MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye krizinin başlangıcından bugüne kadarki süreçte MİT’in aktif rol aldığını söyledi. Kalın, “teyakkuzu elden bırakmadıklarını ifade ettiği” süreç için de “Yalnızca bir güvenlik başarısı değil, devletimizin kendi kaderini tayin etmesi” dedi.
HABER MERKEZİ – Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, MİT’in 2025 yılı faaliyet raporunda kurumunu çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kalın, MİT’in “milli güvenliği ilgilendiren tüm alanlarda Türkiye’nin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler” üstlendiğini belirtti.
“SÜREÇTE MİT TEYAKKUZU ELDEN BIRAKMADI”
Sürece değinen Kalın, “Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kat eden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır” ifadelerini kullandı.
Kalın, “Ülkemiz ve bölge için güvenlik başta olmak üzere siyasi, ekonomik ve toplumsal boyutta ciddi kazanımlar sunacak olan Terörsüz Türkiye sürecinde doğrudan görev üstlenen teşkilatımız, yürütülen çalışmalarda tüm olası senaryoları hassasiyetle irdelemiş ve teyakkuzu elden bırakmadan adımlarını atmıştır” diye konuştu.
“MİT, SURİYE’DEKİ SÜREÇTE AKTİF ROL ALDI”
Suriye’deki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Kalın, şunları ifade etti:
×Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT, 8 Aralık devriminin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde milli güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir.
Kalın, özellikle çatışma bölgeleri başta olmak üzere “milli güvenliği ilgilendiren her alanda etkin rol” üstlenildiğini, “istihbarat diplomasisinin aktif biçimde kullanılarak dış istihbarat kapasitesinin” artırıldığını ve “farklı terör örgütlerine karşı mücadelenin eş zamanlı” sürdürüldüğünü söyledi.



