Askeri yığınağını arttıran ABD, yarın İran ile ikinci dolaylı görüşmeyi yapacak. İran’dan uzlaşma mesajları var, ancak bunlar ABD ile İsrail’in ileri sürdüğü şartları karşılamaktan uzak görünüyor. Netanyahu, bir kez daha üç “tavizsiz şartı” duyurdu. Bu arada İran, Atom Enerjisi Ajansı ile görüştü.
HABER MERKEZİ – ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmelerin ikinci turunun yarın İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılması bekleniyor. ABD İran’a yönelik olası bir müdahale için bölgeye askeri yığınağını arttırken, öbür yandan da müzakerelerde ileri sürdüğü şartların kabul edilmesini istiyor. İran ise, uranyum zenginleştirme programını sadece nükleer silahlarla ilgili başlık altında konuşmak ve ABD’nin ileri sürdüğü diğer şartlar karşısında taviz vermeden bir anlaşmaya varmak istiyor. Yarınki görüşmede müzakerelerin seyri konusunda bazı başlıkların netleşmesi bekleniyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, ABD heyetiyle yarın Cenevre’de görüşeceklerini duyurdu “Cenevre’de adil ve eşitlikçi bir anlaşma sağlamak için somut fikirlerle bulunuyorum. Masada olmayan şey: Tehditler karşısında boyun eğmek” diye ekledi.
Bu arada Cenevre’deki dolaylı görüşmelerde arabulucu olarak yine Umman Dışişleri Bakanı devrede olacak.
ERAKÇİ ATOM ENERJİSİ BAŞKANI İLE GÖRÜŞTÜ
Erakçi, ABD ile yarın beklenen dolaylı görüşme öncesinde bugün Cenevre’de (IAEA) Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi ile bir araya geldi. Grossi, Grossi, sosyal medya paylaşımında, Abbas Erakçi ile “Cenevre’de yarın yapılması planlanan önemli görüşmelere hazırlık olarak” “derinlemesine teknik görüşmeleri yeni tamamladığını” duyurdu.
İran, Haziran 2025’teki savaşın ardından nükleer tesislerindeki denetimlere yanaşmamıştı. Bu arada E3 olarak bilinen İngiltere, Almanya ve Fransa ile yürütülen müzakerelerde de sonuç çıkmamıştı. Avrupalı ülkelerin şartları şöyleydi: İran’ın BM nükleer müfettişlerine erişimi yeniden sağlaması, zenginleştirilmiş uranyum stoklarıyla ilgili endişeleri gidermesi ve ABD ile görüşmelere başlaması… İran ile Temmuz ve Ağustos 2025’te yürütülen görüşmelerden sonuç çıkmaması üzerine E3 ülkeleri BM Güvenlik Konseyi’ne İran’a yaptırım yapılması için başvuruda bulunmuş ve BM de 26 Eylül 2025’te yaptırımları yeniden devreye koyumuştu. İran ise, 20 Ekim 2025’te IAEA ile işbirliği anlaşmasını iptal ettiğini duyurmuştu.
İRAN’DAN ABD’YE ORTAK ÇIKARLAR TEKLİFİ: PETROL, GAZ, MADENLER VE UÇAK ALIMLARI
ABD ile 6 Şubat’ta Umman’ın başkenti Maskat’ta başlayan dolaylı görüşmelerin ikinci turu öncesinde dikkat çekici bir diğer açıklama İran Dışişleri Bakanlığı Ekonomik Diplomasi Direktör Yardımcısı Hamid Ghanbari’den geldi. Ghanbari, “Bir anlaşmanın kalıcılığı için, ABD’nin de yüksek ve hızlı ekonomik getiri sağlayan alanlardan fayda sağlaması şarttır” dedi ve bunu şöyle izah etti:
“Petrol ve doğalgaz sahalarındaki ortak çıkarlar, ortak sahalar, madencilik yatırımları ve hatta uçak alımları müzakerelere dahil ediliyor.”
NÜKLEER PROGRAM VE BALİSTİK FÜZELER: TEMKİNLİ AÇIKLAMALAR
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Ravançi de, dün BBC’ye verdiği demeçte, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran’ın nükleer programında uzlaşmaya hazır olduğunu belirterek, “Anlaşma yapmak istediklerini kanıtlamak artık Amerika’nın sorumluluğunda” dedi.
Ravançi, İran’ın esnekliğine örnek olarak, İran Atom Enerjisi Bakanı’nın geçen hafta yaptığı ve ülkenin yaptırımların kaldırılması karşılığında en yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunu seyreltmeyi kabul edebileceği yönündeki açıklamasını hatırlattı.
Bu açıklamalar, ABD ile müzakerelerde İran’ın taviz vermeye açık olduğunu göstermekle birlikte, ABD’nin ısrar ettiği sıfır uranyum zenginleştirme şartını kabul ettiği anlamına da gelmiyor. İran, uranyum zenginleştirme programının nükleer silah üretimine yönelik olmadığını, barışçıl teknolojiler için kullanacağını ileri sürüyor. Ancak ABD ve İsrail farklı düşünüyor.
Ayrıca Taht Ravançi, İran’ın balistik füze programının müzakere konusu yapılmayacağını bir kez daha yineledi ve bu da ABD’nin müzakerelerde şart koştuğu önemli bir başlıkta ihtilafın süreceğini gösteriyor. Zira ABD, balistik füze programının sonlandırılmasını veya önemli ölçüde sınırlandırılmasını şart koşuyor. Bu durum, ABD’nin görüşmeleri sürdürmekle birlikte İran’a yönelik şüphelerinin sürdüğünü de gösteriyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomasiyi ve müzakere yoluyla bir çözümü tercih edeceğini açıkça belirttiğini, ancak bunun gerçekleşmeyebileceğini de ima ettiğini söyledi. Rubio, “İran’la bugüne kadar kimse başarılı bir anlaşma yapamadı ama biz deneyeceğiz,” dedi.
Rubio ayrıca yarın Cenevre’de yapılacak görüşmeye de dikkat çekerek, ayrıntı vermeden, “(ABD heyetinde yer alana) Steve Witkoff ve Jared Kushner önemli toplantılar yapmak için seyahatte olacaklar, sanırım şu anda seyahat halindeler ve bunun nasıl sonuçlanacağını göreceğiz” dedi.
NETANYAHU 3 “TAVİZSİZ ŞARTI” TEKRARLADI
Kudüs’te düzenlenen Büyük Amerikan Yahudi Kuruluşları Başkanları Konferansı’nda konuşan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ülkesinin “tavizsiz şartlarını” bir kez daha ilan etti. Netanyahu, ABD ile İran arasında yapılabilecek herhangi bir anlaşmanın; Tahran’ın elindeki tüm zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesini, nükleer kapasitesinin tamamen tasfiye edilmesini ve balistik füze programının durdurulmasını içermesi gerektiğini söyledi.
Bu şartlar, aynı zamanda ABD’nin ileri sürdüğü şartlar ve Netanyahu’nun açıklaması, ABD’nin olası tavizlerinin önünü almaya yönelik olarak değerlendiriliyor.
Netanyahu 11 Şubat’ta Beyaz Saray’da Trump ile İran konusunu görüşmüştü. Görüşmenin ardından Trump, “İran ile görüşmelerin devam etmesi ve bir anlaşmaya varılıp varılamayacağının görülmesi konusunda ısrar etmem dışında kesin bir sonuca varılmadı. Eğer bir anlaşmaya varılabilirse, Başbakana bunun tercihim olacağını bildirdim. Eğer varılamazsa, sonucun ne olacağını göreceğiz” açıklamasını yapmıştı.
DEVRİM MUHAFIZLARI’NDAN HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TATBİKAT
ABD dolaylı görüşmelere paralel olarak Ortadoğu’ya yönelik askeri yığınağını sürdürüyor. Reuters’a göre, ABD haftalar sürebilecek bir savaşın hazırlığını yapıyor.
Buna karşın İran devlet medyası İran Devrim Muhafızları donanmasının Hürmüz Boğazı’nda askeri tatbikata başladığını duyurdu. “Hürmüz Boğazı’nın Akıllı Kontrolü” adı verilen tatbikatın amacının operasyonel birimlerin hazırlık durumunu değerlendirmek, güvenlik planlarını gözden geçirmek ve Hürmüz Boğazı’ndaki potansiyel güvenlik ve askeri tehditlere karşı askeri müdahale senaryolarını prova etmek olduğu bildirildi.
ABD – İRAN GÖRÜŞMESİ: ANLAŞMA MÜMKÜN MÜ?
Son haftalarda Orta Doğu’ya askeri yığınağını artıran ABD ve 28 Aralık’tan bu yana protestoların sürdüğü İran’dan yetkililer, 6 Şubat’ta Umman’ın başkenti Maskat dolaylı görüşmeler yapmıştı.
Haziran 2025’teki “12 Gün Savaşı”ndan bu yana iki taraf arasındaki bu ilk görüşmede Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi arabuluculuk görevini üstlenmişti
İran Dışişleri Bakanı Erakçi, görüşmenin “iyi bir başlangıç” olduğunu, tarafların pozisyonlarını değerlendirmek üzere ülkelerine döneceğini ve görüşmelerin süreceğini duyurmuştu.
Sonraki gün Trump da görüşmeler hakkında açıklama yapmıştı. İran ile “Çok iyi görüşmeler yaptık” diyen Trump, “Anlaşma olmazsa sonuçların çok sert olacağı açık” demişti. Trump, İran’la ticaret yapan ülkeler için ek vergileri içeren bir kararname de imzalamıştı, ayrıca görüşmenin yapıldığı gün ABD İran petrolünü hedef alan yaptırımlar açıklamıştı.
İran uranyum ve füzeler için ısrarcı | Trump: Anlaşma olmazsa sonuçları sert olacak
İki ülkenin ileri sürdüğü şartlar ise, dolaylı başlayan görüşme sürecinin zorluklarını ortaya koyuyor. ABD’nin esas şartları şöyle: Uranyum zenginleştirmenin tamamen ortadan kaldırılması, balistik füze programına sınırlamalar getirilmesi ve bölgesel vekil güçlere verilen desteğin sona erdirilmesi… İran ise uranyum zenginleştirme programının sadece nükleer silahlarla ilgili kısmını görüşeceğini, barışçıl teknolojilerle ilgili kısmı görüşmek istemediğini belirtiyor. Ayrıca balistik füze programı konusunda İran taviz vermek istemiyor. İran’ın bölgesel vekil güçlere verdiği destek, Filistin’deki Hamas, Lübnan’daki Hizbullah, Suriye’deki Esad rejimi, Yemen’deki Husiler ve Irak’taki Haşdi Şabi gibi oluşumlarla ilişkisini gündeme getiriyor. Ancak İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim 2023’te başlayan savaştan bu yana İran’ın bölgesel etkisi önemli ölçüde kırılmış durumda.
İran’ın balistik füze kapasitesi ne? | Trump “Hamaney endişelenmeli” dedi; ‘Görüşme Umman’da olacak’



