DEM Parti MYK tarafından yapılan açıklamada, Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıdan Türkiye’nin desteklediği gruplar ve Şam yönetimi sorumlu tutuldu. Saldırıların imha amaçlı olduğu kaydedilen açıklamada, Şam yönetimi ve Özerk Yönetim arasında garantör olan güçlere saldırıların durdurulması için çağrı yapıldı.
HABER MERKEZİ – 1 Nisan Anlaşması kapsamındaki ateşkese rağmen Suriye geçici hükümetine bağlı silahlı grupların Halep’te Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Şêxmeqsûd, Eşrefiye ve Benî Zeid mahallelerine yönelik saldırıları ve bombardımanı devam ederken, DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu’ndan (MYK) açıklama geldi.
Açıklamada, ölü ile yaralıların olduğu hatırlatılarak, devam eden saldırıların “Türkiye’nin desteğini aldığı bilinen Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi grupları“tarafından yürütüldüğü kaydedildi.
“Mahallelerde yaşayan sivillerin temel ihtiyaçlarının aylardır engelleyen Şam Yönetimi ve ona bağlı güçlerin saldırıları, Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğüne ve istikrarına açık bir tehdit oluşturmaktadır” denilen açıklamada, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) 1 Nisan Anlaşması kapsamında Halep’teki Kürt mahallelerinden güçlerini çekitği ve güvenliğin İç Güvenlik Güçleri tarafından sağlandığı hatırlatıldı.
“SALDIRILAR BİR İMHA OPERASYONUDUR”
Şam Yönetiminin yürüttüğü saldırıların hem 10 Mart Mutabakatı’nı hem de 1 Nisan’da yapılan anlaşmayı ortadan kaldırdığı, 200 binin üzerinde sivilin yaşamını tehlikeye soktuğu vurgulanan açıklamada, “Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur. Süveyda’da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep’te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir“ denildi.
DEM Parti MYK açıklamasında devamla şöyle denildi:
“DİRENENLERLE DAYANIŞMAMIZ SÜRECEK”
Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime ve anlayışa teslim etme çabaları son derece yanlış, parçalayıcı ve yeni bir çatışmayı tetikleyici niteliktedir. Bu çabalar asla kabul edilemez. Bu çabalar karşısında direnenlerle dayanışmamız sürecektir.
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin.
Bir kez daha vurguluyoruz ki Suriye’deki kaosun ve çatışmaların son bulmasının tek yolu tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde ortak yönetim oluşturmasından geçmektedir. Bu temelde diyalog sürdürülmeli; askeri, ekonomik ve demokratik entegrasyonunun geliştirilmesi için çaba sarf edilmelidir.”



