Yücel Özdemir
Her ne kadar geçen hafta sonu Münih Güvenlik Konferansı’nda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, transatlantik ilişkilere değer verdiklerini, Avrupalı müttefikleri önemsediklerini söyleyerek Almanya ve Fransa’nın tepkilerini yatıştırmaya çalışsa da genel çerçevede ciddi bir değişim olmayacak. ABD ve Trump bildiğini yapmaya, söylemeye ve Avrupa’nın etkisini sınırlamaya devam edecek.
Bunun işaretlerini içeren pek çok veri bulunuyor.
Bunların başında elbette Rubio’nun Avrupa yolculuğunu Münih’te bitirmeyip Slovakya ve Macaristan’a ziyaretlerde bulunması geliyor. Her iki ülkenin lideri Robert Fico ve Viktor Orban ile görüşen Rubio, samimi pozlar verip ikisine de övgüler dizdi. Ziyaret, özellikle Orban’a 12 Nisan’da yapılacak parlamento seçimlerinde tam bir destek mahiyetinde.
AB’nin 2027’den itibaren Rusya’dan doğal gaz ve petrol alımını sıfırlama yönündeki kararı nedeniyle ABD’nin öncelikli hedefi bu ülkelere sıvılaştırılmış doğal gaz satmak. Slovakya ve Macaristan hâlen doğal gazın önemli bir bölümünü Rusya’dan alıyor. Ticari boyutu bu olan ziyaretin bir de siyasi hedefi var. Fico ve Orban, her fırsatta AB’nin politikalarına itiraz ederek Rusya ile ilişkilerin normalleştirilmesini savunuyor. İkisi de savaş sürdüğü hâlde Moskova’ya gidip Putin ile el sıkışan lider olma özelliği taşıyor. Bu nedenle ABD’nin AB’yi içeriden zayıflatma, bölme planına en yakın isimler. Rubio’nun Bratislava ve Budapeşte’de bir taşla iki kuşu vurmaya gittiğini söyleyebiliriz.



