BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Ekrem İmamoğlu:

'Demirtaş ile bir Amedspor-Trabzonspor maçında buluşmalıyız'

Ekrem İmamoğlu:

Tutuklu İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden verdiği röportajda cumhurbaşkanı adaylığının sürdüğünü vurguladı. İmamoğlu, Kürt sorunu ve süreç ile Suriye’de yaşananlara ilişkin de değerlendirmelerini paylaştı. İmamoğlu, Kürt sorununun sadece güvenlik değil, demokrasi yönünden de ele alınması gerektiğinin altını çizdi. İmamoğlu, Selahattin Demirtaş’ın tutukluğunun sürmesini ise “Türkiye’deki hukuk anlayışının en yakıcı göstergelerinden biri olarak “nitelendirdi ve “Demirtaş ile bir Amedspor-Trabzonspor maçında buluşmalıyız” dedi.

HABER MERKEZİ – CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Silivri Cezaevi’nden T24’ten Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlayan İmamoğlu, “Adaylığım kesin biçimde devam etmektedir” dedi.

İmamoğlu, kendisinin katılamadığı, özgür bir şekilde yarışamadığı bir seçimi “Cumhurbaşkanı’nın meşruiyetinin bittiği” bir seçim olacağını savundu.

DİPLOMA DAVASI AÇIKLAMASI

Hakkındaki diploma davasına ilişkin açıklamalarda bulunan İmamoğlu, bu davayı “hukuk tarihinin kara lekesi” olarak nitelendirerek devlet kurumlarına duyduğu güvenin kötüye kullanıldığını belirtti.

‘BİZİM KİM ADAY OLACAK GİBİ BİR ENDİŞEMİZ YOK’

İmamoğlu, adaylığının “kişisel bir tercih değil, milyonlarca yurttaşın iradesi olduğunu” ifade ederek diploma davasının henüz sonuçlanmadığını, sürecin devam ettiğini hatırlatarak şöyle konuştu:

דBen kendi irademle değil, 15,5 milyon vatandaşımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayı oldum. Yetkiyi millet verir, millet alır. Diploma davası henüz sonuçlanmamıştır. Adaylığım kesin bir biçimde devam etmektedir. Ancak sonuç ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi, milletin iktidarını kurmak için milletimize karşı üzerine düşen vazifeyi yapacaktır. Onlarla yol arkadaşlığı yapmaktan onur duyduğum Sayın Genel Başkanım Özgür Özel ve Sayın Başkan’ım Mansur Yavaş, Türkiye’nin önemli değerleri. Cumhuriyet Halk Partisi, birçok Cumhurbaşkanı adayı çıkarabilecek kalitede ve kalibrede bir partidir. İnanın bizim kim aday olacak gibi bir endişemiz yok.”

‘KÜRT MESELESİ YALNIZCA GÜVENLİK DEĞİL, DEMOKRASİ MESELESİDİR’

Kürt sorunun çözümü için devam eden süreçle ilgili de değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, “Sayın Bahçeli’nin çağrısı son derece doğru, fakat eksik ve geç kalmış bir açıklamadır. Kürt meselesi, yalnız Kürtlerin değil, bütün Türkiye’nin meselesidir. Kürt meselesi, yalnız güvenlik değil, aynı zamanda demokrasi meselesidir. Kürt meselesi yalnız güvenlik meselesi değildir, özünde bir demokrasi ve kader birliği meselesidir. Türkiye’nin demokratik bir ülke olmasının yolu da Kürt meselesinin adil, kalıcı, devlet nezdinde ve yasal bir zeminde çözülmesinden geçer” değerlendirmesi yaptı.

ÇÖZÜM KOMİSYONU: SÜRECE DESTEK VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ 

Çözüm süreci ve bu kapsamda Meclis’te kurulan komisyonun çalışmaları, CHP’nin sürece katkısı hakkında da konuşan İmamoğlu, “Sürece ilk günden itibaren destek verdik, vermeye devam ediyoruz. Süreci destekliyoruz çünkü bizim için terörün sona ermesi, Kürt meselesinin, silahın ve çatışmanın gölgesinde kalmadan, hukuk ve siyaset zemininde ele alınıp, konuşulması ülkemizin ihtiyacı. Böyle olduğu için de bu konuyu iktidar partisinin yaptığı gibi ikbal ve istikbal meselesi olarak görmedik. Bizim için terörün sona erdirilip Kürt vatandaşlarımızla eşit vatandaşlık prensibi etrafında bir ve beraber yaşamak, parti siyaseti meselesi değil, ülke ve devlet meselesi. Soruna bu perspektiften baktığımız için sürece başından itibaren destek verdik, vermeye devam edeceğiz. İnşallah süreç tamamlanır ve çatışmalar tarihe karışır. Biz de her meselemiz gibi Kürt sorununu da hukuk ve siyaset zemininde konuşuruz. Ama herkes müsterih olsun. Bu iktidar halledemezse biz gelir, biz çözeriz” dedi.

SURİYE DEĞERLENDİRMESİ

Suriye’deki son duruma ilişkin de değerlendirme yapan İmamoğlu, “DAEŞ ve YPG, eşit kuvvette değiller. Aynı türden tehdit de değiller. DAEŞ Türkiye için doğrudan ve ani bir tehdit oldu. Hücre yapılanmasıyla, yabancı savaşçı ağlarıyla, kitlesel terör saldırılarıyla. Türkiye bunu acı biçimde yaşadı. Suruç, Ankara, Reina gibi örnekler, devletin ve toplumun hafızasında duruyor. DAEŞ’in hedefi sınır hattı değil sadece. Toplumun gündelik hayatının güvenliği. YPG meselesi ise Türkiye açısından daha çok sınır güvenliği ve uzun süreli stratejik risk başlığına oturuyor. Aynı zamanda, YPG’nin de içinde bulunduğu SDG’nin Suriye hükûmetiyle sürdürdükleri mutabakat süreci, YPG’yi yalnız terör bağlamında değil, diplomatik açıdan da üzerinde durmamız gereken bir alanda tutuyor. Ama ana tehdit ikisi de değil. Ana tehdit ve risk, Suriye’de istikrarın sağlanamamış olmasıdır” ifadelerini kullandı.

‘DEMİRTAŞ İLE BİR AMEDSPOR-TRABZONSPOR MAÇINDA BULUŞMALIYIZ’

“Kürt sorununun çözümü konusundaki tarihsel sorumluluğundan dem vuran CHP neden iktidarın ilerisine geçen önerilerde bulunamıyor?” sorusuna ise İmamoğlu’nun yanıtı şöyle oldu:

דKürt meselesine bakışın bu ülkede farklı olması gerekir. Dünyadaki örneklerden farklı bir tarife muhtaçtır. Sosyolojik özellikleriyle özenle ele alınmalıdır. Siyasi saikler ve fanatik bakış açısı ile ayrıştırıcı, toplumun sinir uçlarına dokunan dil ve tavırdan uzak durulması şarttır. Bugün Kürt nüfusunun en büyük kısmının Türkiye’nin batısında olduğunu söylemek mümkündür. Ben dünyada ve Türkiye’de en fazla Kürt nüfusunun olduğu İstanbul’da belediye başkanlığı yaptım. Bu sebeple, ülkemizin coğrafi bütünlüğünü güçlendiren sosyolojik kaynaşma özelliğinin altını çizmek gerekir.

Bu kritik dönemde ulusal birliğimizi teminat altına alacak, her vatandaşımızın dilinden kültürüne, inancından geleneklerine kadar eşit yurttaşlığı hissedeceği bir süreç, Türkiye’ye en büyük sıçramayı yaşatacaktır. İhtiyacımız olan, Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmaktır. Kalkınmadan üretime, teknolojiden sosyal devlet politikalarına gereken adımları çekinmeden atmalıyız.

Sayın Demirtaş’ın dediği gibi Diyarbakır’da bir Amedspor-Trabzonspor maçında buluşmalıyız. Milli maçlarımızı Van’da, Şanlıurfa’da hep birlikte izlemeliyiz. Birlikte göndere çektiğimiz bayrağımızla, vatanın bütünlüğüyle ve milletin birliğiyle bizi yoran boş gündemleri çöpe atmak, kişisel siyasi ihtirasları tarihin tozlu raflarına bırakıp büyük bir değişimi başlatmak zorundayız.

Eğer kalıcı bir barış istiyorsak, Kürt meselesinin çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesiyle sağlanacağını net bir biçimde ortaya koymalıyız. Bu yönleriyle komisyona sunduğumuz rapor, komisyonda eksik kaldığını düşündüğümüz demokratikleşme hamlelerini öne çıkaran, oldukça kapsamlı ve önemli bir rapordur. Bütün bunlarla birlikte, komisyonda görev alan değerli milletvekillerimizin, örgütün feshinin tamamlanması, silahların tamamen yakılması, örgüt mensuplarının statüsü ve fesih sonrası infaz ve rehabilitasyon süreçleri ile ilgili olarak başarılı ve öncü bir katkıyı müşterek rapor sürecinde yerine getireceğine dair inancım tamdır.”

SELAHATTİN DEMİRTAŞ AÇIKLAMASI

İmamoğlu, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın uzun tutukluluğunu “Türkiye’deki hukuk anlayışının en yakıcı göstergelerinden biri olarak nitelendirdi”. AİHM kararlarına rağmen süren tutuklulukların yargının siyasi bir araç haline getirildiğini ortaya koyduğunu belirten İmamoğlu, bunun bireysel değil yapısal bir adalet krizi olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Selahattin Demirtaş’ın on yıla yaklaşan tutukluluğu, iktidarın hukuk anlayışının nasıl olduğunu ortaya koyan yakıcı bir durumdur. AİHM’nin bağlayıcı kararlarına rağmen özgürlüğüne kavuşamaması, hakkında yeni cezaların verilmesi de yine iktidarın yargı eliyle yaptığı siyasi kumpasların açık delilidir. Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı ve daha nice siyasetçi, hak savunucusu için tutukluluğun cezaya dönüştürülmesi, çıktığı anda yine cinayet işleyenlere, polis katleden teröristlere ise tahliyelerin kolaylıkla verilmesi, iktidarın dilinden düşürmediği yargı reformlarının, hukuk devleti cümlelerinin lafta olduğunun açık delilidir. Milletimiz de bunu görüyor, biliyor. O yüzden de adalet mücadelesinde her gün meydanlarda bizimle birlikte…”

ÖZGÜR ÖZEL AÇIKLAMASI

“Genel Başkan Özgür Özel ile aranızdaki makasın açılacağını düşünenler var. Siz böyle bir ihtimal görüyor musunuz?” sorusuna da yanıt veren İmamoğlu, ilişkilerinin kişisel hedefler etrafında değil, Türkiye’nin özgür, adil ve müreffeh bir ülke olması hedefi etrafında şekillendiğini vurguladı. CHP’de yaşanan değişimin 2024 yerel seçimlerinde partiyi yeniden birinci yaptığını hatırlatan İmamoğlu, önlerindeki esas hedefin genel seçim başarısı olduğunu söyledi. Yargı yoluyla kurulan siyasi baskıların bu birlikteliği zedeleyemeyeceğini ifade eden İmamoğlu, “Bu koşullarda ayrışma değil, sımsıkı durma sorumluluğumuz var” mesajı verdi, “Yoldaşlığımızın hedefi bellidir, yolu bellidir. O yüzden herhangi bir makas açılması vesaire söz konusu olamaz. Ülke bu haldeyken, milletimiz bizden büyük bir sorumluluk üstlenmemizi beklemişken bizim sımsıkı durmak dışında bir seçeneğimiz yoktur. Kimse boşuna başka bir şey beklemesin” dedi.

Benzer Haberler

Meclis’te görüşülecek l

Sigara kullanımına yeni kısıtlamalar getiriliyor

Yoğun bakıma alınmıştı l

Sanatçı Haldun Dormen entübe edildi

Rojin Kabaiş soruşturması l

Nizamettin Kabaiş, Bakan Tunç ile görüşecek

Gelawej Ewrin yazdı |

İran’da kapalı kapılar ardında katliam

Kayyumlardan vazgeçilmiyor |

Akdeniz Belediyesi için mahkeme kendi kararını uygulamıyor

Ekrem İmamoğlu:

'Demirtaş ile bir Amedspor-Trabzonspor maçında buluşmalıyız'

DEM Parti’den Halep açıklaması: Saldırılar insanlık suçu |

"Çözüm ortada SDG yöneticilerini Ankara’ya davet edin"

TBMM’de bu hafta l

Gündemde neler var?