DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Temel, Suriye’de 30 Ocak’ta varılan anlaşmayı tarihi bir fırsatın somutluk kazanması olarak nitelendirdi ve “Suriye tarihinde belki de ilk defa Kürtlerin hukuk içine alınacak olması, inanıyorum ki en başta Suriye olmak üzere, herkes için kazançtır” dedi. Temel, Türkiye’nin de bu anlaşmayı desteklemesi gerektiğini belirtti.
HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, DSG ile Şam yönetimi arasında varılan 30 Ocak Anlaşması, bu anlaşmaya ilişkin tartışmalar ve Türkiye’de devam eden sürece dair değerlendirmelerde bulundu.
Bianet’ten Ayşegül Başar’ın sorularını yanıtlayan Temel, 30 Ocak’ta DSG ve Şam yönetimi arasında yapılan anlaşmanın olumlu olduğunu belirterek, “En başta, insanların yaşamını yitirmemesinden daha değerli bir şey olamaz. İkincisi, Suriye’nin bütünlüğü için tarihi bir fırsatın somutluk kazanmasıdır. Suriye tarihinde belki de ilk defa Kürtlerin hukuk içine alınacak olması, inanıyorum ki en başta Suriye olmak üzere, herkes için kazançtır” dedi.
Temel, Türkiye’nin de bu anlaşmayı desteklemesi gerektiğini belirterek, “Hayata geçmesi için çaba sahibi olmalıdır. Suriye’deki Kürtlerin de beklentisi budur” ifadelerini kullandı.
“KÜRTLER KENDİLERİ İÇİN NEYİN İYİ OLDUĞUNU AYIRT EDEBİLECEK BİR HALK”
Temel, Ayşegül Başar’ın Mahmet Uçum’un yazısında DEM Parti’nin Suriye’deki tutumunu eleştirerek “Öcalan’ın iradesine başkaldırı olarak görülebilir ve kendi seçmeninin iradesini tanımamak şeklinde değerlendirilebilir” yorumuna ilişkin sorusuna da yanıt verdi.
Temel, şunları söyledi:
דYazılan analiz, içeriğinden önce ‘Kürtlerin neye ihtiyacı olduğunu biz biliriz, Kürtler bilmez’ tonundadır.
Önce şunu netleştirelim; Kürtler, kendileri için neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt edemeyecek bir halk değildir. İki yüz yıllık inkâr, elli yıllık çatışma, sayısız müzakere, ateşkes ve çözüm girişimi yaşamış bir halktan söz ediyoruz. Bu halkın feraseti de hafızası da tecrübesi de vardır. Kimsenin Kürtlere “doğru gelecek” vaazı verme yetkisi yoktur, olmamalıdır da.”
Kürt sorunun çözümü için Meclis’te kurulan ve rapor çalışmalarını sürdüren komisyonun çalışmalarına ilişkin de konuşan Temel, şunları dile getirdi:
דKomisyonun en geniş mutabakatı sağlayarak hareket etmesi gerekir. Komisyon bunu sağlayabilirse hem yasal düzenlemelerin belirlenmesi zemini artar hem de TBMM Genel Kurulunun hızlıca yasal düzenleme yapmasının imkânı doğar.
Komisyon, çerçeve yasayı tanımlayabilir, toplumsal bütünleşme ve özgürlük yasalarına dair bir perspektif ve önerileri Genel Kurul’a taşıyabilirse tarihi önemdeki rolünü, tarihi bir adımla taçlandırmış olacaktır. Dolayısıyla sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için komisyonun söz konusu adımların atılmasıyla ilgili TBMM Genel Kurulu harekete geçirecek öneriler geliştirmesi gerekir.”



