BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Güler YILDIZ yazdı |

Yazının adı: Dilan Karaman

Güler YILDIZ yazdı |

Hayattayken en çok gereksinim duyduğu “dayanışma” kendisine değil, cenazesine kısmet oldu. Onun yarasını sarmaya, onu dağıldığı yerden toparlamaya meyletmeyenler, meyledemeyenler Dilan’ın ana-babasını, bacısını, kardeşini toparlamaya çalışıyor.

Kaç kez yazıp bozduğum bir yazıya yeniden döndüm.

Dilan toprağa verildi.

Hayattayken en çok gereksinim duyduğu “dayanışma” kendisine değil, cenazesine kısmet oldu. Onun yarasını sarmaya, onu dağıldığı yerden toparlamaya meyletmeyenler, meyledemeyenler Dilan’ın ana-babasını, bacısını, kardeşini toparlamaya çalışıyor.

Dilan gencecik yaşında toprak altında.

X meydan mahkemesi savcıları, dünden bu yana sorularla, yargılarla infaz tümenine dönüştü. Herkesi ve her şeyi geçirdiler sıradan. Öfke, merak, eğlence… Biraz sonra tükenecek olan bir hikayenin daha sonunu getirme konusundaki maharetlerine gerçekten diyecek bir şey yok.

Dilan’ın umurunda değil artık hiçbir şey. Sonlandıramadığı ağrılarına kendince bulduğunu sandığı çözüm, onu tanıyan, onunla çalışan, hayatına dokunan hemen herkesin kalbine bir taş gibi çöktü. Gerçek dostları, hikayesinin kısmi ortakları bu taşın ağrısıyla kıvranıyorlar.

SESSİZLİĞİN DE FAİL OLDUĞUNU UNUTMADAN

16 ya da 17 günlük bir sürede tam olarak ne tür araştırmalar yapıldı, kimler suçlandı ve neden suçlandı ya da suçlandı mı, bilmiyoruz.

Sanal medyada ortaya atılan iddiaların çoğunu ispatlamak bu sessizlik ortamında güç. Aileye ayrıca bir yük yüklemek de anlamsız, sonuçta Dilan kendi varlığını yüklenmiş bir yetişkin bireydi. Aile çoğu sorunun yanıtını bilemeyecektir kuşkusuz.

Ama birileri büyük bir açıklıkla, şeffaflıkla Dilan’ın gerçek hikayesini anlatmak konusunda kendini sorumlu hissetmeli.

Mesela mobbing neydi, kim tarafından örseleniyor, yıpratılıyordu Dilan? Bilinmeyen bir şey olduğunu sanmıyorum. Bu tür yıldırmaların kalabalıkta alenice yapıldığını hepimiz biliyoruz. O kalabalık kimdi mesela? Yapanın bir ihtimal ne yaptığını tam olarak bilmediğini varsayarsak, onca tanık da mı mobbingi kara kaşından kara gözünden tanımıyordu?

Bu sessizliğin alamet-i farikası neydi mesela?

Susmanın tek başına onay anlamına gelmediğini düşünenlerdenim. Bazen susmak sadece susmaktır. Ama yarın bir diğerinin de benzer şeyleri yaşama olasılığının yoğun olduğu- belki de çoğunun Dilan gibi yaşıyor olduğu- mobbing karşısındaki suskunluk, sessizlik şimdi Dilan’ın ölümündeki bir diğer faildir.

Dilan’ın X hesabı da anlatıyordu durumu zaten.

Son mesajı 11 Kasım 2025’te attığı varsayılıyor: “Neşeli bir ölüm”den söz ediyor. Takipçi sayısı 669. Yani 669 kişiden biri bile bu ilk mesajı görmemiş, işareti almamış, durumu paylaşmamış, sonucu değiştirmeye yeltenmemiş gibi görünüyor.

Hesap kapalı, 669 kişinin kim olduğunu bilmek zor.

Oysa X aleminde çok hassas radarlar vardır, sık sık önümüze düşer: Biri sübliminal mesaj verse binlerce yorum, uyarı, destek yağar. Yağdı, oldu çünkü.

669 kişi…

Şimdilik ilk sessizliğin adı bu olsun. Elbette etrafındaki sessizliğin yarısından fazlası bu 669 kişi içindeydi, buna şüphe yok.

Hepsi değilse de büyük kısmı Dilan’ı sürüklendiği yerde niye bulamadı, bulmak mı istemedi?

Neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.

Ayşe Düzkan ne güzel yazmıştı:

“hepimiz, fiziksel, cinsel ya da psikolojik şiddete maruz kalmış bir kadın için, “arıza kadın” tanımının kullanıldığına şahit olmuşuzdur. “arıza kadın” iki farklı olguya işaret eder. bu ifade genellikle, itiraz etmekten çekinmeyen, sesini yükseltebilen, hayatını toplumun kurallarına göre değil, istediği gibi şekillendirmeye çalışan kadınlar için kullanılır. benzer tutumlar içinde olan erkeklerin övgüyle karşılandığını söylemeye gerek yok. bu işin bir yanı. diğer yandan, şunu görmek gerek, şiddete özellikle meyyal olan erkekler*, kırılgan, toplumun dışlayacağı şekilde yaşayan, kolayca suçlanacak türde kadınları kurban olarak seçer; o zaten hep sarhoştur, bütün mahalleyle yatmıştır, madde kullandığı da söyleniyor, nasıl açık giyindiğini görüyorsunuz…  başka kadınları bu erkek-egemen değerlerle yargılamamak dayanışmanın ilk adımı.”

Arıza kadınlardan biri miydi Dilan da?

Dilan’ın ‘en yakın arkadaşı’ olduğunu söyleyen Aram adlı biri, X hesabından uzun uzun yazdı. İsim de verdi, durum bilgisi de verdi, kedisinden de söz etti Dilan’ın. Bu aktarımın altındaki yorumlar yine infaz tümeninden, fırsatı küfre çevirmekte beis görmeyenlerden…

Aileyi daha fazla sarsmamak, hikayeyi kanırtmamak, ‘zaten o yok artık kime yarar bundan sonrası’ demek, önemli bazı iddiaları tartışmamamız için gerekçe değil.

Varlığında sunulmayan destek -ki evini ayırdığında çok da ihtiyaç duymuştur- yokluğunda hikayesini tamamlamakta gösterilebilinir mi?

Dilan’ın hastanede olduğu o ilk günden hayatını kaybettiği düne kadar kadın örgütlerinin, Diyarbakır Barosu’nun araştırma yaptığı, Dilan’ın ölümüyle ilintilendirilen erkeğin sorgulandığı da belirtiliyor.

17 gün sonra artık bir sonuca varılmış olmasını ummak istiyor ve bir an önce açıklanmasını diliyorum.

Yoksa defterin utanç tarafında bu sorular hep askıda kalacak:

Dilan Karaman’a ne oldu? Kim ya da kimler tarafından ölüme sürüklendi?

×NûMedya24 sitesi olarak, haberi, ajanslardan olduğu gibi aldık. Ancak Dilan’ın kalp krizi değil de intihara sürüklendiği bilgisi sanal medyada paylaşıldığında, ilk haberi geri çektik. Daha çok bilgiye ihtiyacımız var dediğimiz yerde, bir haberin ana örgüsünü (5N1K) atlayarak taziye ve üzüntülerden de haber yapamayacaktık. Sorumluluk tamamen bana ait. (GY)

Benzer Haberler

Binlerce kişiye hitap etti l

Papa 14’üncü Leo, Volkswagen Arena'da

Alevi örgütlerinden çağrı:

Suriye'de Aleviler için insani yardım koridoru açılsın

Melih Gökçek davacı oldu l

Sanatçı Orhan Aydın ifade verdi

Syriza ve Avrupa Solu’ndan DEM Parti’ye ziyaret l

Gündem: AİHM kararları ve Türkiye-AB ilişkileri

Yoksulluğa dikkat çekildi l

Emekçilerden "Geçinemiyoruz" mitingi

DEM Parti Milletvekili paylaştı l

"Kayyum belediye bütçesinden AKP'li aday için koli dağıttı"