DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Edirne F Tipi Cezaevi’nde HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la görüştü. Demirtaş’ın sürece katkı sağlamak istediğinin altını çizen Buldan ve Sancar, AİHM kararlarının uygulanmasını ve bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini ifade etti.
HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ile Mithat Sancar, Edirne F Tipi Cezaevi’nde Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti.
27 Şubat’ta “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin birinci yılında Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından yapılan görüşmeden sonra heyet açıklamalarda bulundu.
‘BU HUKUKSUZLUĞA BİR AN ÖNCE SON VERİLMELİ’
Demirtaş ve Mızraklı ile yaklaşık 3 saatlik bir görüşme gerçekleştirdiklerini dile getiren Pervin Buldan, sağlık durumlarının iyi olduğunu ve gündemdeki gelişmeleri takip ettiklerini ifade etti.
“Selahattin Demirtaş, AİHM’in 3 kararına rağmen 10 yıldır hala cezaevinde” diyen Buldan, “Bu hukuksuzluğa bir an önce son verilmeli” çağrısı yaptı.
Demirtaş’ın sürece pozitif katkıları olacağını vurgulayan Buldan, “Hukukun artık ötelenemez bir noktaya geldi. Demokratik adımların bir an önce atılmasında zorunluluk olduğunu görüyoruz. Barış süreci içinde atılması gereken adımlardan noktasında bir yasa hazırlığı var. Ama bu arkadaşlarımızın tahliye olması için yasaların çıkmasına gerek yok, zaten verilmiş kararlar var. Bunun artık ötelenmemesi gerekir” diye konuştu.
İmralı Heyetimiz, Demirtaş ziyareti sonrası Edirne Cezaevi önünde açıklama yapıyor
https://t.co/4TIVwlrSVY— DEM Parti (@DEMGenelMerkezi) March 2, 2026
‘SÜRECE KATKI SUNMAK İSTİYORLAR’
İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar da, Demirtaş ve Mızraklı’nın sürece katkı sağlama noktasında istekli olduklarını vurgulayarak iki ismin de şu an cezaevinde bulunmalarının hukuksuz olduğunun altını çizdi.
Sancar, “Bu hukuksuzluk çok fazla uzun sürdü ve çok fazla adaletsizlik durumu yarattı. Bu hukuksuzluğun giderilmesi şahsi bir mesele değildir, hem adaletin gereği hem de içinde bulunduğumuz sürecin ihtiyacıdır. Hukuka güven sürece desteği yükseltir, sürece kabul konusunda etkili olur. Hepimizin amacı ülkeye barışı, demokratik çözümü getirmektir” dedi.



