İnfaz düzenlemeleri kapsamında cezaevlerinden izinli çıkan, firar eden ya da denetimli serbestlikten yararlanan hükümlülerin karıştığı şiddet olayları, kamuoyunda güvenlik tartışmalarını artırdı. Son 6 yılda en az 38 kadın ve 4 çocuk, cezaevinden firar eden, denetimli serbestlikten yararlanan ya da izinle cezaevinden çıkan erkekler tarafından öldürüldü.
HABER MERKEZİ- Kadına yönelik şiddetle mücadele açısından riskler barındırdığı gerekçesiyle eleştirilen 11’inci Yargı Paketi (Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi), 24 Aralık 2025’te TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Düzenleme, 25 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 2025’in ilk 11 ayında 260 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü bir dönemde yasalaşan paketle, pandemi sürecinde uygulanan erken tahliye sistemi yeniden devreye alındı.
Dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç 11’inci Yargı Paketi’ni “Adaletin Yüzyılı” mottosuyla paylaşmıştı:
11. Yargı Paketi kapsamında, ceza infaz sisteminde eşitsizlikleri gideren düzenlemeyi hayata geçirdik.
31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlik…
— Yılmaz TUNÇ (@yilmaztunc) December 25, 2025
Tunç’un giderildiğini söylediği “eşitsizlik”le yaklaşık 50 bini aşkın adli tutukluya erken tahliye imkanı tanındı. Düzenlemede “kadına yönelik kasten öldürme” suçu kapsam dışı bırakıldı. Ancak uyuşturucu ticareti gibi suçlardan hüküm giyen bazı kişilerin tahliye edilmesi, kadın örgütleri tarafından güvenlik riski olarak değerlendirildi.
Mezopotamya Haber Ajansı’nın derlediği habere göre, düzenlemenin hayata geçirilmesiyle ilk kadın cinayeti haberi Diyarbakır’dan geldi. Diyarbakır’da uyuşturucu ticareti suçundan yaklaşık 4 yıldır cezaevinde bulunan 38 yaşındaki Okay Gür, düzenleme kapsamında 25 Aralık 2025’te tahliye edildi. Gür’ün tahliyesinin ardından dini nikahla birlikte yaşadığı Rojda Yakışıklı’yı görüntülü arayarak tehdit ettiği, 27-28 Aralık tarihlerinde Yakışıklı’yı öldürdüğü ve cenazeyi yerleşim yerine yaklaşık 4 kilometre uzaklıktaki boş araziye gömdüğü belirtildi. Şüpheli, kaçarken yakalanarak tutuklandı.
CEZASIZLIK ZIRHI KADIN CİNAYETLERİNİ ARTIRDI
Kadın örgütleri, barolar ve hak savunucuları, infaz düzenlemelerinin cezasızlık algısını güçlendirdiğini savunuyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme sonrası şiddetle mücadelede koruyucu ve önleyici mekanizmaların zayıfladığı yönündeki eleştiriler sürerken, faillerin geçmiş kayıtlarında daha önce şiddet nedeniyle yargılanma, kısa süreli hapis cezası alma ya da denetimli serbestlik ve COVID-19 izinleri kapsamında tahliye edilme örneklerinin bulunduğu ifade ediliyor. Bu durum, infaz politikalarının kadınların yaşam hakkı ve kamu güvenliği üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları gündemde tutuyor.



