BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Mutabakatın neresindeyiz?

Ertuğrul Kürkçü

Yıl sonu yaklaşırken rejim 2025’ten 2026’ya devredecek yaşamsal sorunun Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Şam’daki “Geçiş Yönetimi” arasında imzalanan “10 Mart mutabakatının uygulanmaması” olduğunda ısrarlıydı. Yeni yılın ilk günündeyiz, mutabakatın “uygulama mühleti” dolduğu halde fiilen ya da hukuken bir şey değişmedi ama dünyanın sonu da gelmedi.

Bununla birlikte Öcalan’ın yeni yıl mesajında “mutabakat”ın gerçekleşme koşulunu “demokrasi” ile çerçevelemesinin şimdiden rejim ajitatörlerinin asabını bozduğu görülüyor.

Öcalan mesajının kilit cümlesinde şöyle diyordu:

“SDG ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakat çerçevesinde dile getirilen temel talep, halkların kendi kendini bir arada yönetebileceği demokratik bir siyasal modeldir. Bu yaklaşım, merkezi yapıyla müzakere edilebilir demokratik bir entegrasyon zeminini de içinde barındırmaktadır. 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması, süreci rahatlatacak ve hızlandıracaktır.”

Fahri Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şamil Tayyar, mim koymakta gecikmedi:

“[…] Öcalan, feshini istediği PKK’nın YPG bünyesinde reenkarne olmasını istiyor. […] Ve geçen süre Türkiye’nin aleyhine işliyor. O sebeple, yılın ilk ayında mevzunun mutlaka çözüme kavuşturulması ve yeni yol haritasının belirlenmesi elzemdir. Hatırlatalım, fırsatların kazası olmaz.”

Bu söylem, genel olarak sürecin ayrıntılarına vakıf olmayan geniş kitlelerin hayalhanesine sanki taraflarca kabul edilmiş net bir takvim, bağlayıcı bir plan ve zaman ve mekândan azade tıkır tıkır işleyen bir mekanizma varmış ama işler SDG yüzünden yürümemiş izlenimi yüklemeye yönelik bir kurmacadan ibaret.

Oysa gerçek tablo, tam tersi: Mutabakat esasen iki tarafça da bilinçli olarak muğlak bırakılmış, zamana yayılan ve çok aktörlü bir güç denkleminin tercümesinden ibaret bir çerçeve beyanıydı. Tarafların niyetlerini, kırmızı çizgilerini ve pazarlık alanlarını işaret ediyordu; ama nasıl, ne zaman ve hangi güvenceyle hayata geçirileceğine dair bağlayıcı hükümler içermiyordu. “Yıl sonu” mutlak bir uygulama zaman sınırı oluşturmuyordu. Bu hükmün yer aldığı 8. Madde şöyleydi:

YAZININ TAMAM İÇİN TIKLAYIN

Benzer Haberler

Van’da çığ düştü:

Bir kadın kayıp, 22 ev tahliye edildi

Katılımcılar sık sık tekbir getirdi |

Galata Köprüsü'nde Filistin'e destek yürüyüşü

İran’da protestolar 4’üncü gününde I

İlk can kaybı, 15 kişi gözaltında, üniversiteler kapatıldı

Olumsuz hava koşulları l

114 uçuş iptal edildi

CHP lideri Özel’den yeni yıl mesajı |

Korkuyu değil umudu büyüteceğiz

Yeni yıl mesajında süreç için “tahrik” uyarısı |

Bahçeli: 10 Mart Mutabakatı herkesin ortak menfaatinedir

Yeni yıl mesajında ‘süreç’ vurgusu |

Erdoğan: Üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız