DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırıları “katliam” olarak nitelendirdi. Bakırhan, Türkiye’ye “gerilimi tırmandıran değil, diyaloğu güçlendiren bir politika izleyin” çağrısı yaptı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Halep’teki saldırılar, SDG’nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri ne yazık ki haklı çıkarmıştır” ifadelerine de tepki gösteren Bakırhan, “Niyetini belli eden HTŞ’dir, sizsiniz. HTŞ’yi oraya süren politikalardır” dedi.
HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Adana İl Örgütü’nün düzenlediği etkinlikte gündemdeki konulara ilişkin konuştu.
Bakırhan, Şam ordusu ve bağlı grupların Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine üç gündür süren ve 2’si çocuk 12 sivil yaşamını yitirdiği saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yaşananları “ibretlik” olarak nitelendiren Bakırhan, Halep’in Kürt mahallelerinin tanklar ve toplarla hedef alındığını söyledi.
Saldırıların aynı zamanda “Suriye’nin geleceğine duyulan umuda vurulmuş bir darbe” olduğunu belirten Bakırhan, “Halep, Kürtlerin, Arapların, Alevilerin, Dürzülerin ve diğer halkların birlikte yaşama umuduydu. Bu saldırılar o umudu hedef almıştır. Halep’teki kuşatmayı kabul etmiyoruz. Katliamları kınıyoruz. Tanklar ve toplar derhal geri çekilmelidir” diye konuştu.
“KÜRTLER DÜN IŞİD’İ YENDİ BUGÜN DE YENMESİNİ BİLİR”
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasında imzalanan mutabakat çerçevesinde DSG’nin Halep’teki silahlı güçlerini çektiğini hatırlatan Bakırhan sözlerini şöyle sürdürdü:
דBuna rağmen savunmasız sivillere saldırıldı. Bu düpedüz bir alçaklıktır. Bu alçaklığa boyun eğmeyeceğiz. Suriye Kürtlerindir, Araplarındır, Alevilerindir, Dürzülerindir. Tekçi politikalarla Suriye’yi yönetemezsiniz. Eğer tekçilik çözüm olsaydı Esad çözerdi, Saddam çözerdi, İran çözerdi. Çözemediler. Çünkü halkların iradesi bastırılamaz. Kürtler diz çökmez. Dün IŞİD’i yendiler, bugün de yenmesini bilirler. Kobanê’de nasıl direndilerse Halep’te de direnirler. Kürtlerin arkasında halklar, kadınlar, emekçiler ve devrimciler vardır. IŞİD’i sokaklara salarak Kürtleri korkutacaklarını sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Daha dün Yalova’da polisleri katleden IŞİD, Kürde karşı kullanıldığında meşrulaştırılamaz.”
TÜRKİYE DİYALOĞU GÜÇLENDİREN BİR POLİTİKA İZLEMELİ
“Türkiye’yi uyarıyoruz: gerilimi tırmandıran değil, diyaloğu güçlendiren bir politika izleyin” diyen Bakırhan, Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunu savaş için değil, barış için kullanması gerektiğini söyledi.
NİYETİNİ BELLİ EDEN HTŞ’DİR, SİZSİNİZ
Milli Savunma Bakanlığı’nın “Suriye’nin yardım talep etmesi halinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır” şeklindeki ifadelerine tepki gösteren Bakırhan, şunları söyledi:
דIŞİD’li çetelerle, o paramiliter güçlerle, o tankı topu sivil vatandaşların üzerine süren HTŞ ile birlikte sahada mücadele etmeye hazır olduklarını söylüyor. Suriye’nin Milli Savunma Bakanı değil, Türkiye’nin Milli Savunma Bakanı bunu söylüyor. Şimdi sizin huzurunuzda sormak istiyorum. Suriye’de başka yerlerdeki çatışmalar niye bu kadar Milli Savunma Bakanımızı ilgilendirmiyor? Sizlere soruyorum. İsrail, Kuneitra’ya bayrak dikti. Hiç mi Milli Savunma Bakanımızı ilgilendirmiyor? Golan tepelerini işgal etti. Niye Savunma Bakanımızı, Dışişleri Bakanımızı hiç ilgilendirmiyor? Mesela Kürt olunca mı onlara ilgileniyorlar? Yine Dışişleri Bakanı da topa girdi. Diyor ki ‘SDG gerçek niyetini Halep’te belli etti’. Allah Allah. Ya diyorlardı ya hırsızı yakaladık. Halep’e saldıran HTŞ güçleri sivil vatandaşların yaşadığı bir yere saldırıyorlar. Orada SDG yok. SDG’in topu, tüfeği yok. Halep’teki mahallelerdeki Kürtlerin asayiş güçleri var. Vallahi niyetini belli eden HTŞ’dir, sizsiniz. HTŞ’yi oraya süren politikalardır. Ve bunun arkasında duranlardır.”



