Hazine’nin yayımladığı verilere göre 2026’nın Ocak ayında toplam 1,6 milyar TL değerinde kamu taşınmazı satıldı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla dikkat çekici bir artış anlamına geliyor. Satışlar, yıl sonu için belirlenen hedeflerin yüzde 9’undan fazlasının daha ilk ayda gerçekleştiğini gösteriyor.
HABER MERKEZİ- Türkiye’de kamuya ait topraklar giderek daha fazla bütçe gelirinin bir aracı haline geliyor. Yılın daha ilk ayında gerçekleştirilen satışlar, devlet mülkiyetindeki orman alanlarından tarım arazilerine kadar geniş bir coğrafyanın özel sektöre devredildiğini ortaya koyuyor.
Birgün Gazetesi’nde yer alan habere göre, Satışların büyük bölümünü arsa ve arazi devirleri oluşturdu. Ocak ayında 571,3 milyon TL’lik arsa ve arazi el değiştirdi. Uzmanlara göre bu eğilim, özelleştirme politikalarının yeni aşamasına işaret ediyor: artık stratejik kamu işletmelerinden çok, doğrudan toprağın kendisi satış konusu haline geliyor.
Ekonomik sıkışmanın ortasında kamu varlıklarının gelir kalemi olarak kullanılması, uzun vadeli kamu yararı tartışmalarını da yeniden gündeme taşıyor. Hükümetin yıl sonu için yalnızca arsa ve arazi satışlarından 7 milyar TL’nin üzerinde gelir hedeflemesi, satışların geçici değil yapısal bir politika olduğunu gösteriyor.
Bu yıl da satışların merkezinde 2/B olarak bilinen alanlar yer aldı. “Orman niteliğini kaybettiği” gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan bölgeler, satış yoluyla özel mülkiyete aktarılmaya devam ediyor.
Sadece Ocak ayında 580,3 milyon TL’lik satış, bu kapsamda gerçekleşti. Yıl sonu hedefi ise 6,6 milyar TL’ye ulaşıyor.
TARIM ARAZİLERİ DE PROGRAMDA
Satış dalgası yalnızca orman alanlarıyla sınırlı değil. Hazine’ye ait tarım arazileri de elden çıkarma programına dahil edildi. Yılın ilk ayında 126,9 milyon TL değerinde tarım arazisi satıldı.
Tarım politikaları açısından bu durum, kamusal üretim kapasitesi ve gıda güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor. Uzmanlar, tarım topraklarının özel yatırım alanına dönüşmesinin uzun vadede üretim desenini değiştirebileceği uyarısında bulunuyor.
ÖZELLEŞTİRME ANA EKONOMİK HAT HALİNE GELİYOR
Orta Vadeli Program’daki (OVP) hedefler, satışların süreceğine işaret ediyor. Programda özelleştirme gelirlerinin 185 milyar TL’ye ulaşması öngörülüyor. Bu hedef, kamu varlıklarının geniş çaplı biçimde elden çıkarılmasının ekonomik stratejinin merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor.
İstanbul Boğazı’ndaki köprüler ve ülke genelindeki otoyolların özelleştirilmesine yönelik fizibilite çalışmalarının başladığı yönündeki iddialar da tartışmayı büyütüyor. İktidar kanadından bu haberlere yönelik açık bir yalanlama gelmemesi, yeni satışların gündeme gelebileceği yorumlarına yol açıyor.



