Halep saldırısını sürece “sabotaj” olarak değerlendiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, “Süreçte bir kırılma ve güven krizi var. Bu duygusal kırılmanın onarılması devletin en önemli görevlerinden biridir. Mevcut durum et-tırnak edebiyatıyla onarılacak yerde değil” dedi. Kobanî sınırındaki Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması için iktidarla görüştüklerini belirten Bakırhan, komisyon tutanaklarının bu süreçte yayımlanmasının “ucuz bir siyasi hesap” olduğunu söyledi.
HABER MERKEZİ – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yeni Yaşam gazetesinden Hüseyin Kalkan’a verdiği röportajda gündemdeki gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu.
Kürt sorunun çözümü için başlatılan sürece ilişkin sorulan soruya Bakırhan, “Süreç başladığından bu yana komisyon dışında iktidar tek bir pratik adım atmadı. Toplumun taleplerini gören, destekleyen bir girişimde bulunmadı. Bunun yerine tüm enerjisini Kuzey ve Doğu Suriye’ye ayırdı. Suriye’ye harcadığı çabanın binde birini buraya ayırmış olsaydı, bugün bu tablo ile karşılaşmayacaktık” yanıtını verdi.
“HALEP SALDIRISIYLA SÜRECE SABOTAJ YAPILDI”
“Süreç devam ediyor. Ama, süreçte bir kırılma ve güven krizi var. Ve bu kırılmanın sorumlusu bizatihi iktidarın tercihleridir” ifadelerini kullanan Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Biz defalarca hem kamuoyu önünde hem de iktidar ve devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde şunu dedik: ‘Suriye dosyasını buradaki sürecin önüne koymayın. Türkiye’de atacağınız her olumlu adım, zaten Suriye’de de çarpan etkisi yaratır.’ Sayın Öcalan, Suriye konusunda çözüme katkı sunabilecek perspektifini, önerilerini defalarca ortaya koydu. Dinlemediler. Halep saldırısıyla sürece sabotaj yapıldı ve toplumda güvensizlik derinleşti.
Şunu açıkça görüyoruz: İktidar, Suriye politikasıyla hem bölgesel barışa hem de Türkiye’deki çözüm sürecine halel getirecek pratiklerde bulundu. Ama biz parti olarak barış ve çözüm imkanına sonuna kadar sahip çıkacağız. Süreç için, barış için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz.
“BU MADALYONUN BİR YÜZÜ”
Rojava’ya yönelik saldırılara işaret eden Bakırhan, “Kürt halkı tarihte ilk defa parti, inanç, dünya görüşü gibi farklarını bir kenara bırakarak hem Suriye, İran, Irak, Türkiye’de hem de dünyanın dört bir yanında bir araya gelerek Rojava için demokratik protesto hakkını en güçlü şekilde kullandı. Uzunca bir süredir çalışması yapılan ulusal birlik için gerekli olan ortak mücadele ruhu meydanda, sokakta, sosyal medyada sağlandı. Dolayısıyla artık siyasal açıdan ulusal birliği sağlamanın psikolojik ve sosyolojik zemini hazır hale geldi. Bu madalyonun bir yüzü” dedi.
“MEVCUT DURUM, ET-TIRNAK EDEBİYATIYLA ONARILACAK YERDE DEĞİL”
“Modern siyasette duygu, tali bir alan değil; toplumsal sözleşmenin harcıdır. Yürütme erkinin bunu iyi bilmesi gerekir” vurgusunda bulunan Bakırhan, şunları kaydetti:
“Bu duygusal kırılmanın onarılması devletin en önemli görevlerinden biri olarak duruyor. Mevcut durum bir kardeşlik retoriği veya et-tırnak edebiyatıyla onarılacak yerde değil. Daha yapısal ve esastan düzenlemelerin ciddi anlamda vaktidir. Eşit yurttaşlık, tanınma ve demokratikleşme gibi yasal-ussal adımların atılması gerekiyor.”
“İKTİDARLA MÜRŞİTPINAR SINIR KAPISI’NIN AÇILMASI İÇİN GÖRÜŞÜYORUZ”
“Rojava bir insanlık onurudur. Bir toprak parçası ya da sıradan bir yer değildir. Rojava’daki savaş hali, bölgeye dayatılan çözümsüzlük düğümünün provasıdır” ifadelerini kullanan Tuncer Bakırhan, devamında şunları dile getirdi:
“Kobani başta olmak üzere Rojava kuşatma altında. Elektrik yok, su yok. Çocuklar soğuktan ölüyor. Gıda ve ilaç krizi had safhada. Yerel yönetimlerimiz öncülüğünde yüzlerce tır yardım malzemesi hazırda bekliyor. İktidarla Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarının açılması için görüşüyoruz. Henüz sonuç alamadık ama ısrarımızı sürdüreceğiz. Türkiye’den insani koridor acilen açılmalı. Bu sadece siyasi bir mesele değil, insani bir sorumluluktur. İnsani koridor açılana kadar çalışmalarımızı gece gündüz demeden sürdüreceğiz.”
KOMİSYON TUTANAKLARININ YAYIMLANMASI: “UCUZ BİR SİYASİ HESAP”
Halep’teki katliam girişimi ve Rojava’ya dönük saldırıların olduğu bu dönemde Meclis komisyon tutanakların komisyon üyelerine sorulmadan ve bilgi verilmeden kamuoyuyla paylaşılmasının “elbette bir siyasi hesabın sonucu” olduğunu belirten Bakırhan, “Ama baştan söyleyelim, bu ucuz bir siyasi hesaptır” dedi.
Tutanakların yayınlanması insanların Sayın Öcalan’a dair negatif kanaat oluşturmasını sağlamak için yayınlandığını ama bunun nafile bir çaba olduğunu düşünüyoruz. Elli yıl ısrarla sürdürülen ama tek bir sonuç üretmeyen “Anadolu’dan Görünüm ve Tek Türkiye” senaryosunun farklı araçlarla sürdürülmesidir.
“Çözüm ve barış sürecinin yeni bir ivme kazanması için yapılması gereken şey, niyet beyanlarından vazgeçip somut adımlar atmaktır” vurgusunda bulunan Bakırhan, “Heyetimizin adaya gitmesi için her daim görüşme halindeyiz. Önümüzdeki günlerde yeni bir görüşme bekliyoruz” diye konuştu.



