Suriye’nin kuzeydoğusunda, Haseke’nin doğusunda yer alan Hol Kampı, yıllardır IŞİD dosyasının en kritik başlıklarından biri olarak görülüyordu. Uluslararası raporlarda “zaman ayarlı bomba” olarak tanımlanan kamp, 2026 Ocak ayındaki gelişmelerle birlikte fiilen dağıldı. Peki süreç nasıl ilerledi ve IŞİD’lilerin binlerce aile üyesi nereye gitti?
Doğan Cihan
Hol Kampı, Haseke’nin yaklaşık 45 kilometre doğusunda, Suriye-Irak sınırına yakın bir noktada bulunuyor. 1990’lı yıllarda Iraklı mülteciler için kurulan kamp, 2019’da IŞİD’in Baxoz’da Demokratik Suriye Güçleri (DSG) tarafından yenilmesinin ardından örgüt mensuplarının ailelerinin yerleştirildiği ana merkez haline geldi.
Özellikle yabancı kadın ve çocukların bulunduğu “muhacirat” bölümü, radikal ağların en yoğun olduğu alan olarak biliniyordu. Geçmişte kampta gayriresmi şeriat yapıları, çocukların ideolojik eğitimi ve infaz vakaları rapor edilmişti.
Hol Kampı’nda güvenlik açığı büyüyor | BM kuruluşlarına saldırı: Faaliyetler durduruldu
KAMPTA KAÇ KİŞİ VARDI?
Son paylaşılan verilere göre:
-9 bin 352 yabancı uyruklu IŞİD ailesi (1.884 aile)
-1.546 Irak vatandaşı
-15 bin 245 Suriyeli
-4 bin 100 bir yaş altı çocuk (anneleriyle birlikte “muhacirat” bölümünde)
Toplam: 30 bin 243 kişi
Ancak 2026 Ocak başındaki güncel verilere göre kamp nüfusu 21 bin civarına düşmüştü. Bunun yaklaşık 6 bin 352’si 42 ülkeden gelen yabancı kadın ve çocuklardı. Bunların çoğu da IŞİD’lilerin aileleri oluyor.
ULUSLARARASI KOALİSYON VE CENTCOM’UN ROLÜ
Hol Kampı, yıllardır Uluslararası Koalisyon ile birlikte güvenlik koordinasyonu içinde korunuyordu. Güvenliğin ana sorumluluğu DSG’nin üzerindeydi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileri kampı düzenli olarak ziyaret ediyordu. CENTCOM Komutanı Brad Cooper, 4 Eylül’de kampı ziyaret etmiş, güvenlik ve insani durum hakkında DSG ve Özerk Yönetim yetkilileriyle görüşmüştü. ABD’li üst düzey askeri yetkililer 3–4 ayda bir kampı sistemli bir şekilde ziyaret ediyordu.
Bu da kampın uluslararası güvenlik mimarisinin parçası olduğunu gösteriyordu.
SALDIRILAR NE ZAMAN BAŞLADI?
-16 Ocak 2026: Suriye geçici hükümeti güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine saldırı başlattı.
-18–20 Ocak 2026: Hol çevresinde çatışmalar yoğunlaştı.
-20 Ocak 2026: DSG, uluslararası toplumun IŞİD dosyasındaki sorumsuz tutumunu gerekçe göstererek kamp yönetiminden çekildiğini açıkladı.
DSG açıklamasında, artan tehditler nedeniyle güçlerini Kürt şehirlerinin çevresine kaydırmak zorunda kaldıklarını duyurdu.
SURİYE GEÇİCİ HÜKÜMETİ HOL KAMPI’NIN KAPILARINI ARDINA KADAR AÇTI
DSG’nin çekilmesinin ardından kamp, geçici Şam hükümetinin kontrolüne geçti. Aktivist görüntüleri, bölgedeki kaynaklar, dijital mecralarda yapılan canlı yayın ve paylaşılan görüntülerde, saha tanıklıkları ve DSG kaynaklarından edinilen bilgiler değerlendirilince şu tabloyu ortaya çıkıyor:
-Yabancı ailelerin bulunduğu bölüm neredeyse tamamen boşaldı.
-Tanıklara göre binlerce kadın ve çocuktan geriye yalnızca yaklaşık 20 aile kaldı.
-Aileler gece konvoylarla çıkarıldı.
-Bazıları İdlib’e, bazıları Halep kırsalına, bazıları Türkiye sınırına yakın bölgelere sevk edildi.
-6 otobüsle yaklaşık 300–400 kişilik bir konvoy Halep kırsalındaki Ahtarin’e ulaştı.
-Kamp çevresinde kaçışları perdelemek için ateş açıldığına dair görüntüler paylaşıldı.
AFP’ye konuşan insani kaynaklar, yabancı ailelerin büyük çoğunluğunun kampı terk ettiğini doğruladı.
Bu tahliyeler organize bir uluslararası geri dönüş programı kapsamında yapılmadı. Ne sistematik bir rehabilitasyon süreci ne de ülkelerine iadeye ilişkin resmi bir plan açıklandı.
DSG ile Suriye hükümeti arasında yapılan tüm görüşmelerde gerek IŞİD’lilerin kaldığı cezaevleri gerekse de başta Hol Kampı olmak üzere gündeme geldiğinde Geçici hükümet yetkilileri cezaevi ve kampların kendilerine teslim edilmesinde ısrarcı davrandıkları basına da yansımıştı. Geçici hükümet, Hol Kampının plansız bir şekilde dağılması yönünde görüşlerde beyan etmişti. Saldırılar ile açığa çıkan durumla birlikte istediği şekilde kampı kontrolsüz ve plansız bir şekilde dağıtmış oldu.
‘Patlamaya hazır bir bomba’: Hol Kampı | Henan: Kapıyı açıp herkesi öylece gönderemeyiz
ŞU AN KAMPTA KAÇ KİŞİ KALDI?
Son saha bilgilerinde kamp nüfusunun 5 binin altına düştüğü belirtiliyor. Yabancı ailelerin neredeyse tamamı çıkarılmış durumda.
Kampta kalanların çoğu:
-Gidecek yeri olmayan az sayıdaki Suriyeli aile
-Nakil bekleyen kişiler
GEÇİCİ HÜKÜMETİN AHTARİN KAMPI PLANI
Suriye geçici hükümeti, Hol Kampı’nda kalan kişileri kontrolsüz ve plansız bir şekilde dağıttığı için uluslararası alanda ciddi eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Kampın yönetimindeki eksiklikler ve bu süreçle ilgili belgelerin ortaya çıkması, hükümetin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı ve Hol Kampı meselesi uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu.
Bu durumun ardından Halep kırsalındaki Ahtarin Kampı’na Hol Kampı’nda kalan bazı aileler aktarılmaya başlandı. Hükümet, bu taşıma işlemini Hol Kampı’nın Ahtarin’e taşındığı izlenimini vermek için planlamış gibi görünse de, aslında bölgedeki IŞİD’lilerin ailelerin serbest bırakıldığı ve durumun zaten bilindiği gerçeği göz ardı edilemez. Bu adım, hükümetin uluslararası gözlerden gelen eleştirileri örtbas etme çabası olarak değerlendiriliyor.
IŞİD’LİLERİN AİLE ÜYELERİNDEN OLUŞAN 9 BİN 352 KİŞİ NEREYE GİTTİ?
Mevcut verilere göre:
-Bir kısmı Halep kırsalındaki kamplara taşındı.
-Yüzlerce kişi İdlib ve farklı bölgelere geçirildi.
-Iraklı ailelerin bir bölümü sınır hattına yönlendirildi.
-Yabancı ailelerin önemli kısmı kontrolsüz şekilde dağıldı.
Net bir resmi liste, transfer planı veya ülke bazlı açıklama bulunmuyor.
DOSYA KAPANMADI BİÇİM DEĞİŞTİRDİ
Hol Kampı patlamadı. Ancak kontrollü bir güvenlik dosyası olmaktan çıkıp dağılmış, coğrafyaya yayılmış bir güvenlik riskine dönüştü.
Önceden tek merkezde izlenen bir yapı vardı. Bugün ise:
-Kontrolsüz dağılım
-Radikal ağların yeniden kurulma riski
-Çocukların ideolojik yeniden örgütlenme ihtimali
-Bölgesel güvenlik boşluğu söz konusu.
Hol Kampı kapatılmadı ama dosya sahadan silinmedi. Sadece görünür bir kamp olmaktan çıkıp belirsiz bir güvenlik coğrafyasına dönüştü. Ve tüm bu olanlarla beraber Suriye’de IŞİD’in önü bir kez daha açılmış oldu.



