Strasbourg’da düzenlenen mitingde konuşan Fransız milletvekili Emmanuel Fernandes, Öcalan’ın özgürlüğünü talep ederek Avrupa Konseyi’ne çağrıda bulundu. DEM Parti milletvekili Ömer Öcalan ise Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarla yeni bir komplo sürecinin devreye sokulduğunu belirterek bu sürecin Abdullah Öcalan’ın girişimleriyle boşa çıkarıldığını söyledi.
HABER MERKEZİ – Fransa’nın Strasbourg kentinde, Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da uluslararası bir operasyonla Türkiye’ye getirilmesinin 27’nci yıldönümü dolayısıyla miting düzenlendi.
Boulevard de Lyon’da toplanan binlerce kişi “Öcalan’a özgürlük ve Rojava’ya statü” sloganıyla yürüyüş düzenledi.
Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekili Ömer Öcalan’ın yanı sıra KCDK-E ve TJK-E temsilcileri ile Avrupalı siyasetçilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi ve kurum temsilcisi destek verdi.
Yürüyüşün ardından Place de Etoile meydanında miting düzenlendi. Fransız milletvekili Emmanuel Fernandes mitingde söz aldı. Fernandes, “Bugün burada evrensel bir talebi dile getirmek için buradayız. Bugün Kürt halkı için adalet, onur ve demokrasi haykırmak için buradayız” dedi. Abdullah Öcalan’ın 27 yıldır cezaevinde tutulduğunu hatırlatan Fernandes, “Aynı zamanda 27 yıldır cezaevinde tutulan Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Öcalan’ın cezaevinde tutulma koşullarının Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere uygun olmadığını belirten Fernandes, bunun yalnızca Kürt halkının değil, evrensel hukukun ve uluslararası yükümlülüklerin de meselesi olduğunu belirtti. Avrupa Konseyi’nin Strasbourg’da bulunduğunu ve üye devletlerde insan haklarını korumakla görevli olduğunu vurgulayan Fernandes, “Avrupa Konseyi’ni, kendi ilkelerine uygun şekilde tutarlı ve cesur davranmaya çağırıyoruz” diye konuştu.
Mitingde konuşan DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan ise Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarla yeni bir komplo sürecinin devreye sokulduğunu fakat bu komplonun Abdullah Öcalan’ın girişimleri ile boşa çıkartıldığını söyledi. Ömer Öcalan ayrıca Türkiye’de yaşanan sürece dikkat çekti ve artık Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini vurguladı.
BAYIK’TAN MESAJ
Öte yandan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık da mitinge bir mesaj gönderdi. Bayık mesajında, “Öcalan’ın özgür koşullarda çalışma yürütmesi” gerektiğini vurguladı.
Öcalan’ın geçmişten bu yana Kürt sorunun demokratik çözümü için mücadele ettiğini belirten Bayık, bu temelde son olarak 27 Şubat’ta Demokratik Toplum ve Barış çağrısını yaptığını hatırlattı. Kuzey ve Doğu Suriye’ye (Rojava) dönük saldırılara değinen Bayık, şunları söyledi:
Şam’da görüşmeler yapıldı, o görüşmeler Rêber Apo’nun mektupları üzerinden yapılıyordu. Rêber Apo, Rojava’daki sorunları çözmek istiyordu. 4 Ocak’ta Şam’da bu temelde görüşmeler yapıldı ve sorunları çözüme amacına ulaştılar, ittifak kurdular. Sadece imza atma süreci kalmıştı. İşte buna müdahale ettiler, imzaların atılmasını engellediler. 5 Ocak’ta da Paris’te görüşme yaptılar. O toplantıda bazı kararlar aldılar. 6 Ocak’ta ise ikinci 15 Şubat Komplosu’nu Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de devreye koydular. Bu komplo ile hamle üstüne hamle yaptılar. Rojava’da Kürt soykırımı yapmak istediler. Hedefleri sadece Rojava değildi, eğer amaçlarına ulaşsaydılar devam edeceklerdi. Başûr, Bakûr ve Rojhilat’ta süreci tamamlayacaklardı. Fakat halkımız Rojava’da, Kürt, Arap, Süryani halkı hep birlikte bu komploya karşı durdu, direndi. QSD, YPG, YPJ direndi.
QSD, YPG, YPJ tarafından geliştirilen direnişi halkımız tamamladı. Bu hem diğer parçalardaki, yurtdışındaki halkımız üzerinde, hem de siyaset üzerinde etki yarattı. Bunun sonucunda Rojava ve QSD’yi kabul etmek zorunda kaldılar. Halkımız Rojava’ya, Rojava direnişi şahsında geleceğine sahip çıktı. Kürt halkının iradesini kimsenin kıramayacağını ispatladılar, Kürt halkına kimsenin geri adım attıramayacağını ispatladılar, Kürt halkının her koşulda özgürlüğüne, iradesine, kimliğine, değerlerine sahip çıktığını ispatladılar. Bunu tüm dünya gördü.”



