Tuğçe Tatari
Malumunuz, geçen hafta sonu Münih’te 62’ncisi gerçekleşen Güvenlik Konferansı’na damga vuran gelişmelerden birisi; Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in de davet edilmeleri, katılmaları, orada karşılanma biçimleri ve gördükleri ilgiydi. Şimdilerde herkes bu uluslararası kabul edilirlik hâlini “Kürtlerin zaferi” olarak konuşuyor. Abdi ve Ahmed’e, hatta Kürt siyasi hareketinin yarım yüz yılı aşkındır süren varlığına methiyeler düzüyor.
Oysa aynı isimler, aynı oluşumlar, aynı aktörler bundan sadece çok kısa bir süre önce Kobani’ye, Rojava’ya yönelik ablukalar ve saldırılar yaşanırken, yine aynı kalemler tarafından eleştiri yağmuruna tutulmuş, karizmalarının nasıl çizildiğinden, zaten bölgede de başarılı bir iş çıkartamadıklarından ve Öcalan’ın sözünden çıkamadıkları için tüm bir halka ebediyete kadar kaybettirdiklerinden dem vurmuşlardı…
Biz yazar-çizer takımının bu tarzına çok alışığız; onları güç dengesine göre hemen şekil değiştirmeleriyle tanırız, o sebeple de şimdi hızla durumlarının fotoğrafını çekip, hâllerini daha da görünür kılıp yola devam etmekten yanayız!



