İlham Ahmed, Münih’teki konferansta yaptıkları görüşmeleri değerlendirdi ve “Bizler de bu konferansa katılarak Suriye’nin inşasında varız, yeni bir Suriye’de ortağız” dedi. Ahmed, Kobanî’de devam eden kuşatmanın bir an önce son bulması gerektiğini vurguladı.
HABER MERKEZİ – Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı’na katılan ve DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile birlikte çok sayıda diplomatik temas gerçekleştiren Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, konferans ve temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ahmed, Jin TV’de yayınlanan özel programda gazeteci Aysel Avesta’nın sorularını yanıtladı.
“Bugün bu toplantıda temsil edilmesinin bir anlamı var” diyen Ahmed, Kürtlerin haklarını savunmak için bugüne kadar elde edilen kazanımları demokratik bir Suriye’de korumak amacıyla bir araya gelmeye ve görüş alışverişinde bulunmaya gerek olduğunu söyledi.
KÜRTLERİN HAKLARI İÇİN UYARILARDA BULUNDUK
Ahmed, “Suriye’de yaşanan sorunların çözümü noktasında eski rejimin yıkılması, yerine yeni bir rejimin gelmesi ile değişim olmadı. Herkes Suriye’nin istikrarı için bir araya geldi; ancak o istenilen istikrar yakalanmadı. Bizler de bu konferansa katılarak Suriye’nin inşasında varız, yeni bir Suriye’de ortağız. Yaptığımız her görüşmede Kürtlerin savunması ve hakları için uyarılarda bulunduk” dedi.
TÜRKİYE’NİN OLUMSUZ TUTUMUNUN OLMAMASI BİZİ MUTLU EDER
Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye heyetinin konferansa katılımına yaklaşımına dair de konuşan Ahmed, konu hakkında şunları söyledi:
KOBANÎ ABLUKASI SON BULMALI
Özerk Yönetim ve DSG ile Şam yönetimi arasındaki 30 Ocak anlaşmasına rağmen Kobanî’de devam eden ablukaya dikkat çeken Ahmed, “Bu abluka biran önce son bulmalı” dedi.
Ahmed, şunları dile getirdi:
30 Ocak anlaşması kapsamında devam eden entegrasyon adımlarına değinen Ahmed, sürecin nasıl şekilleneceğine ilişkin ise bazı alanlarda hâlâ formüllerin arandığını söyledi.
“YPJ TUGAYLARIN İÇİNDE KENDİNİ ÖRGÜTLÜYOR”
Ahmed’in bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:
KÜRTÇE EĞİTİM BİR HAKTIR
Ahmed, Kürtçe eğitim konusunda Şam yönetimi ile aralarındaki görüşmelere değindi ve şunları belirtti:
“Biz bunu Şara ile yaptığımız görüşmede de dile getirdik. Anadilde eğitimin doğal bir hak olduğunu, herkesin kendi anadilinde eğitim alması gerektiğini belirttik. Bu kadar yıldır Kürtçe eğitim alan bir öğrencinin bir anda Arapça eğitim almasının mümkün olmadığını söyledik. Bu bir haktır. Onlar da bunun daha iyi anlaşılması için bir toplantı yapılması



