BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Kuşların yurdu Hawizeh öldü I

Petrol bir medeniyetin daha sonunu getirdi

Kuşların yurdu Hawizeh öldü I

UNESCO ve Ramsar koruması altındaki Hawizeh Bataklıkları, çokuluslu petrol şirketlerinin faaliyetleri nedeniyle hızla kuruyor. CCFD-Terre Solidaire’in raporu, Total Enerji’nin de ortak olduğu petrol konsorsiyumlarının hem ekosistemi hem de Ahwari halkının yaşamını tehdit ettiğini ortaya koyuyor.

HABER MERKEZİ- Mezopotamya’nın kalbinde, insanlık tarihinin doğduğu topraklarda büyük bir ekolojik yıkım yaşanıyor. Güney Irak’taki Hawizeh Bataklıkları, fosil yakıt projeleri uğruna sistemli biçimde kurutuluyor.

Fransız sivil toplum kuruluşu Açlığa ve Kalkınmaya Karşı Katolik Komitesi (CCFD-Terre Solidaire) tarafından yayımlanan son rapor, bu yıkımın merkezinde Total’in de yer aldığı petrol konsorsiyumlarını işaret ediyor.

Dicle ve Fırat nehirlerinin oluşturduğu bu eşsiz sulak alanlar, binlerce yıl boyunca tarımın, yazının ve yerleşik yaşamın geliştiği coğrafyanın ayrılmaz bir parçasıydı. Bugün ise petrol kuleleri, boru hatları ve sanayi yollarıyla parçalanmış durumda. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almasına ve Ramsar Sözleşmesi ile korunmasına rağmen Hawizeh, fiilen bir fosil yakıt sahasına dönüştürülmüş halde.

BATAKLIĞIN ORTASINDA PETROL

Hawizeh Bataklıkları bugün üç büyük petrol sahasıyla çevrili durumda: güneyde Majnoon, kuzeyde günlük yaklaşık 400 bin varil üretim kapasitesiyle Irak’ın en büyük sahalarından biri olan Halfaya, İran sınırında ise Sohrab sahası bulunuyor. Buna ek olarak, Hawizeh 1 (HWZ-1) adlı dördüncü saha doğrudan bataklığın içine inşa ediliyor. Sahada petrol üretiminin 2026’da başlaması planlanıyor.

Rapora göre özellikle Halfaya sahası, ekolojik yıkımın ana kaynağı konumunda. Sahada her gün en az 127 bin metreküp su tüketiliyor. İklim krizinin ve şiddetli kuraklığın etkisindeki Irak’ta bu miktar, bataklıkları besleyen su kaynaklarının petrol uğruna feda edilmesi anlamına geliyor. Total Enerji, Halfaya sahasını işleten konsorsiyumda yüzde 22,5 paya sahip.

Petrol altyapıları bazı köylere yalnızca 400 metre mesafede yer alıyor. Sulak alanlar kazılıyor, kirletiliyor ve uzmanların ifadesiyle “ekosistemiyle bütünüyle uyumsuz bir sanayi bölgesine” dönüştürülüyor.

SADECE BALIKÇILIK YAPIYORLARDI: AHWARİLER’E NE OLDU?

Foto: UNESCO

Bataklıklar, gerçekten de binlerce yıllık avcı-toplayıcı bir medeniyetle özdeş; bu medeniyet, bölgenin doğal kaynaklarından en iyi şekilde yararlanarak geleneksel yaşam biçimlerini olabildiğince korumayı sürdürdü.

Ahwariler ,“Bataklık Arapları” olarak da bilinen bu topluluk, bataklıkların doğal koruyucusu olarak görülüyor: Manda yetiştiriciliği, balıkçılık ve sazlıklara dayalı bir yaşam sürdürüyorlar. Ancak Irak devleti Ahwarileri resmen yerli halk olarak tanımıyor; petrol projeleri ise bu topluluğu fiilen yok sayıyor. 2023 yılında Iraklı yetkililer, Hawizeh bölgesinde petrol arama çalışmalarına başlamak için Çinli bir şirketle anlaştığında, Abu Khsaf köylüleri tehlikeyi hemen kavrayamadılar. Çin’e diğer ortaklar da dahil olunca yerel halka göç yolları dayatıldı.

Irak Çevre Bakan Yardımcısı Jassim Al-Fallahi, 2023 yılında 68 bin ailenin bataklık alanlardan yerinden edildiğini duyurdu. Bu zorunlu göçün nedeni bölgede yürütülen faaliyetler tarım arazilerinin azalmasına, manda yetiştiriciliğinin çökmesine, çölleşmenin artmasına ve uzun süreli kuraklık olarak sıralandı.

CCFD-Terre Solidaire’den Clara Alibert, “Bataklıkların yok edilmesi yalnızca çevresel değil, aynı zamanda kültürel ve insani bir yıkım. İnsanlar göçe zorlanıyor, yoksullaşıyor ve bu halkın tamamen ortadan kalkması riski doğuyor” diyor.

İRAN SONDAJLARDAN MUZDARİP

İran sınırının ötesindeki Hawizeh yer altı petrol sahası neredeyse yirmi yıldır işletiliyor ve yerel medya düzenli olarak çevresel etkiler konusunda alarm veriyor. Orada, kuraklıktan muzdarip olan Hoor al-Azim olarak bilinen bataklıklarda birçok sondaj platformu bulunuyor. Bölgenin en büyük su kıtlığı yaşayan ülkesi İran, enerji şirketlerinin altyapılarını inşa etmek için su yollarını tıkadığını ve alanları kuruttuğuna dair onlarca uyarıda bulundu ancak bu uyarılar petrol çalışmalarını durdurmaya yetmedi.

TOTAL ENERJİ: ORTAK DEĞİL OPERATÖRÜZ

Rapora göre Total Enerji, Halfaya sahasındaki çevresel risklerin farkında olmasına rağmen kendisini “operatör değil, ortak” olarak tanımlayarak hukuki sorumluluktan kaçmaya çalışıyor. STK’lar bu yaklaşımı, fosil yakıt sektöründe yaygın bir sorumluluktan kaçış stratejisi olarak değerlendiriyor.

Şirket ise su geri dönüşüm yatırımlarına işaret ediyor ve bölgedeki su krizinin asıl nedeninin barajlar, kötü yönetim ve iklim değişikliği olduğunu savunuyor. Ancak CCFD-Terre Solidaire’e göre bu açıklamalar, petrol faaliyetlerinin doğrudan etkisini perdelemeye yetmiyor.

×ÖNCE SADDAM KURUTTU

Bataklıkların kurutulması yeni değil. 1950’lerden bu yana süren yanlış politikalar, 1990’larda Saddam Hüseyin döneminde askeri amaçlarla hızlandı. 2003’e gelindiğinde alanın yaklaşık yüzde 90’ı yok edilmişti. Sonraki yıllarda kısmi bir iyileşme sağlansa da kuraklık ve sınır aşan barajlar krizi derinleştirdi.

Rapora göre asıl kırılma 2021’de yaşandı. Iraklı bir araştırmacının bulgularına dayanarak, hükümetin petrol çıkarımını kolaylaştırmak için bataklıkların bazı bölümlerine giden su akışını bilinçli olarak kestiği öne sürülüyor. Bu kararın, Hawizeh 1 sahasının önünü açtığı belirtiliyor.

Petrol, Irak devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturuyor. Ancak STK’lara göre bu ekonomik bağımlılık, insanlığın ortak mirasını yok eden projeleri meşrulaştıramaz. Hawizeh’te yaşananlar, yalnızca Irak’ın değil, küresel fosil yakıt düzeninin yarattığı bir kriz olarak görülüyor.

 

Editoryal not: Bu haber, Çevre Araştırma Forumu (EIF) ve Avrupa Araştırmacı İşbirlikleri (EIC) ağı tarafından koordine edilen ve 13 uluslararası medya platformu tarafından yürütülen “Ekolojik Yıkımı Besleyen” araştırma serisinin bir parçası olarak Mediapart’ta yayınlandı. Haberin çevirisinde yapay zeka uygulaması kullanılmıştır.

Benzer Haberler

Yarıyıl tatili sona eriyor l

İlk ders zili yarın çalacak

14 maddelik ateşkes ve entegrasyon anlaşması |

Rojava'da son durum: Açıklamalar, eylemler, güncel gelişmeler -CANLI BLOG

“Ünlülere uyuşturucu operasyonu” |

Aralarında Hasan Can Kaya ve Reymen de var: 26 gözaltı -YENİLENDİ

“Olmak ya da olmamak” |

Süveyda’da "kendi kaderini tayin hakkı" talebiyle kitlesel gösteri

“Öcalan’ın ciddi bir rolü oldu” |

DSG-Şam anlaşması yorumu: Çatışmadan müzakereye geçiş açısından değerli

Özel’den süreç ve Suriye mesajı:

Kürtleri hedef alan eski yıkıcı söylemi reddediyoruz

Gazze Barış Planı’nda ikinci aşama |

Refah Sınır Kapısı açılıyor: Geçişler sınırlı olacak