BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

BM’de Kürt sorunu ve Kürtlerin hakları tartışıldı |

'Uluslararası toplum, daha etkin bir tutum almalıdır'

BM’de Kürt sorunu ve Kürtlerin hakları tartışıldı |

BM İnsan Hakları Konseyi’nin Cenervre ofisinde düzenlenen konferansta hukukçular, Türkiye’nin azınlık haklarına uymadığını, sürece “terör gözüyle” baktığını, “umut hakkı” kararını uygulamadığını ve geçici Şam hükümetinin ise Rojava’da uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğini vurgularken, uluslararası topluma “sorumluluk alma” çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ – Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nde 23 Şubat’ta başlayan ve 31 Nisan’a kadar sürecek BM İnsan Hakları Konseyi 61. İnsan Hakları Oturumları kapsamında, Irkçılığa Karşı Halklar Arası Dostluk Hareketi (MRAP) tarafından “Azınlık Hakları: Türkiye ve Suriye’de Durum” başlıklı bir konferans düzenlendi.

MRAP BM Daimi Temsilcisi Gianfranco Fattorini’nin moderatörlüğünde gerçekleşen konferansa BM Azınlık Hakları Özel Raportörü ve Cenevre Üniversitesi Profesörlerinden Hukukçu Nicolas Levrat, Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü (IBAHRI) üyesi Avukat Eleonora Scala ve İngiliz Avukat Stephen C. Knight konuşmacı olarak katıldı.

LEVRAT: TÜRKİYE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE UYMALI

ANF’ye göre konferansta ilk söz alan Özel Raportör Nicolas Levrat, Türkiye ve Suriye’deki azınlıkların uluslararası sözleşmelerden doğan hakları üzerine bir sunum yaptı.

Hem Türkiye’nin hem de Suriye’nin azınlık haklarını koruyan birçok sözleşmeye taraf olduğunu belirten Levrat, Türkiye’nin ICCPR’nin 27. maddesi kapsamında yükümlülüklerini şöyle sıraladı: “Azınlıkların kültürel yaşamına müdahale etmemeli. Dil ve din kullanımını engellememeli. Ayrımcılığı önlemeli. Hak ihlallerine karşı etkili başvuru yolu sağlamalı.”

Türkiye’nin azınlık kavramını Lozan Antlaşması çerçevesinde yorumladığı için bugün ülkedeki Kürtler gibi birçok azınlığın bu haklardan mahrum bırakıldığını söyleyen Levrat, “Lozan Antlaşmasına göre Türkiye’de resmi olarak azınlık statüsü gayri Müslim topluluklara tanınmıştır. Türkiye, etnik temelli azınlık tanımını örneğin Kürtler gibi halklar için resmi olarak kabul etmemektedir” dedi.

SCALA: TÜRKİYE ‘TERÖR’ GÖZÜYLE BAKIYOR

İtalyan Avukat Eleonora Scala ise “Barış ve Demokratik Toplum” süreci üzerine bir sunum yaptı. Öcalan’ın demokratik entegrasyon sürecinin başlaması için yeni bir çağrı yaptığını hatırlatan Scala, Kürt tarafının somut adımlarına karşılık devlet kanadında sürece güven veren adımların atılmadığını söyledi.

Komisyonun raporuna da değinen Scala, “Konunun Meclis’te tartışılması ve böylesi bir raporun hazırlanması önemli. Ancak, raporun dili çözümden uzak dedi. Türk devleti hala meseleye bir ‘terör’ gözüyle bakmaya devam ediyor. Hiç kuşkusuz ki uluslararası toplumun bu süreçte sorumluluk alması sürecin başarı için önemli olacaktır” dedi.

AİHM ve AK Bakanlar Komitesi’nin umut hakkı kararını hatırlatan Scala, “Sayın Öcalan bu süreci İmralı’daki hapishanesinden yani tecrit koşullarında yürütüyor. Uzun yıllardır kendisi ağır tecrit koşullarında tutuluyor. Kendisi hakkında verilen birçok karara rağmen koşullarında büyük bir değişiklik olmadı. AİHM’nin verdiği birçok karar pratik de Türkiye tarafından uygulanmıyor. Umut hakkı Öcalan için bir hakken, Türkiye bunun uygulanmasından kaçınıyor” diye konuştu.

KNİGHT: ULUSLARARASI TOPLUM, ROJAVA’DA ETKİN BİR TUTUM ALMALI

İngiliz Avukat Stephen C. Knight ise geçici Suriye hükümeti güçlerinin Rojava’ya dönük saldırılarına dikkat çeken bir sunum yaptı. Knight, yaptığı kapsamlı sunumda saldırıların uluslararası hukuk ve insan hakları açısından doğurduğu sonuçlara dikkat çekti.

Bu süreçte keyfi gözaltılar, zorla kaybetmeler, sivillere yönelik orantısız güç kullanımı, mülkiyetlerin yağmalanması ve zorunlu göç uygulamaları gibi ciddi insan hakları ihlallerinin belgelendiğini belirten Knight, uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiğini vurguladı.

Uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde sivillerin korunmasının temel bir yükümlülük olduğuna işaret eden Knight, bağımsız soruşturma mekanizmalarının devreye sokulması ve sorumluların uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirterek uluslararası toplumun daha etkin bir tutum alması ve bölgedeki insan hakları ihlallerinin şeffaf biçimde izlenmesi çağrısında bulundu.

Benzer Haberler

‘İrtikap’ soruşturması |

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı

BM’de Kürt sorunu ve Kürtlerin hakları tartışıldı |

'Uluslararası toplum, daha etkin bir tutum almalıdır'

İran’a yönelik saldırılar “gayrı hukuki” |

Erdoğan: Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz

Gazetecilere ‘İncirlik’ soruşturması l

Gözaltına alınan 4 kişi serbest bırakıldı

İran’a yönelik saldırılar “gayrı hukuki” |

Erdoğan: Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz

Komisyonun ortak raporunu değerlendirdi |

Öcalan: Bu bir sonuç değil, kapı aralamadır

Demirtaş ile görüşme sonrası açıklama |

İmralı Heyeti: Sürece katkı sunmak istiyor, tahliye edilmeli

“Sözü eyleme geçirme vakti” |

Koçyiğit: Yasal düzenlemeler için vakit kaybedilmemeli