Gazeteci Hüseyin Aykol’un cenazesi, meslektaşları tarafından omuzlanarak tören salonuna getirildi. Törene başsağlığı mesajı gönderen Abdullah Öcalan, Aykol’un “karanlığa karşı hakikatin sesi” olduğunu söyledi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan ise, “Hüseyin yoldaş sen bize değil biz sana borçluyuz. O borcumuzu özgür bir ülke yaratarak, ödeyeceğiz” dedi. Yol arkadaşı Nuray Çevirmen, Aykol’a “veda etmedi”, Sadi Şirazi’nin bir şiiri ile seslendi.
HABER MERKEZİ – Yaşamını yitiren Özgür Basın çalışanı gazeteci Hüseyin Aykol’un cenazesi, bulunduğu Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’ne getirildi.
Özgür Basın emekçilerinin mesajı okundu: Hakikatin gücünü yaşam tecrübeleriyle öğrettin
Aykol’un cenazesi, çalışma arkadaşları ve sevenleri tarafından omuzlanarak anma yapılacak tören salonuna getirildi. Tören salonun sahnesine konulan cenaze tabutun üstüne kırmızı karanfiller konuldu, mumlar yakıldı.
Tabutun üstüne ayrıca bugünkü manşetinde Aykol’a yer veren ve aynı zamanda çalıştığı gazete olan Yaşam Gazetesi’nin sayısı da konuldu. Gazete manşetinde, “Basının devrimci öncüsünü kaybettik” ifadeleri yer alıyor.
Tören salonuna, “Özgür Basın’ın devrimci çınarı, seni unutmayacağız. 1956-?” pankartı asıldı.
YOL ARKADAŞI NURAY ÇEVİRMEN, ŞİRAZİ’NİN ŞİİRİYLE AYKOL’A SESLENDİ
Törende söz alan Aykol’un yol arkadaşı Nuray Çevirmen, “80 gün boyunca bekledim, 80 gün boyunca da onunla konuştum. Ne var ne yok onunla hep sohbet ettim, onun beni duyduğu inancını hiç kaybetmedim. Özellikle Özgür Basın çalışanları hiç ama hiç beni yalnız bırakmadılar. Ona vade etmiyorum ama ona Sadi Şirazi’nin bir şiiri ile seslenmek istiyorum” dedi.
“Şimdi nasıldır bahçemin hâli ey bahar meltemi, söyle
Çünkü bülbüller figan ediyor, böyle gamlı telaşlı
Gül nedir ki senin can alıcı güzelliğin karşısında
Sen çiçekler arasında, dikenler içindeki gül gibisin
Ey şifa kaynağı mücevher, hastalarına bir bak,
Merhem elinde fakat bizi yaralı bırakıyorsun
Bir ömür daha lazım vefatımızdan sonra,
Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanarak geçirdik.”
BAKIRHAN: ONA BORCUMUZU ÖZGÜR BİR ÜLKE YARATARAK ÖDEYECEĞİZ
Törende konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Hayatımda böylesine mütevazı, böylesine işine bağlı, disiplinli birini görmedim. Sinevizyonda aynen şöyle diyor Hüseyin Aykol: ‘Ben Kürt halkına borçluyum.’ Düşünebiliyor musunuz? 50 yılını vermiş, 10 yılı aşkın süre cezaevinde kalmış. Dümenlerin kırıldığı, fırtınalarda insanların düştüğü, sırtlarını hakikate döndüğü bir süreçte; 40 yıldır fırtınadan, rüzgardan ve zulümden yılmadan gemiyi hakikate ulaştırmaya çalışan bir insan ‘Kürtlere borçluyum’ diyor. Ben de bir Kürt olarak diyorum ki Hüseyin yoldaş sen bize değil biz sana borçluyuz. O borcumuzu özgür bir ülke yaratarak, demokratik bir ülke yaratarak, Kürt’ün ve Alevi’nin eşit yurttaş olduğu bir ülke yaratarak ödeyeceğiz. O ülkeyi sana, Apê Musa’ya, Gurbetelli Ersöz’e, Nagihanlara ve Nazımlara vereceğimizin sözünü veriyorum” dedi.
ÖCALAN: KARANLIĞA KARŞI HAKİKATİN SESİ OLDU
Burada düzenlenen törene Abdullah Öcalan’ın Aykol’a gönderdiği mesaj İmralı Heyeti Üyesi Faik Özgür Erol okudu. Öcalan’ın mesajı şöyle:
×Hüseyin Hoca’nın kaybı nedeniyle derin bir üzüntü içindeyiz. Öncelikle ailesine, özgür basına, mücadele arkadaşlarına, dost ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Son isteği benimle röportaj yapmakmış. Bu isteği benim için oldukça anlamlı ve değerlidir. Hüseyin Hoca ile 90’ların başında görüşme ve röportaj yapma şansımız olmuştu. Ani kaybı olmasaydı kendisini görmek, görüşmek ve sohbet etmek isterdim.
Hayatını devrimci mücadeleye adamış enternasyonal bir şahsiyet ve benim için çok değerli bir dost ve yoldaştı. Oldukça dürüst ve emekçi bir şahsiyetti.
Hakikat sesi olmuş bir entelektüeli, bir gazeteciyi ve yeri doldurulamaz devrimci, enternasyonalist bir öncüyü kaybettik. Mücadele hayatı boyunca sözü, kalemi ve duruşuyla her zaman yol gösteren öncü bir şahsiyet, örnek bir devrimci oldu.
Nazarımda Gurbetelli Ersöz ve Sırrı Süreyya Önder gibi eşsiz değerde bir mücadele arkadaşıydı. Hüseyin Aykol’un yaşamı, hakikat arayışının ve toplumsal sorumluluğun somutlaşmış hâlidir. Karanlığa karşı hakikatin sesi ve özgür basının yılmaz bayraktarı oldu.
Hayatını adadığı halkların özgürlük ve eşitlik mücadelesinde bir an bile tereddüt etmeden, sarsılmaz bir inançla son nefesine kadar bayrağı yere düşürmedi ve gereklerini layıkıyla yerine getirdi.
Onun mücadelesi, idealleri ve emeği, bu toprakların vicdanında sonsuza kadar yaşamaya devam edecektir. Bizler, geride bıraktığı ideallerin, düşüncenin, mücadelenin ve büyük emeğin takipçisi olacağız. Anısını mücadelemizde saygıyla yaşatacağız. Tekrar ailesine, özgür basına, mücadele arkadaşlarına, dost ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.
TÖRENE KATILANLAR…
Törene Aykol’un çalışma arkadaşları, ailesi ve sevenleri ile yüzlerce yurttaş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Selman Çiçek, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MGK) üyeleri, Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (Disk Basın İş) Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivisti Sebahat Tuncel, çok sayıda milletvekili de katıldı.
SONSUZLUĞA VERİLMEK ÜZERE KARŞIYAKA MEZARLIĞINA GÖTÜRÜLDÜ
Yapılan konuşmaların ardından Aykol’un çok sevdiği ve Kitora’ya ait olan Caravansary türküsü çalındı.
Aykol, daha sonra meslektaşları tarafından omuzlanarak defnedilmek üzere Karşıyaka Mezarlığı’na götürüldü.
×
HÜSEYİN AYKOL KİMDİR?
Gazeteci-yazar Hüseyin Aykol, Manisa’nın Salihli ilçesinde 16 Eylül 1956’da doğdu.
İzmir Koleji’ni bitirdikten sonra üç yıl Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, dört yıl da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okudu. 12 Eylül öncesinde Ser Yayınevi’nde çevirmen ve editör olarak çalıştı ve Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi oldu.
40 civarındaki ülkede yayınlanan “Sosyalizm: Teori ve Pratik” dergisinin Türkçe edisyonunu çıkardı. 12 Eylül döneminde yaklaşık 10 yıl hapis yattıktan sonra gazetecilik ve yayıncılığa geri döndü.
90’lı yılların başında çıkan haftalık gazete Halk Gerçeği’nin kuruluşunda yer aldı ve sonrasında Özgür Ülke, Özgür Gündem, Özgürlükçü Demokrasi, Yeni Yaşam gibi gazetelerde çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Son 50 yıldır çeşitli aylık dergiler, haftalık ve günlük gazetelerde çalışıyor.
Genelde dünya haberleri editörlüğü yapmış olsa da kimi gazetelerde genel yayın yönetmenliği görevini de üstlendi. Çok sayıda çeviri ve telif eserleri bulunuyor.
Halen Yeni Yaşam Gazetesi’nde yazan Aykol, 35 yıldır yer aldığı özgür basında gazetecilik faaliyetleri nedeniyle defalarca gözaltına alındı ve tutuklandı. Hakkında açılan onlarca dava devam ediyor.



