BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Avrupa’da kuşlar sessizce yok oluyor I

40 yılda 800 milyon kayıp

Avrupa’da kuşlar sessizce yok oluyor I

Yeni bir bilimsel çalışma, Avrupa’da kuş popülasyonlarının son kırk yılda dramatik biçimde azaldığını ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre düşüşün başlıca nedeni, tarımda giderek artan gübre ve pestisit kullanımı.

HABER MERKEZİ- Avrupa semalarında kuşlar giderek seyrekleşiyor. 2023 yılında yayımlanan kapsamlı bir bilimsel araştırmaya göre, son kırk yılda Avrupa’da yaklaşık 800 milyon kuş yok oldu. Bilim insanları, bu çöküşün arkasındaki temel etkenin tarımsal üretimde kullanılan gübre ve böcek ilaçlarının artışı olduğuna dikkat çekiyor.

Fransa Ulusal Doğa Tarihi Müzesi ile Poitiers Üniversitesi’nden araştırmacılar, pestisit kullanımı ile kuş popülasyonları arasındaki ilişkiyi inceleyerek, bu kimyasalların biyoçeşitlilik üzerindeki etkisinin boyutunu ölçmeyi amaçladı. Çalışmanın sonuçları, saygın bilimsel dergi Proceedings of the Royal Society B’de yayımlandı.

“NE KADAR ÇOK PESTİSİT, O KADAR AZ KUŞ”

L’Humanité’de yer alan araştırma, Fransa genelinde tarım alanlarında yaygın olarak gözlemlenen 64 kuş türünün bolluğunu, 2017 yılı boyunca satılan 242 farklı pestisit etken maddesinin yerel düzeydeki miktarlarıyla karşılaştırıyor. Veriler, Onaylı Distribütörler Tarafından Bitki Koruma Ürünleri Satışları Ulusal Bankası’ndan (BNV-D) alındı.

Çalışmanın başyazarı, Ekoloji ve Koruma Bilimleri Merkezi’nde araştırmacı olan Anne-Christine Monnet, sonuçları net bir ifadeyle özetliyor:
“Satılan pestisit miktarı ile kuş popülasyonu arasında negatif bir korelasyon var. Ne kadar çok pestisit satın alınırsa, o kadar az kuş oluyor.”

Monnet’e göre incelenen türlerin yüzde 84,4’ünde bu negatif ilişki gözlemlendi. Bu durum, kuşların daha az ürediği ve daha kısa ömürlü olduğu anlamına geliyor.

PESTİSİT VERİLERİ İLK KEZ BU KAPSAMDA KULLANILDI

Çalışmayı özgün kılan unsurlardan biri, Fransa’da kamuya açık olan BNV-D veri tabanına dayanarak kullanılan tüm pestisitleri kapsaması. Araştırmacılar, bu satış verilerini, Kuşları Koruma Birliği ve Fransız Biyoçeşitlilik Ofisi ortaklığında yürütülen ve kuş popülasyonlarını izleyen katılımcı gözlem ağı Yaygın Kuşların Zamansal İzlenmesi (Stoc) verileriyle karşılaştırdı.

Araştırmacılar makalelerinde, pestisit satış verilerinin çevresel kirliliği doğru yansıtıp yansıtmadığını, yüzey sularındaki pestisit kalıntılarına dair bağımsız ölçümlerle karşılaştırarak doğruladıklarını belirtiyor.

TARIMIN DİĞER ETKİLERİNDEN AYIRMAK KOLAY DEĞİLDİ

Pestisitlerin etkisini, tarımsal yoğunlaşmanın diğer unsurlarından ayırmak araştırmanın en hassas noktalarından birini oluşturdu. Çünkü kuş bolluğu, tarımsal uygulamalar, ürün türleri, parsel yapısı ve çitlerin varlığı gibi pek çok faktöre bağlı.

“Bir kuş türünün tarım alanlarında neden daha fazla ya da daha az bulunduğunu açıklayabilecek birçok değişken var,” diyen Monnet, bu nedenle araştırmacıların tarımsal yaşam alanlarını ayrıntılı biçimde tanımladıklarını vurguluyor.

TARLAKUŞUNDAN BAŞTANKARAYA: ETKİ SINIR TANIMIYOR

Araştırma yalnızca tarlalarda yaşayan türlerle sınırlı değil. Tarlakuşu gibi açık alan türlerinin yanı sıra, tarla kenarlarındaki çalılıklarda yaşayan ya da bu alanları düzenli olarak kullanan karatavuk, mavi baştankara ve çıtçıt gibi türler de analiz kapsamına alındı.

Monnet, “Tercih ettikleri ana yaşam alanı olmasa bile, birçok kuş tarım alanlarını sık sık ziyaret ediyor. Çitlerde yuva yapıyor, besleniyor ya da bu alanlardan geçiyorlar. Bu yüzden çalışmayı tüm türler üzerinde yürüttük,” diyor.

DAHA AZ PESTİSİT OLMADAN BİYOÇEŞİTLİLİK KURTULAMAZ

Araştırmacılar, mevcut verilerin geliştirilmesi gerektiğine de dikkat çekiyor. Pestisit satış verileri şu anda posta kodu düzeyinde sağlanırken, kuş sayımları 200 metrelik yarıçaplarda yapılıyor. Ayrıca, çiftçilerin tarla kayıtlarının dijitalleştirilmesinin, pestisit kullanımının gerçek etkilerini daha iyi anlamayı mümkün kılacağı belirtiliyor. Çünkü Monnet’in ifadesiyle, “satın alma ile kullanım arasında her zaman küçük bir fark var.”

Çalışmanın vardığı sonuç ise net: Çevresel kirliliğin etkisi artık yalnızca tarıma özgü türlerle sınırlı değil; yaygın kuş türlerine kadar uzanıyor. Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’nden bilim insanları, tarımsal biyoçeşitlilikteki mevcut kayıpları durdurmak için pestisit kullanımının azaltılmasının zorunlu olduğunu vurguluyor.

Benzer Haberler

Reşit Kibar davası l

'Adalet aramaya devam edeceğiz'

Aziz İhsan Aktaş davasında 4’üncü gün l 

'Sözleşmedeki imza tarihi düzeltilirse iddialar çöker'

GABB Eşbaşkanı Şedal’dan “Mürşitpınar” çağrısı:

Yardım TIR’ları bekliyor, sınır kapısının açılması gerekir

Gözaltında işkenceye maruz kalmıştı |

Diyar Koç hastaneden cezaevine götürüldü

Erdoğan, Pezeşkiyan’la telefonda görüştü |

Erakçi Ankara'da: Fidan'la PJAK'ı da konuştular

Erdoğan’dan “nihai rapor” açıklaması |

Sürecin yol kazası yaşamaması için üzerimize düşeni yapacağız

Hatimoğulları’ndan iktidarın tutumuna tepki |

Rojava'da Kürt katledilirken, iç barışı nasıl konuşacağız?