. Dar siyasi çıkarların ve risk hesaplarının çok ötesinde bir realitedir” dedi.
×
Komisyon raporumuz bir nihayet değil bilakis atılan ve atılacak adımların mihenk taşı kabul edilmelidir. Yeni bir anayasa hazırlama konusu ise komisyonumuzun görev alanında olmamakla birlikte ülkemiz için tehir edilemez yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.
Rapor bir af düzenlemesi niteliğinde değildir. Elinizdeki rapor komisyon çalışmalarının olgunlaştırdığı müşterek idraki belirginleştirme amacı taşımaktadır. Partilerimizin raporun ekinde yer alan raporlarında okunması okunmasını kolaylaştıracak kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. Komisyona katkı sunan partilerimizin raporları her bir partinin kendi siyasal duruşunu bir tutum belgesi şeklinde kamuoyuyla paylaşan birer politika belgesidir. Türkiye modeli olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ilkeleri milli iradeye dayanan siyasal bir metin disiplini içinde kayda geçirilmekte, kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyet alanının genişlemesi, toplumsal bütünleşmenin güçlenmesi ve demokrasinin ilerlemesi ve refahın kalıcı biçimde büyümesi birbirini tamamlayan tek bir bütünün parçaları olarak ele alınmaktadır. Rapor, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan, toplumsal barışın kalıcı zeminini koruduğuna işaret etmektedir.



