Yıldız Önen
13–15 Şubat tarihlerinde düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, bu yıl alışıldık diplomatik temennilerden çok uzak bir atmosferde gerçekleşti. 1963’te Soğuk Savaş döneminde başlatılan ve transatlantik güvenlik mimarisinin önemli buluşma zeminlerinden biri haline gelen konferans, aradan geçen on yıllara rağmen küresel güç dengelerinin ve askeri stratejilerin konuşulduğu en kritik platformlardan biri olmayı sürdürüyor.
Bu yıl yapılan konuşmalar, yaklaşan küresel gerilim döneminde kimin ne kadar silahlanacağına ve hangi stratejik yükü üstleneceğine odaklandı. İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen ve “kurallara dayalı düzen” olarak adlandırılan çerçevenin artık sürdürülemediği açık biçimde dile getirildi. Diplomasi geri çekilirken, nükleer caydırıcılık, askeri bütçeler ve bloklaşma yeniden merkez sahneye yerleşti.



