Alparslan Bayraktar, 10 bin tonluk altın rezervi olduğunu söyledi. Aynı dönemde tarım üretimi yüzde 9 geriledi, yılın ilk iki ayında 664 bin hektar alan maden ihalelerine açıldı. Yeraltındaki zenginlik vaadi büyürken, yerüstündeki toprak daralıyor.
HABER MERKEZİ- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye topraklarının altında 10 bin tonluk dev bir altın rezervi bulunduğunu ileri sürdü. Bakanın hesabına göre bu rezervin bugünkü değeri 1,5 trilyon doları buluyor. Hedef ise yıllık 30-40 ton seviyesindeki üretimi “potansiyelle uyumlu” biçimde yukarı çekmek.
Ancak yerin altındaki zenginlik vaadi, yerin üstündeki tabloyla çelişiyor.
MADENCİLİK ARTTIKÇA TARIM GERİLİYOR
Yeni Yaşam Gazetesi’nde yer alan habere göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 verilerine göre imalat sanayi yıllık bazda yüzde 2,7 daralırken, madencilik sektörü yüzde 1,9 büyüdü. Aynı yıl tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde üretim yüzde 9 geriledi. Kuraklık ve artan girdi maliyetleriyle boğuşan çiftçi için bu düşüş sadece bir istatistik değil; geçimlik üretimin çözülmesi anlamına geliyor. Meralar, zeytinlikler, orman alanları ruhsat sahalarına dönüşürken, tarımsal üretim geri plana itiliyor.
“DEVLET PAYI” TARTIŞMASI
Bakan Bayraktar, Temmuz ayında Meclis’ten geçen düzenlemeyle altın fiyatları arttıkça devletin aldığı payın da yükseldiğini, mevcut fiyatlarla üretilen altının yüzde 31,25’inin doğrudan devlet hakkı olarak alındığını ve bunun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerine aktarıldığını söyledi.
Ancak madencilik sözleşmeleri ve mevcut vergi düzenlemeleri dikkate alındığında, fiyat artışlarına paralel devlet gelirinin otomatik ve tam bir artış gösterdiği iddiası tartışmalı. Uzmanlara göre vergi oranlarının anlaşmalar gereği düşebildiği durumlar, kamu payının açıklanan düzeyde olup olmadığı sorusunu gündemde tutuyor.
NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ SEVİNCİ YARIM KALDI
Bakanın işaret ettiği bir diğer alan, Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahası. Türkiye’nin Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci rezervine sahip olduğu iddia ediliyor. Ancak bugüne dek bu alanda somut ve şeffaf üretim verileri kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Son yıllarda Gabar’daki petrol ve Karadeniz’deki doğalgaz keşifleri nasıl büyük beklentilerle sunulduysa, nadir toprak elementleri de benzer bir söylemle kamuoyuna aktarılıyor. Fakat maden ihaleleri genişlerken, nadir toprak elementleri konusunda kayda değer bir üretim artışı görünmüyor.
664 BİN HEKTARLIK İHALE
Yılın ilk iki ayında toplam 664 bin hektarlık alan için maden ihalesine çıkıldı. Bu sahaların önemli bölümü tarım arazileri, meralar ve ormanlık alanları kapsıyor. Ekoloji örgütlerine göre, “kalkınma” söylemiyle yürütülen bu genişleme, gıda güvenliğini ve su varlıklarını uzun vadede tehdit ediyor.



