Gökçer Tahincioğlu
Ankara başta olmak üzere birçok kentte Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı koltuğuna oturmasından bu yana gergin bir bekleyiş var.
Aslında bu bekleyiş bile yargıdaki uygulama bölünmüşlüğünü, İstanbul Çağlayan Adliyesi ile diğer adliyeler arasındaki mesafeyi göstermeye yeterli.
İstanbul’daki ilk hakimlik görevinden bu yana “şahin” uygulamaları ile bilinen Gürlek, koltuğa oturur oturmaz Adalet Bakanlığı bürokratlarının yetkilerinde değişiklikler yaptı.
Özellikle cezaevlerindeki izinler, uygulamalar konusunda daha kuralcı bir yaklaşımın sergilenmesine yönelik adımlar attı.
İkinci olarak Hakimler Savcılar Kurulu üyeleri ile bir araya geldi.
Kulislerde sonraki adımın “mini kararname” olacağına yönelik bir beklenti var. Yaz kararnamesinde ise radikal değişiklikler yapılması bekleniyor.
Gürlek’in, öncelikle İstanbul’daki yakın çalışma ekibindeki bazı isimleri Ankara başta olmak üzere büyük bazı kentlere başsavcı olarak getirmeyi tasarladığı söyleniyor. Elbette bunu yaparken İstanbul’u da boş bırakmamayı gözetecek.
“Çağlayan ruhu” olarak özetlenen, İstanbul’daki yargı pratiklerinin diğer kentlerde de uygulanmasına yönelik adımlar atılacak.
Elbette bu yapılırken hangi dosyanın nasıl etkileneceği de önemli.
MHP’de rahatsızlık yaratan Sinan Ateş ve Ayhan Bora Kaplan dosyaları Ankara’da…
Bu dosyalara bakan isimler değişecek mi, bu dosyalar değişimden nasıl etkilenecek, göreceğiz…



