BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

81 sinemacıdan Berlinale’ye ‘Gazze’ mektubu |

"Sessizliğiniz karşısında dehşete düşmüş durumdayız"

81 sinemacıdan Berlinale’ye ‘Gazze’ mektubu |

Aralarında Tilda Swinton, Javier Bardem ve Adam McKay’in de bulunduğu sinemacılar, Uluslararası Berlin Film Festivali’nden (Berlinale) Filistin için konuşan sanatçılara yönelik sansürü sonlandırmasını istedi.

HABER MERKEZİ – Uluslararası Berlin Film Festivali’ne (Berlinale) katılan 80’den fazla mevcut ve eski katılımcı, festival yönetimine hitaben yayımladıkları açık mektupta, Gazze’deki soykırım konusunda festivalin “sessiz kaldığını” ve konuşan sanatçıların “sansürlendiğini” belirtti.

Festivalin sansür uygulamalarını kınayan mektubu imzalayan 81 sinemacı arasında oyuncular Tilda Swinton, Javier Bardem, Angeliki Papoulia, Saleh Bakri, Tatiana Maslany, Peter Mullan ve Tobias Menzies ile yönetmenler Mike Leigh, Lukas Dhont, Nan Goldin, Miguel Gomes, Adam McKay ve Avi Mograbi yer alıyor.

“POLİTİKADAN UZAK DURMALIYIZ” TAVRI ELEŞTİRİLDİ

Sinemacılar, mektupta jüri başkanı Wim Wenders’in Alman hükümetinin İsrail’e desteğiyle ilgili bir soruya “Politikadan uzak durmalıyız” yanıtını vermesini eleştirerek bu görüşe kesinlikle katılmadıklarını da ifade etti.

ABD merkezli Variety dergisinin aktardığına göre, mektupta ayrıca festivalin geçmişte İran ve Ukrayna’daki “vahşetler” hakkında açık açıklamalar yaptığına dikkat çekildi.

BERLİNALE’YE AÇIK MEKTUP – 17 ŞUBAT 2026
×

Bizler, geçmişte ve hâlâ Uluslararası Berlin Film Festivali’ne katılmış sinema emekçileri olarak, sektörümüzdeki kurumların Filistinlilere yönelik sürdürülen korkunç şiddete ortak olmayı reddetmesini bekliyoruz. Berlinale’nin, Gazze’de Filistinlilere karşı devam eden soykırıma ve Alman devletinin bu süreçteki kilit rolüne karşı çıkan sanatçıların sansürlenmesine dâhil olmasından endişe duyuyoruz. Filistin Film Enstitüsü’nün belirttiği üzere festival, “Federal polis ile yürütülen soruşturmalarda işbirliğini sürdürürken aynı zamanda film yapımcılarını denetlemektedir.”

Geçen yıl Berlinale sahnesinden Filistin halkının yaşamı ve özgürlüğü için konuşan bazı sinemacılar, kıdemli festival programcıları tarafından sert biçimde uyarıldıklarını bildirdi. Bir sinemacının polis tarafından soruşturulduğu, festival yönetiminin ise uluslararası hukuka ve dayanışmaya dayanan konuşmayı yanlış biçimde “ayrımcı” olarak nitelediği aktarıldı. Geçen yılki festivale ilişkin Filistin İçin Sinema Emekçileri’ne konuşan bir başka sinemacı, “Havada bir paranoya hissi vardı, korunmadığımızı ve hedef alındığımızı hissettik. Bunu daha önce hiçbir film festivalinde yaşamamıştım,” dedi. Kurumsal baskıyı ve Filistin karşıtı ırkçılığı reddeden meslektaşlarımızla dayanışma içindeyiz.

Berlinale 2026 jüri başkanı Wim Wenders’in sinema yapmanın “siyasetin karşıtı” olduğu yönündeki açıklamasına kesinlikle katılmıyoruz. Birini diğerinden ayıramazsınız. Alman devleti tarafından finanse edilen Berlinale’nin, Birleşmiş Milletler İfade ve Görüş Özgürlüğü Özel Raportörü Irene Khan’ın kısa süre önce Almanya’nın “Filistin hakları savunuculuğunu kısıtlamak, kamusal katılımı caydırmak ve akademi ile sanattaki tartışma alanını daraltmak amacıyla sert yasaları kötüye kullanması” olarak nitelendirdiği uygulamaları hayata geçirmesine katkı sunmasından derin kaygı duyuyoruz. Bu durum, yakın zamanda Ai Weiwei’nin Almanya’nın “1930’larda yaptıklarını yaptığını” söyleyerek (röportajcısının “aynı faşist dürtü, sadece hedef farklı” değerlendirmesine katılarak) dile getirdiği eleştirilerle de örtüşmektedir.

SESSİZLİĞİNİZ KARŞISINDA DEHŞETE DÜŞMÜZ DURUMDAYIZ

Tüm bunlar, İsrail güçleri tarafından uluslararası hukuka göre yasaklı, ABD yapımı termal ve termobarik silahlarla “buharlaştırıldığı” belirtilen 2 bin 842 Filistinli’ye dair dehşet verici yeni ayrıntıların ortaya çıktığı bir dönemde yaşanıyor. İsrail’in soykırım niyetine, sistematik vahşet suçlarına ve etnik temizlik uygulamalarına dair çok sayıda kanıt bulunmasına rağmen Almanya, Gazze’de Filistinlilere karşı kullanılan silahları İsrail’e tedarik etmeyi sürdürmektedir.

Uluslararası film dünyasında rüzgârın yönü değişiyor. Dünyanın en büyük belgesel festivali olan Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivali başta olmak üzere, ABD’deki BlackStar Film Festivali ve Belçika’nın en büyük festivali Gent Film Festivali gibi birçok festival, ayrımcılık temelli İsrail rejimine yönelik kültürel boykotu destekledi. Hollywood’un önde gelen isimleri ve uluslararası isimler de dahil olmak üzere 5 binden fazla sinema emekçisi, suça ortak İsrailli film şirketleri ve kurumlarıyla çalışmayı reddettiklerini açıkladı.

Buna karşın Berlinale, Filistinlilerin yaşam, onur ve özgürlük hakkını teyit eden; Filistinlilere karşı sürdürülen İsrail soykırımını kınayan ve sanatçıların Filistin insan haklarını destekleyen ifadelerini herhangi bir kısıtlama olmaksızın savunma taahhüdü içeren bir açıklama yapma yönündeki topluluk taleplerini dahi karşılamamıştır. Atılabilecek –ve atılması gereken– asgari adım budur.

Filistin Film Enstitüsü’nün ifade ettiği gibi, “Berlinale’nin Filistinlilere karşı soykırım konusundaki kurumsal sessizliği ve sinemacıların ifade özgürlüğünü savunma konusundaki isteksizliği karşısında dehşete düşmüş durumdayız”. Festival, geçmişte İran ve Ukrayna’da insanlara karşı işlenen vahşetler hakkında açık açıklamalar yaptığı gibi, şimdi de ahlaki sorumluluğunu yerine getirerek İsrail’in Filistinlilere karşı işlediği soykırıma, insanlığa karşı suçlara ve savaş suçlarına açıkça karşı çıktığını beyan etmeli, ayrıca İsrail’i eleştiriden ve hesap verebilirlik çağrılarından korumaya yönelik tüm dahliyetini sona erdirmelidir.

İMZACILAR

Adam McKay, Adèle Haenel, Alan O’Gorman, Alexandra Juhasz, Alexandre Koberidze, Alia Shawkat, Alison Oliver, Alkis Papastathopoulos, Ana Naomi de Sousa, Angeliki Papoulia, Antigoni Rota, Ariane Labed, Artemis Anastasiadou, Ashley McKenzie, Avi Mograbi, Bahija Essoussi, Ben Russell, Bingham Bryant, Blake Williams, Blanche Gardin, Brett Story, Brian Cox, Camilo Restrepo, Carice Van Houten, Charlie Shackleton, Cherien Dabis, Christopher Young, Dali Benssalah, David Osit, Deragh Campbell, Dustin Defa, Eleni Alexandrakis, Elhum Shakerifar, Emilie Deleuze, Eyal Sivan, Fernando Meirelles, Fil Ieropoulos, Geoff Arbourne, Hany Abu Assad, Hind Meddeb, James Benning, Javier Bardem, John Greyson, Jon Jost, Khalid Abdalla, Leah Borromeo, Lukas Dhont, Mahdi Fleifel, Mai Masri, Malika Zouhali-Worrall, Manuel Embalse, Marina Gioti, Marion Schmidt, Merawi Gerima, Miguel Gomes, Mike Leigh, Miranda Pennell, Namir Abdel Messeeh, Nan Goldin, Narimane Mari, Nina Menkes, Pascale Ramonda, Patricia Mazuy, Paul Laverty, Pedro Pimenta, Peter Mullan.

Benzer Haberler

Ortak rapor oylamaya sunulacak |

Parti temsilcileri söz aldı: AİHM kararları, kayyumlar...

Akın Olgun yazdı |

Münih’te zarlar yeniden mi atıldı?

SAMER’den anadil araştırması |

Anadilde eğitim talebi yüzde 98,7’ye ulaştı

Kanun teklifi Meclis’e sunuldu |

3 meslek grubuna daha yeşil pasaport

“Suriye’de entegrasyonu anbean takip ediyoruz” |

Erdoğan: Kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz

DEM Parti’den ortak rapora muhalefet şerhi:

Kürt meselesi 'terör' kavramı ile anılamaz

Bakanlığın ‘Ramazan Etkinlikleri’ adımına tepki |

Eğitim-Sen: Öğrenci ve öğretmenler fişlenebilir

Meclis Başkanı Kurtulmuş:

Kalıcı barış, tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır