BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Gülistan Doku dosyasında yeni iddialar I 

Şüpheliler var, tutuklama yok

Gülistan Doku dosyasında yeni iddialar I 

 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, ilk aşamada “intihar” değerlendirmesiyle yürütülen soruşturmaya ilişkin örtbas iddiaları gündemde. Aile ve avukatları, üst düzey kamu görevlilerinin dosyaya müdahale ettiğini öne sürerken, henüz herhangi bir tutuklama gerçekleşmedi.

HABER MERKEZİ- Gülistan Doku’nun Dersim’de kaybolmasının üzerinden altı yıl geçti. Munzur Üniversitesi öğrencisi olan 21 yaşındaki genç kadının akıbeti hala netleşmezken, aile ve avukatlarının yürüttüğü mücadele dosyanın kapanmasını engelledi. Kadın örgütlerinin ve kamuoyunun ısrarlı takibi de soruşturmanın gündemde kalmasında etkili oldu.

Dosyada baş şüpheli olarak adı geçen Zainal Abakarov’un yanı sıra başka isimlerin de soruşturmada yer aldığı belirtiliyor. Ailenin avukatı Ali Çimen, soruşturmanın ilk aşamalarında ciddi ihmaller ve örtbas girişimleri yaşandığını öne sürdü.

“İLK ÖRTBAS İHBAR GECESİ YAŞANDI” İDDİASI

Yeni Yaşam Gazetesi’nden Nesli Şahiner’e konuşan Avukat Çimen’in aktardığına göre, Gülistan Doku’nun kaybolmasından bir gün önce bir vatandaş, gece saatlerinde bir erkeğin bir kadını zorla araca bindirdiğini ihbar etti. Olay yerine giden polislerin, şüphelinin asayiş büroda görevli polis babasını aradığı; nöbetçi savcıya bilgi verilmediği iddia edildi. Çimen, ısrarlı takibin şikâyete bağlı bir suç olmadığını vurgulayarak, bu aşamada hukuki sürecin işletilmediğini savundu ve bunu “dosyadaki ilk örtbas” olarak nitelendirdi.

Soruşturmanın erken döneminde basına “yurttan çıkan genç kız köprüden atladı” yönünde haberler servis edildiği, 21 Ocak 2020’de de olay gününe ilişkin geriye dönük bir tutanak tutulduğu iddia edildi. Söz konusu tutanakta, Dinar Köprüsü’nde suya düşen bir nesne izlenimi yaratıldığı ve bunun intihar olarak kayda geçirildiği öne sürüldü.

Ancak dosyaya sonradan sunulan tanıklıklarda, Munzur Üniversitesi’nde görevli iki çalışanın, Gülistan Doku’yu intihar ettiği iddia edilen saatten 3–4 saat önce şehir merkezine doğru giderken gördüklerini beyan ettikleri aktarıldı. Dosyaya giren bilirkişi raporunda da köprüden suya düşen bir nesneye dair tespit bulunmadığı ifade edildi. Çimen, bu gelişmelerle “intihar” değerlendirmesinin çöktüğünü ve dosyanın kasten öldürme kapsamında ele alınması gerektiğini savundu.

GİZLİLİK KARARI VE YENİ SAVCI

Son bir yıldır dosyada gizlilik kararı bulunduğunu belirten Çimen, soruşturmaya zarar vermemek için bu karara riayet ettiklerini söyledi. Dosyanın savcısının değiştiğini ve yeni başsavcılığın takibini eleştirmediklerini ifade eden Çimen, “Ancak tutuklamalar gerçekleşmeden iyimser bir tablo çizemeyiz” dedi.

Çimen, geçmişte “yeterince arama yapıldı, bulunamadı” yaklaşımıyla dosyanın kapatılmak istendiğini; aile, kadın örgütleri ve basının takibi sayesinde bunun önüne geçildiğini dile getirdi.

“ÜST DÜZEY KAMU GÖREVLİSİ DOSYAYI KAPATMAYA ÇALIŞMIŞ”

Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’nun sosyal medya paylaşımlarında dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel ve ailesine yönelik suçlamalar yer aldı. Avukat Çimen, gizlilik kararı nedeniyle isim vermekten kaçınarak, “üst düzey bir kamu görevlisinin dosyada örtbas yönünde eylemleri olduğuna dair deliller bulunduğunu” öne sürdü. Bu müdahalenin kişisel saiklerle yapılmış olabileceğini iddia etti.

Dosyaya çeşitli dönemlerde ihbar mektupları ulaştığı; bazı ihbarların üst düzey kamu görevlileri ve aile fertlerini işaret ettiği belirtildi. Baş şüphelinin annesinin CİMER’e yazdığı ve oğlunun yurt dışına çıkarılmasına ilişkin talepte bulunduğu bir dilekçede de benzer isimlerin geçtiği iddia edildi.

TANIKLIKLAR ARTIYOR

Çimen, son dönemde bazı kişilerin daha hafif ceza beklentisiyle aile ve avukatla temas kurarak olaydaki rollerini kabul etme eğiliminde olduklarını ileri sürdü. Bu durumun, soruşturmada çemberin daraldığına işaret ettiğini savundu.

Gülistan Doku’nun bir suça tanık olduğu ya da bazı kişileri ifşa edeceği endişesi nedeniyle hedef alınmış olabileceği yönünde bir değerlendirme yapan Çimen, dosyayı “kadın kırımının sembol davalarından biri” olarak nitelendiriyor.

Gülistan Doku’nun nerede olduğuna ilişkin somut bir bilgi bulunmadığını belirten Çimen, çok sayıda kişinin olaydan haberdar olduğunu ancak sustuğunu öne sürdü. Ekonomik ve kişisel ilişkilerin bu suskunlukta rol oynayabileceğini dile getirdi.

Benzer Haberler

“En az 165 kişi” |

Tanrıkulu, Irak’a nakledilen Türkiye vatandaşı IŞİD’lileri sordu

“Yaşam ve sağlığa erişim hakkı ihlal ediliyor” |

Ağır hasta Çam için "cezaevinde kalabilir" raporu

KYK yurdunda hayatını kaybetmişti l

Zeren Ertaş'ın ailesine tehdit

Nihai rapor hazırlanacak |

Haftaya Meclis Komisyonu’nda hareketlilik bekleniyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları:

Süreçte siyasi, hukuki ve somut aşamaya geçilmeli

Fidan’ın açıklamaları gerilim yaratmıştı |

Erdoğan, Irak Başbakanı ile görüştü

Erdoğan ‘abluka altındaki’ Boğaziçi’nde konuştu l

'Baskıcı zihniyete rağmen hedeflerimize yürüyoruz'