BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Akın Olgun’un kaleminden I

Tahtakuruları ve Kargalar Meclisi

Akın Olgun’un kaleminden I

Bir gazeteci, güneşli bir ada, tahtakuruları ve demir kapılara yaslanmış taş duvarlar… Haberlerin tek başına tanımlamakta yetersiz kaldığı bu yüzyılın en büyük hikayesi olan göç ve insan kaçakçılığı, Akın Olgun’un kaleminden bir cezaevi anlatısına dönüştürüldü.

HABER MERKEZİ- Uzun zamandır İngiltere’de sürgün hayatı yaşayan bir gazeteci. Bırakıp gelmek zorunda olduğu ülkesine yakın olduğundan mı, Akdeniz’in, Ege’nin o tanıdık rüzgarlarına karşı kıyıdan dokunmak için mi, Rodos’a kadar gider. Rodos karşı kıyıdan ne taşırsa artık…

Rodos da, rüzgarı da, komşuluğu da kuşatılmıştır oysa. Türkiye’nin talebiyle İnterpol tarafından gözaltına alınır, küçük bir tatilin bedeli olarak cezaevine konur orada.

İşte, sonrasını kestiremediği ama 90’lardan yadigar bir travmayı tetiklediği için kaygı yaratan bu esaret hali, bu yüzyılın en ağır meselelerinden birine tanıklıkla başka bir duruma evrilir: İçerde “kaptanlar” vardır. Onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan ve aslında sadece Yunanistan’da değil, yakayı ele verdikleri hemen her yerde nefret öznesine dönüşen “göçmen kaçakçılığı” yapan kaptanlar.

Küçücük bir tekneye sıkıştırılan insanları karşı kıyıdaki ‘özgürlüğe’ taşıyan kaptanlar… Onlar da teknedekiler gibi kurbandırlar da kim inanır meselenin bu olduğuna?

Göç hikayelerini kurtulanlardan dinlemişizdir ama göçü kurgulayan, mekanizmanın parçası olduklarına inanılanları sadece hakimler dinler ve hakimler genelde ülkelerinin güvenlik-sınır hassasiyetlerini gözeterek çok da oralı olmazlar hikayenin esas parçasıyla.

Gazeteci, yazar Akın Olgun’un altıncı, Tekin Yayınevi’nden ise üçüncü kitabı olan “Tahtakuruları ve Kargalar Meclisi”, onun cezaevi hikayesi olmasının ötesinde, o cezaevinde onlarca yıllık bir sıkışmışlığa terk edilmişlerin hikayesini anlatıyor okura. Ne yaşadılar, ne geldi başlarına ve nasıl çıkacaklardır geldikleri kıyıya?

‘UMUT ETTİKÇE KİMSESİZLEŞMEK’

Kitap, Tekin Yayınevi’nden Rüstem Avcı’nın önsözüyle yayınlandı.  Kitabın arka kapağında ise 10 yıla yaklaşan siyasi tutukluluğunu kalemiyle özgürleştiren Selahattin Demirtaş var:

×Bu kitap, demir kapıların ardında saklanan ve çoğumuzun hiç haberdar olmadığı yaşanmışlıkların gerçek bir aynası. Akın’ın yolu, karşı kıyının cezaevlerinde unutulmaya mahkûm ve umut ettikçe kimsesizleşen insanlarla kesişiyor. Akın, onların hikâyelerinde kendini bulurken, kendi hikâyesinde de onları buluyor. Rodos’ta bir havalimanı karakolundan Kos’un rutubet ve sidik kokulu nezarethanelerine; şiddet sarmalında nefret öznesi haline getirilen “kaptan”ların öykülerinden, sürgünde yaşayan bir gazetecinin Interpol’le yüzleşmesine kadar geniş bir alanda çok şey yaşanıyor, hissediliyor ve kâğıda kaydediliyor. “Tahtakuruları ve Kargalar Meclisi”, yalnızca bir tanıklık değil; baskıya karşı açılmış bir dava dosyası ve vicdanı olan herkesin önüne bırakılmış bir çağrıdır. Okurken kendinize soracaksınız: Bu karanlığın neresindeyim? Seyircisi mi, tanığı mı, yoksa ortağı mı? “

Benzer Haberler

Münih’te bir araya geldiler |

Abdi’den Macron görüşmesi mesajı

Yeni İçişleri Bakanı’na çağrı |

Cumartesi Anneleri Rıdvan Karakoç’un faillerini sordu

“En az 165 kişi” |

Tanrıkulu, Irak’a nakledilen Türkiye vatandaşı IŞİD’lileri sordu

“Yaşam ve sağlığa erişim hakkı ihlal ediliyor” |

Ağır hasta Çam için "cezaevinde kalabilir" raporu

Nihai rapor hazırlanacak |

Haftaya Meclis Komisyonu’nda hareketlilik bekleniyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları:

Süreçte siyasi, hukuki ve somut aşamaya geçilmeli

Fidan’ın açıklamaları gerilim yaratmıştı |

Erdoğan, Irak Başbakanı ile görüştü

Erdoğan ‘abluka altındaki’ Boğaziçi’nde konuştu l

'Baskıcı zihniyete rağmen hedeflerimize yürüyoruz'