BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Kireç bulunur su bulunmaz I

Sivas'taki kireçtaşı ocağı Tecer Havzası'nın sonu demek

Kireç bulunur su bulunmaz I

Sivas Belediyesi’nin Kayapınar köyü yakınlarında açtığı taş ocağı üretime başladı. Uzmanlar, patlatmaların karstik yeraltı su kaynaklarını, tarım alanlarını ve Tecer Havzası’nı geri dönülmez biçimde tehdit ettiği uyarısında bulunuyor.

HABER MERKEZİ- Sivas’ın Ulaş ilçesine bağlı Kayapınar köyü yakınlarında ait taş ocağı ve kırma-eleme tesisi üretime başlamış durumda. Sivas Belediyesi’nin “gelir kapısı” gözüyle baktığı alan, aynı zamanda bölgenin en önemli su deposu.

Evrensel’de yer alan habere göre, proje alanı, orman ve hazine arazileri üzerinde yer alıyor ve karstik kireçtaşı birimlerinden oluşuyor. Bu jeolojik yapı, milyonlarca yılda oluşmuş doğal bir sünger gibi çalışarak yeraltı sularını depoluyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi ve tıbbi jeoloji uzmanı Dr. Eşref Atabey’e göre yılda 1,5 milyon ton kireçtaşı üretimi hedefleyen bir faaliyet, bu akifer sistemini geri dönülmez biçimde parçalayacak.

TONLARCA DİNAMİT KULLANILACAK: TARIM VE ARICILIK NE OLACAK?

Kireçtaşı ocağının tek tehdidi sadece yer altına değil; saatte 50 kg’dan fazla tozun havaya karışacağı işletme, bölgedeki tarımsal üretim ile arıcılığa da doğrudan tehdit.

Tozun meyve ağaçlarına, ekili alanlara ve özellikle arıcılığa ciddi zarar vereceğini belirten Atabey, ruhsat alanının 61 hektardan büyük olduğunu, bunun yaklaşık 25 hektarında aktif faaliyet yürütüleceğini söylüyor. Bu alanda her yıl 1.500 tonu aşkın ANFO ve onlarca ton dinamit kullanılması planlanıyor.

İşletmeye en yakın köy 2,1 km mesafedeki Kayapınar Köyü. Patlatmaların yaratacağı sarsıntı, gürültü, hava şoku ve taş savrulmaları gibi riskler var.

Atabey’e göre daha da endişe verici bir başka durum var: Kayaçların yapısı. Bölgedeki jeolojik birimler nedeniyle, patlatmalar sonucu açığa çıkabilecek tozların asbestosis ve pnömokonyoz gibi ağır solunum hastalıklarına yol açma riski bulunuyor. “Bu görünmez bir tehlike” diyen Atabey, etkilerinin yıllar sonra ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.

Projeyle birlikte her yıl yaklaşık 7.500 ton bitkisel toprağın sıyrılması öngörülüyor. Bu, yalnızca toprağın değil, o toprakla birlikte yaşayan meşe ormanlarının ve bölgede tespit edilmiş üç endemik bitki türünün de yok olması anlamına geliyor.

TECER HAVZASI DA RİSK TAŞIYOR

Taş ocağı, Sivas’ın önemli içme ve sulama suyu kaynaklarından biri olan Tecer (Beşgözeler) Havzası’nın mutlak koruma alanı sınırına oldukça yakın. Bu durum, projenin hukuki boyutunu da tartışmalı hale getiriyor.

Atabey’e göre kireçtaşı üretimi için her zaman başka alanlar bulunabilir. Ancak belediyeler ve şirketler, maliyeti düşürmek için ana yollara, yerleşimlere ve altyapıya yakın sahaları tercih ediyor. “Bu tercih ne üstün kamu yararıdır ne de anayasal çevre hakkıyla bağdaşır” diyor.

Benzer Haberler

Faik Bulut yazdı |

Cihatçılar ve Selefiler Colani’ye nasıl bakıyor?

Akın Olgun yazdı |

Suriye’den Venezuela’ya dünyanın çivisi…

19 valinin görev yeri değiştirildi |

Yalova'nınki dahil 7 vali merkeze çekildi

Kadın cinayeti davaları:

Erkek şiddeti neden "haksız tahrik" sayılıyor?

Komisyonun yazım ekibi 2. kez toplandı |

Yıldız: Ortak raporu bu ay tamamlamayı hedefliyoruz -YENİLENDİ

“Maduro örneği hepimize şunu hatırlatmalıdır…” |

Özel: Artık içeride toplumsal barışı sağlamanın zamanıdır

MİT Başkanı Kalın:

Süreç, bölgesel jeopolitiğin temellerini atmaktadır