BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“27 Şubat geleceği yeniden kurma cesaretidir” |

DEM Parti: Sorumluluk devlette, artık barışın hukuku yazılmalı

“27 Şubat geleceği yeniden kurma cesaretidir” |

DEM Parti, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının yıldönümünde Ankara’da düzenlediği toplantıda Öcalan’ın sürece ilişkin yeni mesajını açıklandı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, “27 Şubat geleceği yeniden kurma cesaretidir. Şimdi sorumluluk devlette ve iktidardadır. 27 Şubat çağrısının içeriğine ve tarihsel ağırlığına uygun kararlar alınmalıdır” dedi. Tuncer Bakırhan ise “Artık barışın hukuku yazılmalı” diye konuştu.

HABER MERKEZİ – DEM Parti, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın birinci yıl dönümü dolayısıyla Ankara’daki Yılmaz Güney Sahnesi’nde sürecin geleceğine ilişkin değerlendirmelerin ve Öcalan’ın sürece ilişkin yeni mesajının kamuoyuyla paylaşacağı bir basın toplantısı düzenliyor.

Toplantıya DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol katıldı. Toplantıyı yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık 150 gazeteci takip etti.

Toplantı süreçte geçen 1 yılı anlatan sinevizyon gösterimi ile başladı.

Etkinlikte ilk olarak Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın açılış konuşması yaptı.

Hatimoğulları, sözlerine Sırrı Süreyya Önder’i anarak başladı ve şunları söyledi.

×27 Şubat 2025’te sadece bir açıklama yapılmadı, tarihsel bir eşik aşıldı, yeni bir dönemin kapısı aralandı.

27 Şubat’ta sayın Öcalan tarafından paylaşılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısı bir dönemin kapanışı ve yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu çağrı güçlü bir siyasi irade beyanı ve tarihsel manifestodur.

Yarım asırdır devam eden bir savaşın ve çatışmanın, yoksulluğun ve acının yükünü taşıyan bu ülkenin kuzeyinden güneyine doğusundan batısına ayırım gözetmeksizin herkes, eşitlik için özgürlük ve demokratik bir yaşamın teklifiydi.

Sadece silahların susması değil, onurlu, adil ve kalıcı bir barış düzenin kurulması hedeflenmektedir. Bu yönüyle 27 Şubat geleceği yeniden kurma cesaretidir.

Sayın Öcalan’ın cesaretli çağrısına örgütü olumlu bir yanıt vermiş, fesih kararı almış ve silah yakma ve diğer pratiklerle bu çağrının gerekliliklerini yerine getirmiştir. Bizler DEM Parti olarak 1 yıldır bu gelişmelerin onurlu bir barışa dönüşmesi için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

ŞİMDİ SORUMLULUK DEVLETTE

Şimdi sorumluluk devlette ve iktidardadır.

27 Şubat çağrısının içeriğine ve tarihsel kararlılığına uygun kararlar alınmalıdır artık. Gecikmeden politikalar üretilmeli, net bir yol haritası belirlenmeli ve somut ve güven verici adımlar atılmalıdır. Barış iradesi kurumsal karşılığını net bir biçimde bulmalıdır. 27 Şubat çağrısı demokrasi, adalet, eşitlik, özgürlük temelinde Türkiye siyasetinin önüne konmuş açık bir programdır.

Mücadelenin silahla değil siyasetle yürütüleceğinin güçlü ve net beyanıdır. Demokratik entegrasyon ne bir asimilasyondur ne de bir teslimiyettir. Demokratik entegrasyon, her kimliğin tanındığı, her yurttaşın eşit kabul edildiği, özgürlüklerin anayasal güvence altına alındığı ortak bir yaşamın adıdır. Bu aşamanın hayata geçmesi artık siyaset kurumunun tarihsel sorumluluğudur.

Çatışmadan beslenen korkuların, geçmişin travmalarının arkasına sığınma dönemi kapanmalıdır. Demokratik entegrasyon yalnızca Kürtlerin tanınması değil Türkiye’nin bütünüyle demokratikleşmesidir. Cumhuriyet yeni yüzyılda demokrasiyle buluşmalı.

ARTIK BARIŞIN HUKUKU YAZILMALI

Hatimoğulları’nın ardından Tuncer Bakırhan konuştu. Bakırhan “Artık barışın hukuku yazılmalı” dedi.

Bakırhan’ın konuşması şöyle:

דBu süreçte büyük emeği katkısı olan sevgili Sırrı Süreyya Önder’i sevgi ve saygıyla yad ediyorum. Onlara bir kez daha sözümü yeniliyoruz; bu topraklarda bir ama bir gün mutlaka adil ve eşit özgür bir yaşamı kuracağımızın sözünü veriyoruz. Değerli arkadaşlar;  tarih bazen kendini tekrar eder, hızlı işlemez ama bazen çok önemli çıkışlar açıklamalar, olaylar ve olgular tarihi hızlandırır. 27 Şubat öncesi Türkiye büyük bir umutsuzluk içiresindeydi. Bir kaos, kriz ve çözümsüzlük ülkede hüküm sürüyordu. 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile birlikte yeni bir tarihin eşiğine geldik. 27 Şubat;  yüz yıllık düğümün çözülmesi için ortaya konulmuş tarihsel bir iradenin adıdır. Bu topraklar, bin asırdır Kürt meselesini çözemiyor,  27 Şubat çağrısı,  demokratik siyaset, hukuk ve toplumsal bir uzlaşıyla başta Kürt meselesi ve demokratikleşme sorunlarımızı çözme kararlılığıdır. Bu siyasi irade, Ortadoğu’nun kadim topraklarına düşen bir barış cemresidir.

SORUMLULUK DEVLETTE VE YÜRÜTME ERKİNDEDİR

Barış tek taraflı adımlarla sağlanamaz. Tek taraflı fedakarlıklar ile barış inşa edilemez. Dolayısıyla devletin de bu barış iradesinin ağırlığına uygun bir pratik içerisinde olmasını bir kez daha yeniliyoruz. Devlet ve yürütme erki Sayın Öcalan’ın çözüm temposuna denk düşen ciddiyet ve kararlılıkla bu süreci ileri taşımakla yükümlüdür. Artık sorumluluk, devlet ve yürütme erkindedir. Artık bir eşiği aşmak zorundayız. Bir yıldır aynı eşikte bekleyip duruyoruz. Barış için de birlikte yaşam kararlılığı artık pratiğe dönüşmelidir. Eminim, Tülay Başkan’ın da söylediği gibi yaptığımız binlerce toplantının temel düşüncesi de buydu. Somut adımlar, pratik adımlardı. Meclis komisyonunun raporunu da belirtilen yasal adımların da bu mübarek Ramazan ayının bütünleştirici ruhuna yakışır bir şekilde artık hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyoruz. Artık barışın hukuku yazılmalı, yasal ve anayasal güvence mekanizmaları işletilmelidir. Tarihsel ve toplumsal barışın tesisi için Sayın Öcalan’ın rolü, pozisyonu veya yasal statüsü net bir şekilde tanınmalı ve güvence altına alınmalıdır. Sayın Öcalan’ın 16 Şubat günü heyetimiz ile yaptığı görüşmede çok önemli bir şey söyledi. Sayın Öcalan, ‘Kürtsüz Cumhuriyet’ olmaz demiş. Biz de Cumhuriyet Kürtsüz olmaz diyoruz ve artık bunun gerekliliklerinin yerine getirilmesini de buradan dile getiriyoruz.

Bizler DEM Parti olarak, her türlü provokasyona, her türlü baskıya rağmen, demokratik siyasetteki ısrarımızı devam ettireceğiz. Çözümün yegâne zeminin demokratik siyaset olduğunu söylemeye devam edeceğiz. Yeni bir toplumsal mimari ve bütünleşmeyi yasa ve ilkeye dayanarak inşa etmek temel hedefimizdir. Tarihe açıkça not düşüyoruz: DEM Parti nerededir diyenlere bir kez daha bu salonda yanıtımızı veriyoruz. 27 Şubat çağrısını tüm inancımızla destekliyor ve sonuna kadar sahipleniyoruz. Sahiplenmeye devam edeceğiz. Sayın Öcalan’ın demokratik siyaset çabasının ve barış iradesinin arkasında olmaya devam edeceğiz.”

Ardından Pervin Buldan tarafından Öcalan’ın yeni mesajı okunmaya başladı.

27 Şubat çağrısının yıldönümü | İşte Öcalan’ın mesajı

Benzer Haberler

Yaklaşık 14 yıldır kapalı tutuluyor |

DTSO: Nusaybin-Qamişlo Sınır Kapısı 31 Mart'ta açılacak

Ünlülere yönelik ‘uyuşturucu’ soruşturması |

Şarkıcı Edis havalimanında gözaltına alındı

“Aziz İhsan Aktaş davası” |

7 kişi hakkında tahliye kararı

27 Şubat’ın yıldönümü |

Öcalan’ın yeni fotoğrafı ilk kez paylaşıldı

MHP’li Yıldız’dan “AİHM kararları” açıklaması:

Şahıslarla ilgili ayrım yapılamaz, kararlara uyulmak zorunda

“Herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz” |

Öcalan: Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar

“27 Şubat geleceği yeniden kurma cesaretidir” |

DEM Parti: Sorumluluk devlette, artık barışın hukuku yazılmalı

27 Şubat’ın yıldönümü |

Öcalan’ın yeni mesajı açıklanacak