Kürt ressam ve aktivist Ali Zülfikar, Der Spiegel’in “saç örgüsü” başlıklı haberinin gazetecilik ilkelerini ihlal ettiği gerekçesiyle Alman Basın Konseyi’ne şikayette bulundu. Zülfikar, haberin bağlamdan kopuk ve tek taraflı bir çerçeve sunduğunu savundu.
HABER MERKEZİ – Der Spiegel’in 6 Şubat 2026’da yayımladığı ve “Wie ein wohl falscher Zopf die Welt bewegt” (“Muhtemelen sahte bir saç örgüsü dünyayı nasıl sarstı?” başlığını taşıyan haber, Almanya’da tartışma yarattı.
Haberde, yaşamını yitirmiş bir Kürt kadın savaşçıya yönelik hakaret içeren ve sosyal medyada dolaşıma giren bir videoya yer verilmişti. Görüntülerin, bir savaş suçunun kesin kanıtı sayılamayacağı öne sürülmüştü.
JİNHA‘da yer alan habere göre, Kürt ressam ve aktivist Ali Zülfikar ise söz konusu yayının gazetecilik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle konuyu Alman Basın Konseyi’ne taşıdığını aktardı.
‘BAĞLAM’ VE ‘TEMSİL’ TARTIŞMASI
Zülfikar başvurusunda, haberin doğruluk, tarafsızlık ve bağlam ilkeleri açısından sorunlu olduğunu belirtti. Kürtlerin tarihsel ve siyasal deneyiminin yeterince yansıtılmadığını savunan Zülfikar, konunun viral bir video üzerinden dar bir perspektifle ele alındığını ifade etti.
Şikayette, Kürt kültüründe saç örgüsünün kimlik, onur ve direnişle ilişkilendirilen güçlü bir sembol olduğu hatırlatılarak, Suriye’de Kürtlere yönelik belgelenmiş şiddet ve insan hakları ihlallerinin kapsamlı biçimde işlenmediği kaydedildi.
ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
Zülfikar ayrıca, haberin doğrulama süreci ve editöryel yöntemlerine ilişkin kamuoyuna daha açık bilgi verilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle IŞİD’e karşı mücadelede Kürt kadınların rolünün yeterince yer bulmadığını ifade eden Zülfikar, haberin Kürtlere dair çarpıtılmış bir algı oluşturma riski taşıdığını savunarak redaksiyonel inceleme ve kamuoyuna şeffaf bir açıklama talep etti.
DER SPİEGEL’DEN YANIT
Der Spiegel ise şikayete ilişkin olarak daha önce yaptığı kamuoyu açıklamasını Ali Zülfikar’a iletti.
Dergi, Kürt halkının yaşadığı acıları küçümsemek ya da İslamcı grupları savunmak gibi bir amaç taşımadığını belirtirken, Suriye’de Kürtlerin hukuki statüsüne ilişkin gelişmeleri ve söz konusu videolara dair süreci izlemeye devam edeceğini bildirdi.



