Bekir Ağırdır
Art arda gerçekleşen Davos Ekonomik Forumu ve Münih Güvenlik Konferansı’ndan çıkan sonuçlar, farklı pencerelerden bakıldığı halde aynı hakikati gösteriyor: Dünya, eski düzenin çöktüğü ama yeni düzenin henüz kurulmadığı bir zaman aralığında… Benim adlandırmamla dünya bir “küresel ara buzul dönemde”.
Belki de bu iki küresel zirvenin ardından şunu söylemek daha doğrudur; bu ara dönem beklenenden daha uzun sürebilir.
Bu teşhisim aslında yeni değil. Son altı ayda bu sayfalarda işaret ettiğim gibi, yaşadığımız dönemi tekil krizler ya da krizler toplamı üzerinden okumak doğru değil. Aksine birbirini tetikleyen, eş zamanlı ve çok katmanlı bir çağ değişiminin sancısı bu krizler yumağı. Dünyanın ekonomik ve siyasal düzeni, jeopolitik dengeleri, toplumsal dokuları, teknolojik ilerleyişi ve gezegenin ritmi aynı anda kırılma evresinde.
Gidişata Davos ekonomiden, Münih güvenlikten baktı ama vardıkları yer aynı: Artık bildiğimiz hiçbir düzen çalışmıyor. Hiçbir kurum meselelere yetmiyor. Hiçbir siyaset hızlanan hayatın ritmini ve insan ile toplum doğasındaki değişimi kavrayamıyor.



