BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Hatimoğulları’ndan ‘ortak rapor’ açıklaması:

Artık görev Meclis'indir

Hatimoğulları’ndan ‘ortak rapor’ açıklaması:

Komisyonda ortak raporun kabul edilmesinin ardından, DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, sürecin geleceğine ilişkin değerlendirmeler yaptı. “‘Ortak’ diyorsak, kırmızı çizgiler yarışmamalı” diyen Hatimoğulları, bundan sonra sıranın Meclis’te olduğunu ve somut adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi.

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda kabul edilen ortak rapordan, erken seçim tartışmalarına gündemdeki birçok konuya ilişkin ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘SÖZLER SÖYLENDİ, ARTIK İCRAAT ZAMANI’

DEM Parti TBMM’de komisyon raporunu şerh düşerek kabul etti.

bianet’ten Ayşegül Başar’a konuşan Hatimoğulları, “Ortak rapor sürecin yönünü nasıl etkileyecek” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Bundan sonra olacak olan şey raporun işaret ettiği adımların atılmasıdır. Raporda da ifade edildiği üzere, aslolan Türkiye için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumlulukların hayata geçirilmesidir. Adalet Bakanlığı daha önce ‘Komisyon söyler biz de gerekeni yaparız’ demişti. İşte o aşamaya gelindi. Sözler söylendi. Artık icraat zamanı. Aslında her şey yeni başlıyor. Tüm toplumun gözü yapılacak olan düzenlemelerdedir. Ülke olarak yeni bir eşiğe geçmek gerekir. Bu şansı değerlendirmemiz gerekiyor.

Ortak rapor oy çokluğu ile kabul edildi | Peki nihai raporda neler var?

DEM PARTİ’NİN ŞERHİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

Ayrıca belirtmekte fayda var. Bu rapora şerh düşme ihtiyacımız Kürt sorununun tanımlanma biçimi ve ‘terör’ parantezine alınmaya çalışılmasını doğru bulmadığımızdandır. Kürt sorunu bir terör sorunu değildir. Siyasi toplumsal iktisadi sosyolojik bir meseledir böyle yaklaşarak ve tanımlanarak çözülebilir. Her şeyden önce, yüzyılların birikimiyle oluşmuş, çok katmanlı ve tarihsel bir mesele olan Kürt meselesinin, metin boyunca adeta ‘yok sayılması’ veya yalnızca ‘terör sorunu’ düzeyine indirgenmesi kabul edilemez. Çünkü bir toplumun yarım asrı aşan çatışma hafızasını, yüz yıllık eşitsizlik ve inkâr pratiklerini tek bir başlığa sıkıştırmak, sorunu çözmez; sorunu farklı biçimlerde yeniden üretir. Toplumsal alanın önünü açan, hakiki bir ortak yol bulabilmemiz için ek söz kurarak kayda geçirdik.

DEM Parti’den ortak rapora muhalefet şerhi: Kürt meselesi ‘terör’ kavramı ile anılamaz

‘HERKESİ AYNI ÇERÇEVEYE SIKIŞTIRMAK ÇÖZÜMÜ KOLAYLAŞTIRMAZ’

Temel itirazımız şu: Devlet yıllarca yanlış pusulayı doğru sanarak yol almaya çalıştı. Bu meseleyi bugünkü noktaya getiren de o pusulaydı. Şimdi aynı pusulayı eline alıp “bu sefer farklı bir yere varacağız” demek, bizi yine aynı çıkmaza götürür. Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine taşıma iddiasındaki bir komisyon, güvenlikçi perspektifin dilini ve ezberlerini terk etmeden hangi rotayı çizecek? Bu soruyu sormak zorundayız.

Şunu da açıkça kabul ediyoruz: Her partinin bu meseleye bakışı, kullandığı kavram seti, benimsediği tarih okuması birbirinden farklı. Herkesi aynı tanıma, aynı çerçeveye sıkıştırmaya çalışmak çözümü kolaylaştırmaz, aksine tıkar. Ayrıca devletin güvenlik kaygısı da anlaşılırdır. Fakat barışın dili de zehirli olamaz. ‘Ortak’ diyorsak, kırmızı çizgiler yarışmamalı. Hassasiyetler doğru temelde, ortak yol bulunarak dile gelmeli. Ortak rapor, bir ‘terörle mücadele strateji belgesi’ değildir, ‘toplumsal barış ve demokratik inşa belgesi’ olmalıdır. Biz bunu böyle okuyoruz.

‘ARTIK GÖREV MECLİSİN’

Bu yüzden komisyondaki üyelerimiz somut bir öneri ortaya koydu: Tarifi bırakalım, birlikte atacağımız adımlar üzerinden yürüyelim. Sürecin gerekliliklerini önce alalım. Ama ısrarla Kürt meselesini terör parantezine alan bir yaklaşım var. Herkesin üzerinde uzlaşabileceği bir tanım bulmak yerine, herkesin atabileceği somut adımlarda buluşalım. Çünkü bu süreç bir terminoloji tartışması değil, bir yol haritası çalışmasıdır. Önemli olan kelimelerde değil, adımlarda ortaklaşmaktır.

Bugün itibariyle komisyon raporu artık ortaya çıkmıştır. Şimdiden sonra görev meclisindir, siyasetindir, yürütme erkinindir. Çok hızlı bir biçimde meclisin ihtisas komisyonları, komisyonun yasal düzenlemeler mahiyetindeki önerilerini hayata geçirmek için çalışmayı başlatmalıdır. Yasalar bir an önce çıkmalıdır.”

×

AKIN GÜRLEK’İN ATANMASI SÜRECİ NASIL ETKİLER?

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanmasını sürece etkisi üzerinden değerlendiren Hatimoğulları, “Yapısal meseleler form değiştirerek ya da direksiyondakini oradan alarak çözülen sorunlar değildir. Bu bağlamda değişim sadece isimlerle sınırlı kaldıkça sistem olduğu gibi durur” diyerek şöyle devam etti:

“İkincisi, toplumdaki en derin yaraların olduğu alan yargıdır-hukuktur. Kimsenin güveni kalmadığı bir alan oldu. Siyasallaştı, kişiselleşti. Hukuk-yargı alanında sonuçlar üzerinden konuşursak içinden çıkamayız. Sonuçlar yerine sonuca giden süreçlerin kendisi önemli ve maalesef süreçlere bakıldığında durum tarif edilebilir gibi değil. Şimdi görevden alınan bakanın yerine getirilen yeni bakanın, toplumda en çok eleştirilen bürokratlardan biri olması elbette yeni tartışmaları da getirmesi doğaldır. Bunlar da anlaşılırdır. Eleştiriler olacaktır. Çünkü adalet; herkesi, hepimizi ilgilendiren en hassas konudur. Herkesin, her kesimin ortak beklentisi var.

Akın Gürlek geçmişindeki ağır bir bagajla bu yeni göreve gelmiştir. Ümit ediyoruz ki yeni dönemde bu bagajları geride bırakır. Şu an bakan beyden toplumun beklentileri ortadadır. Mesela en acil durum sürece dair hukuki adımların atılmasıdır. Bu ülkede hukuk herkese lazım. Hukukun üstünlüğünü tesis edecek bir yaklaşım bekliyoruz. Bunun dışında toplumsal tüm beklentilerin karşılanması için mücadelemiz sürecek.”

ERDOĞAN İLE SON GÖRÜŞME NASIL GEÇTİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile DEM Parti İmralı heyetinin son görüşmesine dair ise Hatimoğulları şunları söyledi:

“Heyetimiz Sayın Cumhurbaşkanına kendi gündemlerini sundu. Sürece dair atılacak adımların, atılması gerektiği yönünde görüşlerimiz beyan edildi. Ayrıca somut ve güven verici adımların atılması için TBMM’nin, ilgili bakanlıkların ve kamu kurumlarının çalışmalarına dair görüş alışverişi oldu. Üzerinde en çok durulan başlıklardan biri yasal çerçevenin gecikmeden çıkarılmasına dönük oldu diyebilirim. Tüm bu başlıkları elbette tartıştık. DEM Parti olarak, sürece dair kararlılık temelinde, süreci hızlandıracak yeni çalışmalar önümüze aldık. Ayrıca ortak rapor konusu önemli bir başlık oldu bu süreçte.”

×

‘HALK İSTERSE SEÇİME HAZIRIZ’

Hatimoğulları, kabine değişimiyle beraber yeniden gündeme gelen ‘erken seçim’ tartışmalarını değerlendirdi. Muhalefet partilerinin erken seçim talebinin siyasetin doğasında olduğunu söyleyen Hatimoğulları, partisinin önceliğinin “Kürt meselesinin kalıcı çözümü ve Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleşmesi” olduğunu vurguladı ve “Erken seçim şu an yetkili kurullarımızın masasında olmasa da Türkiye halkları erken seçim isterse, o karar alınırsa, biz hazırız. Çünkü tabanı en güçlü, mobilizasyon kapasitesi en yüksek parti biziz” dedi.

Benzer Haberler

Aziz İhsan Aktaş davasında 14’üncü gün |

Aktaş'tan 'itirafçı' sanığa sorular

Doğu Ergil yazdı |

Rojava, Kürt meselesi ve Türkiye

TOMA’dan sıkılan suyla yaralanmıştı |

AYM’den Gezi Parkı kararı: İhlal ve tazminat

Yeni İçişleri Bakanı ile de görüştü |

Erdoğan ile yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten ilk görüşme

AKP Sözcüsü Çelik’ten ‘süreç’ açıklaması:

Meclis milletimiz adına değerli bir inisiyatif almıştır

Rektörlüğe sırtını döndü l

Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi'nde

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan:

Milyonlar adına ortak raporun takipçisi olmalıyız