Yıldız Önen
27 Şubat’a Pakistan’ın Afganistan’a savaş ilanıyla, 28 Şubat’a İsrail’in İran’a ABD desteği ile saldırmasıyla uyandık. İki gün içinde iki ayrı cephede savaş başlatıldı.
Pakistan-Afganistan ve İsrail-İran ekseninde yaşanan savaşlar birbirinden kopuk değil. Küresel askeri rekabet, eş zamanlı olarak Pakistan-Afganistan ve İsrail-İran’da yerel savaşların artmasına olanak sağlıyor.
Bu gelişmeler tesadüfi değil. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla birlikte ABD dışındaki bir büyük gücün Avrupa’nın kapısında doğrudan konvansiyonel savaş başlatması, Soğuk Savaş sonrasında kurulan ABD’nin askeri hegemonyasının çözülmeye başladığını göstermişti. O tarihten bu yana uluslararası ilişkilerde savaşların daha kolay devreye sokulduğu bir döneme girildi.
Bu yüzden Pakistan-Afganistan savaşının yalnızca yerel nedenlerine değil, aynı zamanda bölgesel güç dengelerine bakmak gerekiyor.



