Katalan foto-gazeteci Paula Andreu Nadal, 96 ülkede kadınların gündelik hayatını ve krizler karşısındaki deneyimlerini belgeledi. Nadal’a göre eşitsizlik yalnızca yoksul coğrafyalara özgü değil; ancak kriz anlarında kadınlar için çok daha görünür ve ağır hale geliyor.
HABER MERKEZİ- Katalan foto-gazeteci Paula Andreu Nadal, objektifiyle dünyanın dört bir yanını dolaşarak kadınların hikayelerini kayda alıyor. Bugüne kadar 96 ülkeyi gezen Nadal, kadın-erkek eşitsizliğinin farklı coğrafyalarda nasıl biçimler aldığını, özellikle savaş, yoksulluk ve afet dönemlerinde kadınların yaşadığı deneyimler üzerinden belgeliyor. Projesini önümüzdeki yıllarda 33 ülkeye daha genişletmeyi planlayan Nadal, biriktirdiği fotoğraf ve tanıklıkları kitaplaştırmayı hedefliyor.
Jinnews‘ten Öznur Değer’e konuşan Barselona doğumlu gazeteci Nadal, erkek egemen yapının farklı toplumlarda benzer sonuçlar ürettiğine dikkat çekiyor. “Eşitsizlikler, imtiyazlı Avrupa’dan gördüklerimden çok daha derin,” diyen Nadal, kendisini bir aktivistten ziyade tanıklık eden bir gazeteci olarak konumlandırıyor. “Benim rolüm, gördüklerimi kayda geçirmek ve duyurmak. Dünyanın her yerinde eşitsizlik var ama dünyanın her yerinde kadınlar da buna karşı mücadele ediyor.”

KRİZLER EŞİTSİZLİKLERİ DAHA GÖRÜNÜR KILIYOR
Paula Andreu Nadal’a göre eşitsizlik, gündelik yaşamda çoğu zaman normalleştiriliyor; ancak kriz anlarında çok daha çıplak bir şekilde ortaya çıkıyor. Nepal’deki afetler, Fas’taki deprem ve Kolombiya’daki silahlı çatışmalar sırasında kadınların maruz kaldığı şiddet ve istismar, bu durumu açıkça gösteriyor. “Kolombiya’da cinsel şiddetin yaygınlığı beni derinden sarstı. Çoklu tecavüze uğrayan ve failleri hiçbir zaman yargılanmayan kadınlarla karşılaştım. Bu hikayeler birbirine çok benziyor; coğrafya değişiyor ama yük değişmiyor,” diyor.
KÜRT KADINLARININ DİRENİŞ GELENEĞİ BÜYÜLEYİCİ
Nadal, çalışmalarının bir bölümünü Kürdistan’da da sürdürdü. Kürt kadınlarının uzun yıllara yayılan örgütlü mücadelesinin, ziyaret ettiği diğer coğrafyalardan farklı bir deneyim sunduğunu söylüyor. “Kadın olmanın çok zor olduğu bir coğrafyada bu kadar güçlü bir direniş görmek etkileyiciydi. Erkeklerin bu direnişi büyük ölçüde kabullenmiş olması da dikkat çekiciydi,” diyen Nadal, bu deneyimin eğitimin ve toplumsal dönüşümün önemini gösterdiğini vurguluyor.

BİR TANIKLIK ARACI OLARAK FOTOĞRAF MAKİNESİ
“Gördüğüm hikâyeler beni öfkelendiriyordu ama bir gazeteci olarak ne yapabileceğimi düşünmeye başladım. Fotoğraf makinesi benim için bir tanıklık aracına dönüştü,” diyen Nadal, çalışmasını “Dünyada Kadın Liderler” başlığı altında kitaplaştırmayı planlıyor. Şamanlardan rahibelere, savaş ve kriz ortamlarında toplumu ayakta tutan kadınlara kadar farklı deneyimleri bir araya getirmeyi hedefleyen gazeteci, önümüzdeki yıllarda Etiyopya dahil yeni coğrafyalarda çalışmalarını sürdürecek.



