Kuban Kural
“21 Şubat Dünya Anadil Günü” her sene olduğu gibi bu sene de hem dünyada hem de Türkiye’de “kutlanıyor”. Türkiye’ de, muhtemelen “Sürecin” de etkisiyle bu kez daha fazla etkinlik düzenlendiğini gözlemliyoruz.
Dünya Anadili Günü ortaya çıkış hikâyesini de dikkate alarak “kutlanan” bir “gün” olmakla birlikte bir mücadele süreci olarak ele alınmalı. Özellikle Türkiye’de kaybolmakta olan diller için senede bir güne sıkıştırılan etkinlikler ile anadillerin yaşatılmasını bırakın gündemde tutulması dahi mümkün değil.
21 Şubat’a indirgenmiş kutlamalar, kaybolmakta olan dillerin mensuplarının kendilerini motive ettikleri anlık pozisyon almaların ötesine geçerek politik bir mücadelenin de sürükleyicisi olmalı.
Türkiye’de Kürtçe, Türkçe dışındaki diller içerisinde (demografik, tarihi, sosyolojik ve politik sebeplerle…) en çok konuşulan ve en “iyi” durumda olan dil diyebiliriz. Özellikle Suriye ve Irak’taki özerk yönetimlerin etkisiyle anadil meselesi tüm eksiklerine rağmen büyük ölçüde bir politik hatta girerek bir mücadele pratiği haline gelmiş durumda. Türkiye’de ise Kürt siyasi hareketi ve kültürel alanda faaliyet gösteren organizasyonlar için ciddi bir motivasyon kaynağı olarak politik mücadelenin mihenk taşı Kürtçe…



