Umut hakkı hakkında açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı konusu yasama organının, yani TBMM’nin takdirinde. Süreç orada şekillenecek” dedi. Gürlek, süreç kapsamında tartışılan düzenlemenin “genel affa dönüşmesinin söz konusu olmadığını” söyledi.
HABER MERKEZİ – Adalet Bakanı Akın Gürlek, süreç, umut hakkı, genel af, savunma hakkı ve sosyal medya düzenlemesi hakkında açıklamalarda bulundu.
DEM Parti’den Meclis’e “sorumluluk alma” çağrısı: Süreç yasalarının derhal yapılması gerekiyor
‘GENEL AF’ AÇIKLAMASI
Hürriyet‘ten Hande Fırat’a konuşan Gürlek, genel af hakkında hakkında, “Net ifade edeyim; yapılacak olası düzenlemelerin genel affa dönüşmesi söz konusu değil. Yapılacak olası düzenlemeler cezasızlık anlamına gelmeyecek. Kapsamın ne olacağına da yine Meclis karar verecek. Süreç şeffaf, hukuka uygun ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek yürütülecek” dedi.
“UMUT HAKKI’YLA İLGİLİ DÜZENLEME YAPILIP YAPILMAYACAĞI MECLİS’İN TAKDİRİNDE”
Umut hakkına ilişkin açıklama yapan Bakan Gürlek, şunları kaydetti:
Mevzuatımızda kural olarak ağırlaştırılmış müebbet dahil hapis cezaları için belli bir süre ceza infaz kurumunda kaldıktan sonra koşullu salıverilme imkânı var. Ancak terör suçları söz konusu olduğunda durum farklı. Özellikle idam cezasından ağırlaştırılmış müebbete çevrilen ya da terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet alan kişiler bakımından koşullu salıverilme hükümleri uygulanmıyor; ceza ömür boyu infaz ediliyor.
Dolayısıyla mevcut hukuk düzeninde bu kişiler için ‘umut hakkı’ şeklinde bir uygulama zaten bulunmuyor. Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı konusu ise yasama organının, yani TBMM’nin takdirinde. Süreç orada şekillenecek.
Komisyon raporunda yer alıp almayacağı tartışılıyor | Umut hakkı nedir, olmaması neden yasak?
“İNFAZ DENGESİNİ YENİDEN ELE ALIYORUZ”
Cezaevlerindeki doluluk oranlarını da yakından takip ettiklerini belirten Gürlek, “Modern, ıslah odaklı kurumlar inşa ediyoruz. Bugün cezaevlerindeki tutuklu oranı yüzde 15 civarında, bu oran geçmişte çok daha yüksekti. Yeni Yargı Reformu Stratejisi kapsamında infaz dengesini yeniden ele alıyoruz. Amacımız cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, infazda adaleti güçlendirmek ve sistemi daha hakkaniyetli hâle getirmek. Şunu net söyleyeyim: Bu düzenlemeler asla suçla mücadelede bir zafiyet anlamına gelmeyecektir” dedi.
‘SAVUNMA HAKKI’ SINIRLANDIRILACAK
Tutukluların avukatlarıyla görüşmelerinde sınırlama getirileceği tartışmalarına değinen Gürlek, baroların tepkisine de yanıt vererek öngörülen düzenlemenin gerekçesini ve ayrıntılarını da anlattı. “Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek” diyen Gürlek şöyle devam etti:
SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ: “KLAVYE DELİKANLILIĞI” TEPKİSİ
Sosyal medyada herkesin açık kimlikte hareket etmesini öngören düzenlemeye ilişkin olarak Gürlek, şu bilgileri verdi:
“Yapılacak düzenleme ile bir kişi sosyal medyada itibar suikastı yapıyorsa, açık kimliği ile yapacak. Klavye delikanlılığı yapan açık kimliği ile yapacak. Bunun için bir geçiş süreci olacak. O süre içinde kişinin gerçek hesaba geçmesi gerekecek. Geçmiyorsa sahte hesaplar kapatılacak. Bu, yurtdışından vatandaşlarımız için de geçerli olacak. Aynı şekilde pasaportla doğrulama olacak, cep telefonuna da bir doğrulama mesajı gelecek.”
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE DEMOKRATİK YENİ BİR ANAYASAYA İHTİYAÇ VARDIR”
“1982 Anayasası, askeri cunta tarafından hazırlanan 12 Eylül 1980 darbesinin ruhunu taşıyan anti demokratik bir Anayasa’dır” ifadelerini kullanan Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu Anayasa darbenin baskıcı, otoriter ve olağanüstü şartlarında hazırlanmıştır. Anayasa’nın ilk yürürlük tarihinden son değişiklik tarihine kadar yapılan değişiklikler nedeniyle Anayasa’nın sistematiği bozulmuş, birçok hüküm arasındaki uyum kaybolmuş ve Anayasa adeta yamalı bohçaya dönmüştür. Bugün gelinen noktada Anayasa ülkemize dar gelmektedir. Türkiye’nin ‘askeri müdahale’ etiketini üzerinden atmış, çağın ihtiyaçlarına cevap veren demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır.
Bizim ihtiyaç duyduğumuz anayasa; lafzı, ruhu ve hacmiyle milletimizin dünyaya ve hayata bakışına, ülkemizin birikimine ve hedeflerine uygun bir anayasayadır. Toplumun gerisinde kalan değil; insanı önceleyen, topluma dinamizm katan bir anayasaya ihtiyaç duyuyoruz. Ülkemizi yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasaya kavuşturacağız.



