Suriye ve İran’daki gelişmeler, hem Irak hükümetini hem de etkili Şii gruplarını alarma geçirmiş durumda. Irak hükümeti Suriye sınırına askeri yığınağı sürdürürken, Maliki yeniden başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Rubio, mevcut başbakan Sudani ile görüştü ve “İran’ın etkisi altındaki yönetimin Irak’ın ulusal çıkarlarını önceliklendiremeyeceği ve ABD ile ortaklığını ilerletemeyeceği” uyarısında bulundu.
HABER MERKEZİ – Suriye ve Rojava ile İran’daki gelişmelerin ardından Irak’ta da hareketlilik sürüyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) Rojava’daki IŞİD tutuklularını Irak’a nakletmeye başlaması ve ardından geçici Suriye hükümeti güçlerinin Irak sınırına yerleşmesiyle birlikte Irak tarafı alarm durumuna geçti. Sınıra ciddi bir askeri yığınak yapan Irak hükümeti, Suriye tarafından gelebilecek olası bir saldırı ihtimaline ve aynı zamanda IŞİD’in yeniden canlanabileceği tehlikesine karşı önlemlerini artırıyor.
Bir yandan İran’daki gelişmeler öbür yandan Suriye’de yaşananlar Irak’ta Şii partilerin kurduğu Irak hükümetini alarm düzeyine geçirdi. Suriye sınırına büyük bir askeri yığınak yapılırken, Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani, 21 Ocak’ta uluslararası koalisyon güçlerinden devralınan Enbar vilayetinin batısındaki Ayn el-Esed Hava Üssü’nü ve Suriye sınır hattını ziyaret etti, askeri birliklerin hazırlık seviyesini denetledi.
IŞİD’lilerin hapishanelerden kaçışı | Irak’ta yüksek alarm durumu ilan edildi

Bu arada Irak’ta yeni kurulacak hükümetin Nuri El Maliki liderliğinde olması bekleniyor ve mevcut başbakan Sudani de Maliki’yi destekleyen isimlerden biri.
AFP’ye konuşan Iraklı bir yetkiliye göre, ABD Maliki liderliğindeki önceki hükümetlere “olumsuz baktığını“ Irak tarafına iletti.
Başbakanlığının son günlerinde Sudani, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Irak’taki güvenlik durumu ve siyasi sürece ilişkin konuları ele aldığı bir telefon görüşmesi yaptı.
RUBIO: İRAN ETKİSİNDEKİ YÖNETİM IRAK’IN ÇIKARLARINI ÖNCELİKLENDİRMEZ
Görüşmede Rubio, Suriye’de son dönemde meydana gelen istikrarsızlığın ardından IŞİD mensuplarının Irak’taki güvenli tesislere nakli ve burada tutulmasına yönelik Irak hükümetinin girişim ve liderliğini takdir etti.
Irak’taki güvenlik durumu ile siyasi sürece ilişkin konuların ele alındığı görüşmede taraflar, Irak’ta bulunan yabancı uyruklu kişilerin vatandaşı oldukları ülkelere hızla iadesi ve adaletin önüne çıkarılmasına yönelik diplomatik çabaları da değerlendirdi.
Görüşmede hükümetin oluşturulmasına ilişkin süreç ele alınırken Irak’ın Orta Doğu’da istikrar, refah ve güvenliğe katkı sunan aktör olma potansiyelini hayata geçirmesine yönelik ortak kararlılık vurgulandı.
Rubio, ayrıca İran’ın etkisi altındaki yönetimin Irak’ın ulusal çıkarlarını önceliklendiremeyeceğini, ülkeyi bölgesel çatışmalardan uzak tutamayacağını ve ABD ile ortaklığını ilerletemeyeceğini belirtti.
TOM BARRACK DA MESAJ YAYIMLADI
Bu arada Rubio ve Sudani görüşmesini sosyal medya hesabında alıntılayan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Irak’ın bölgesel dengelerdeki ve uluslararası ilişkilerdeki rolüne dikkat çekti ve şunları belirtti:
“Irak’ın; komşuları ve Batı ile iş birliği yolunda ilerlemeye devam eden bir hükümet kurması, bölgesel istikrar ve refahın anahtarıdır.”
IRAK HİZBULLAH’IN SERT BİLDİRİ
Bu arada ABD’nin İran’a olası müdahalesinin konuşulurken, Irak Hizbullah Tugayları sert bir bildiri yayımladı. Hizbullah Tugayları (Kataib Hizbullah) Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi’nin imzasını taşıyan bildiride “tam seferberlik” ilan edildi ve İran’ın herhangi bir Amerikan askeri saldırısına maruz kalması durumunda, İran’ı savunmak amacıyla “topyekûn savaşa” girme tehdidinde bulundu.
Daha önce, Tugayların üst düzey isimlerinden Ebu Talib es-Saidi, Washington’un Tahran’a yönelik askeri saldırılar düzenlemesi halinde, direniş güçlerinin füzelerinin ve insansız hava araçlarının (İHA), Irak ve bölgedeki tüm Amerikan askeri üslerini vurmaya hazır olduğunu duyurmuştu.
Bu ayın ortalarında ise el-Hamidavi, “İran’a karşı savaş, Amerika’nın burnu yere sürtülmedikçe sönmeyecek bir ateştir” açıklamasında bulunmuş ve İran’ı savunmayı “şer’i ve ahlaki bir görev” olarak nitelendirmişti.
Bu arada ABD’nin Irak’ta silahsızlandırılmasını istediği İran’a yakın gruplardan biri de bu tugaylar. Ancak Irak Hizbullah Tugayları daha önce, silah bırakmaya yönelik her türlü müzakereyi reddettiklerini duyurmuş, öncelikli şart olarak tüm yabancı güçlerin (Amerikan, Türk ve NATO güçleri) Irak topraklarından tamamen çekilmesini öne sürmüştü.



