Kaz Dağı’nda 8 bin hektarlık alanı kapsayan yeni bir altın madeni için ÇED başvurusu yapıldı. Bölgeyi talan edecek 54 yeni proje ise ÇED aşamasında.
HABER MERKEZİ- Saldırgan madencilik projeleriyle kuşatılmış Çanakkale ve çevresi, 2026’da yeni mücadele alanı da ortaya çıktı. Orta Truva Madencilik adlı şirket bölgede altın, gümüş ve bakır üretimi için kapasite artışı ve zenginleştirme tesisi planlanıyor.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), 2023 yılının başından günümüze kadar Çanakkale genelinde yürüttüğü maden ihaleleriyle büyük bir alanı ruhsatlandırdı. Toplam 4 adet ruhsat alanı tek bir maden şirketine satılırken, bu alanların toplam büyüklüğü 3 bin 982 hektara ulaştı.
Bu rakam, yaklaşık 5 bin 577 futbol sahası genişliğinde bir doğa parçasının madencilik faaliyetlerine açılması anlamına geliyor. Bölgedeki toplam ihale süreci incelendiğinde ise 5 bin 151 hektarlık devasa bir alanın maden ruhsatları için masada olduğu görülüyor.
Evrensel’den Özer Akdemir imzalı habere göre, Orta Truva Madencilik, Çanakkale’deki “TV Tower” projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına 27 Aralık 2025 tarihinde ÇED başvurusunda bulundu.
CVK şirketinin 2025 yılı faaliyet raporuna göre, Türkiye genelinde 27 ruhsat sahasında altın, gümüş, bakır ve krom üretimine yönelik yatırımlar hız kazandı.
Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bildirimle ortaya çıkan projeye göre, Çanakkale’deki IV. Grup işletme ruhsatlı dört maden sahasında üretim yapılacak. Şirket, bölgedeki altın, gümüş ve bakır rezervlerini işletmek için mevcut açık ocak işletmesini büyütmenin yanı sıra yeraltı madenciliğine de başlamayı hedefliyor.
Projenin en kritik noktalarından biri, bölgeye bir “Cevher Zenginleştirme Tesisi” kurulacak olması. Bu tür tesisler, ayrıştırma aşamasında yoğun su tüketimi ve siyanür başta olmak üzere ağır kimyasalların kullanımı anlamına geliyor. Çanakkale Kirazlı’da halkın protestolarıyla durdurulan Alamos Gold projesinin ardından, aynı ekosistem üzerinde yükselen bu yeni girişim, bölgenin su kaynaklarını ve tarım arazilerini doğrudan tehdit ediyor.
Kaz Dağı’nda son on yılda 423 maden ve enerji projesi için başvuru yapıldı. Maden, petrol ve doğalgaz projelerinin yüzde 75’i onaylanırken, her 3 enerji projesinden 2’si de herhangi bir engelle karşılaşmadan kabul edildi.
Biyolojik çeşitliliği ve su varlıklarıyla Türkiye’nin en önemli ekosistemlerinden biri olan Kaz Dağı’nın yüzde 79’u maden şirketlerine ruhsatlı halde. Bölgedeki orman ve tarım alanları, su kaynakları maden ile enerji projeleriyle kuşatılmış durumda.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çevresel etki değerlendirme (ÇED) kararları, madencilik ve enerji projelerinin önünü açarken, Kaz Dağı yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya.



