LeMan Dergisi’ne yönelik saldırıya tepki gösterdiği gerekçesiyle yargılanan akademisyen Aslı Aydemir hakim karşısına çıktı. Eksiklerin tamamlanması için dava 23 Haziran’a ertelendi.
HABER MERKEZİ – LeMan Dergisi’nin Beyoğlu’ndaki ofisine yönelik saldırıya tepki gösterdiği gerekçesiyle tutuklanan akademisyen Aslı Aydemir hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Evrensel gazetesinden Eylem Nazlıer’in haberine göre, duruşmaya Aydemir ve avukatlarının yanı sıra, yaralandığını iddia eden polis ile avukatı katıldı. Duruşmada iddianame okundu.

‘İLK KEZ BURADA GÖRÜYORUM’
Savunmasında emniyette verdiği ifadenin eksik kayda geçirildiğini dile getiren Aydemir, kasten yaraladığı iddia edilen polisi ilk kez duruşma salonunda gördüğünü söyledi.
Olay günü eşiyle Taksim’de yemek için buluştuklarını belirten Aydemir, Mis Sokak’ta LeMan Dergisi’nde yayımlanan bir karikatür nedeniyle dergi binasına yönelik saldırıdan haberdar olduklarını ifade etti. Saldırgan grubun kendilerini “Müslümanlar” diye tanımlayarak slogan attığını söyleyen Aydemir, buna karşılık olarak “Filistin’e gidin, yanlış yerdesiniz” dediğini, amacının İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına verilen tepkilerdeki çelişkiye dikkat çekmek olduğunu belirtti.
‘LİNÇ VE SALDIRI GİRİŞİMİNE UĞRADIM’
Sözlerinin ardından hakarete uğradığını ve grubun üzerine yürüdüğünü iddia eden Aydemir, “Onlar bize söz söyleyebildiklerine göre ben de söyleyebilirim diye düşündüm. Sözümü bitirir bitirmez ‘sen de kerhaneye git’ dedi aralarından biri ve üzerime yürüdüler. Linç ve saldırı girişiminde bulundular” dedi.
‘BARDAĞI DEĞİL, İÇİNDEKİ İÇECEĞİ SAVURDUM’
Kendini ve eşini korumak amacıyla elindeki bardağın içindeki içeceği gruba doğru savurduğunu söyleyen Aydemir, “Özellikle vurguluyorum; bardağı atmadım, içindeki içeceği savurdum. Kimseyi hedef almadım, kimseyi yaralamaya niyet etmedim” ifadelerini kullandı.
Olay sırasında bir kadın polisin kendisini kalabalıktan uzaklaştırdığını ve herhangi bir direnç göstermediğini belirten Aydemir, eşinin darp edildiğini ve üzerlerine şişeler atıldığını söyledi. Aydemir, eşinin başında şişlik ve ellerinde cam kesikleri olduğunu kaydetti.
Sosyal medyada paylaşılan bazı videolarla hedef gösterildiğini anlatan Aydemir, 30 Haziran’dan gözaltına alındığı 4 Temmuz sabahına kadar can güvenliği endişesi yaşadığını ifade etti.
‘POLİSİN DİLEKÇESİNDEKİ BAZI İFADELER GERÇEĞE AYKIRI’
4 Temmuz sabahı evine gelen polislerden birinin yaralandığını ve kendisinden şikayetçi olduğunu öğrendiğini aktaran Aydemir, başlangıçta kolundan ağır şekilde yaralandığının söylendiğini, ancak daha sonra parmaklarından yaralandığını öğrendiğini belirtti.
Tutuklandıktan sonra polisin şikayet dilekçesini okuduğunu söyleyen Aydemir, dilekçedeki bazı ifadelerin gerçeğe aykırı olduğunu anlattı. Aydemir, “Tutuklandıktan birkaç zaman sonra polisin şikayetini hayretler içinde okudum. O gece bana yapılan hakaret ve saldırıdan, linç girişiminden hiç bahsetmediği gibi gerçeğe aykırı pek çok ifadeyle birlikte polis olduğunu bilerek kasten koluna vurarak onu yaraladığımı söylüyordu. İçerideyken bir dönem bana saldıranlardan biri bu polis miydi acaba diye bile düşündüm; çünkü benim yaptığım hiçbir şey polise karşı değildi, polislerin gözleri önündeydi. Saldırganlara karşı kendimi korumak dışında hiçbir şey yapmamıştım ve ben bir tek saldırganların yüzlerini biliyordum, karşımda olanlar da onlardı. Oradaki üniformalı ve sivil polislerin görevi beni korumaktı, ki öyle de yapmışlardı ve ben darp edilmemiştim. Şikayetçi polis memurunun can acısıyla, daha kolay ve bedelsiz olduğu için beni suçladığını düşünüyorum” dedi.
Aydemir, şikayetçi polisin yaralanmasını “talihsiz bir iş kazası” olarak değerlendirdiğini belirterek, “Saldırıya uğrayan ve kendini korumak zorunda kalan biri olarak böyle bir riski öngöremezdim” dedi. Suçlamaları kabul etmediğini ifade eden Aydemir, beraatını talep etti.
POLİS AVUKATI İDDİANAMENİN GENİŞLETİLMESİNİ TALEP ETTİ
Polis Mustafa Ö, “Olay tarihinde Güvenlik Şube Müdürüydüm. Biz sokağa girdiğimizde zaten bir eylem vardı. İslamcı grupla müzakere ederek dışarı aldım. Sonra sayıları arttı. Daha sonra hanımefendiyle beraberinde gördüğüm altı yedi kişiyi göz hapsine aldım. Sanık, bira bardağını Müslüman gruba kadeh kaldırır gibi kaldırınca olay çıkacağını anladım. ‘Ben yöneleyim, onu oradan alalım’ dedim. Çünkü onu linç ederlerdi. Sanık, ‘Filistin’e gidin’ dedi. Biri de ‘Kerhaneye gidin’ dedi. Araya girdim. Saniyelik olaylardı bunlar. Bardak kolumda patladı. Kendimi geri çektim, telsizim yere düştü. Diğer çevik kuvvet ekipleri geldi. Biz sivil çalışırız. Diğerleri polis yeleğiyle çalışır” dedi.
Mustafa Ö, Aydemir hakkında “Alkollü olduğu için hatırlamıyor. Benim için alkollü olmasının bir önemi yok” dedi. Şikayetçi taraf avukatı “İddianamenin genişletilmesi talebimiz var. Ortada yaralama var. Şikayetimiz devam ediyor” dedi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Müştekinin elinde kalıcı işlev kaybı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla adli rapor alınmasına karar verildi. Ayrıca olay anına ilişkin görüntülerin bilirkişiye gönderilerek incelenmesine hükmedildi. Dosyadaki eksiklerin tamamlanmasına karar veren mahkeme, davayı 23 Haziran saat 11.40’a erteledi.
×4 Temmuz’da tutuklanan Aydemir, Silivri Cezaevi’nde geçirdiği 190 günün ardından 14 Ocak’ta tahliye edilmişti.
6 ayı aşkın süredir tutuklu bulunuyordu | Akademisyen Aslı Aydemir hakkında tahliye kararı



