BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

EvH Bochum’dan çarpıcı saha araştırması |

Münih'te yaşayan Kürtlere 'çift yönlü' ırkçılık

EvH Bochum’dan çarpıcı saha araştırması |

Münih Belediyesi’nin yaptırdığı araştırmaya göre kentte yaşayan Kürtlerin yüzde 87’si ayrımcılığa maruz kalıyor. Araştırma ırkçılığın sadece Almanlardan değil, Kürtlerin geldikleri menşei ülkelerin vatandaşlarından da kaynaklandığını ortaya koydu.

HABER MERKEZİ – Almanya’nın Münih Belediyesi Demokrasi Birimi’nin talebi üzerine EvH Bochum (Bochum Protestan Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu) tarafından yürütülen çalışma Münih’te yaşayan Kürtlerin ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koydu. Araştırmayı Prof. Dr. Çinur Ghaderi ve ekibi yürüttü. Yaklaşık 28 bin Kürdün yaşadığı Münih kentinde derinlere nüfuz eden sistematik ırkçılığın ilk kez sistematik biçimde görülür kılındığı araştırma, “Münih’te Kürtler – Çoğul aidiyetler ile çok boyutlu ayrımcılık arasındaki (görünür/görünmez) gerçeklikler” başlığıyla yayımlandı. 

Çalışma kapsamında 200’ü aşkın kişiyle anket yapılırken, 23 bireysel görüşme ve dokuz odak grup görüşmesiyle proje desteklendi. Böylece yalnızca sayısal veriler ve istatistiksel bulgular değil, aynı zamanda etkilenen kişilerin sesleri, bireysel hikâyeleri ve yaşam deneyimleri de görünür kılındı. EvH Bochum’da psikoloji dersleri veren Prof. Dr. Çinur Ghaderi, verileri bilimsel araştırmacılar psikolog Mary Lam ve sosyal bilimci Monique Kaulertz ile birlikte değerlendirdi.

KÜRTLER ÇİFT TARAFLI AYRIMCILIĞA UĞRUYOR

Ghaderi katılımcıların yüzde 86,7’sinin son 12 ayda kamusal alanda, eğitim sisteminde, iş yerinde ya da resmi kurumlarda ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi. Araştırma aynı zamanda Kürtlerin sıklıkla birden fazla ayrımcılık biçimine maruz kaldığını ve bu nedenle Kürt kimliğinin birçok kişi için çoklu bir yük anlamına geldiğini gösterdi. Kürtlerin dış görünüşleri ya da isimleri nedeniyle çoğunluk tarafından “yabancı” olarak sınıflandırıldıklarını ve ırkçı ayrımcılığa uğradıklarını aktardı.

Ghaderi, “Bu durum, diğer göçmen gruplarının yaşadığı ayrımcılık deneyimleriyle örtüşüyor. Ancak Kürtler, bunun ötesinde, tarihsel ve politik gerilimler nedeniyle diğer bazı grupların üyeleri tarafından da ırkçılık ve ayrımcılığa maruz kalıyor” dedi. 

RESMİ KURUMLAR VAKALARA SIRADAN YAKLAŞIYOR

Katılımcıların anlatımlarına göre bu tür saldırıların büyük bir kısmı, Kürtlerin geldikleri ülkelerde çoğunluğu oluşturan gruplardan kaynaklanıyor. Ghaderi bu durumu şöyle açıklıyor:

×Bu noktada, Kürtlere yönelik, köken ülkelerde uzun bir geçmişe sahip olan önyargılar kendini gösteriyor. ‘Anti-Kürt ırkçılığı’ kavramı da tam olarak buna işaret ediyor. Uzmanlara göre özellikle aşırı milliyetçi ve radikal gruplar ciddi bir tehdit olarak algılanıyor. Bu çatışmalar, çoğunluk toplumu tarafından yeterli bilgi olmadığı için çoğu zaman fark edilmiyor. Resmi kurumlar da bu vakaları sıklıkla ırkçı saldırılar olarak değil, ‘göçmenler arası genel çatışmalar’ şeklinde değerlendiriyor. Bu durum, görüşmelerde yoğun biçimde eleştirildi.

ÇOCUKLAR KÜRT OLDUKLARINI GİZLİYOR

Görüşmeler, sürekli ayrımcılığa maruz kalmanın ağır psikososyal sonuçlarını ortaya koydu. Örneğin bir katılımcı, tartışmalardan kaçınmak için çoğu zaman kendisini “sadece Suriye’den gelmiş” gibi tanıttığını söyledi. Bir başka görüşmeci ise Münih’te büyümüş olmasına rağmen kendini sürekli açıklamak zorunda kalmanın ne kadar incitici olduğunu anlattı.

Ebeveynler, çocuklarına Kürt kimliklerini her yerde açıkça göstermemelerini tavsiye ettikleri de araştırmada yer aldı. Araştırmacılar bunun nedeninin reddedilme, dışlanma ve şiddet korkusu olduğu vurgusu yaptı. Kürtlerin yarısından fazlası, ayrımcılık deneyimlerinin kendilerinde ciddi stres yarattığını ifade etti.

RESMİ KURUMLARA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Araştırma sonuçlarına dayanılarak şu somut öneriler sunuldu: 

  • Resmi kurumlar, öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları ve polis için farkındalık ve hizmet içi eğitim programları; 
  • Aşırılıkçı ağlara karşı kararlı mücadele; 
  • Sivil toplum temelli koruyucu alanların güçlendirilmesi; 
  • Kürtçe danışmanlık hizmetlerinin genişletilmesi 
  • Münih’te bir “Kürt Evi” gibi güçlendirici mekânların oluşturulması.

Benzer Haberler

Özgür Özel Adıyaman’da konuştu:

21 yıllık iktidarın depremde mazereti yok

Erdoğan’dan Şam-DSG mutabakatı açıklaması I

"Türkiye'deki sürecin yükünü hafifletti" 

MHP’li Yıldız AİHM’in “umut hakkı” kararını hatırlattı |

AKP'li Elitaş: Komisyondaki arkadaşlarımız değerlendiriyor

Bakırhan’dan Bahçeli’nin sözlerine yanıt:

"Bizim de sözümüz nettir ve arkasındayız"