BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Bakanlık kayyumun ‘görev süresini’ yine uzattı l

Erdal Kuzu: Kayyuma karşı talebin reddi anayasaya aykırı

Bakanlık kayyumun ‘görev süresini’ yine uzattı l

Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasına karşı açılan davada “yürütmenin durdurulması” talebi reddedildi. Avukat Erdal Kuzu, kararın anayasaya aykırı olduğunu söyledi. Kuzu, kayyumların geri çekilmesinin sürece güveni arttıracağını kaydetti. İçişleri Bakanlığı ise Türk’ün yerine kayyum atanan Tuncay Akkoyun’un görev süresini 2 ay daha uzattı.

HABER MERKEZİ – Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Devrim Demir’in 4 Kasım 2024 tarihinde görevden alınarak, yerlerine kayyum atanmasına dair Mardin 1’inci İdare Mahkemesi’nde açılan dava reddedildi. Avukatlar, “yürütmesinin durdurulması” için Antep Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Bölge İdare Mahkemesi kayyum atanmasını “hukuka uygun” bularak, yürütmenin durdurulması talebinin reddi yönünde karar verdi. 25 Aralık tarihinde alınan karar önceki gün tebliğ edildi.

Ahmet Türk beraat etmişti | İdare Mahkemeleri Mardin’de “kayyuma devam” dedi

“ANAYASA’NIN 38’İNCİ MADDESİNE AYKIRI”

MA‘da yer alan habere göre, Ahmet Türk’ün avukatı Erdal Kuzu, mahkemenin ret kararını değerlendirdi. Mahkemenin kararında belirttiği gerekçelerin zaman içinde çöktüğüne dikkati çeken Kuzu, “Mahkeme, idarenin ileri sürdüğü üç gerekçeden ikisinin ortadan kalktığını bizzat kabul etmiştir. Yani Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı, Ankara 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyada beraat kararı verilmiştir. Bu da İçişleri Bakanlığı’nın gerekçelerinin büyük oranda çöktüğünü ortaya koymaktadır. Tam da bu nedenle mahkemenin davayı reddetmesi hukuka aykırı olmaktadır. Geriye kalan tek gerekçe ise, kamuoyunun yakından bildiği Kobanê davasında Ahmet Türk hakkında verilen 10 yıllık hapis cezası kararıdır. Her ne kadar Ahmet Türk hakkında hapis cezası verilmiş olsa da dosya kesinleşmemiştir. Anayasa’nın 38’inci maddesinde açık şekilde ‘Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz’ ibaresi yer almaktadır. Bu nedenle kesinleşmemiş bir mahkûmiyet kararının kamu görevine engel olarak kabul edilmesi, masumiyet karinesi ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olmaktadır” diye kaydetti.

“MAHKEME İKTİDARIN ETKİSİ ALTINDA”

Kobanê davasının 2016 ve 2019 yıllarında da Ahmet Türk hakkında kayyum atanmasına gerekçe yapıldığını belirten Kuzu, “Buna rağmen halk her defasında Ahmet Türk’ü yeniden belediye başkanı olarak seçmiş, 2024 seçimlerinden sonra ise Ahmet Türk hakkında görevinden kaynaklı herhangi bir soruşturma veya dava açılmamıştır. Buna rağmen mahkeme, bize göre geçmişte tüketilmiş bir gerekçeyi yeniden gündeme getirerek halkın iradesini yok saymıştır. Sadece bu nedenle bile kayyım uygulamasının devam ettirilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir” ifadelerini kullandı. Mahkemenin siyasi iktidarın etkisi altında hareket ettiğini dile getiren Kuzu, mahkemenin Ahmet Türk’ün belediye eşbaşkanı seçilmesinin ardından hakkında bir soruşturma olup, olmadığını araştırıp, tartışması gerektiğine dikkati çekerek “Bu yaklaşım, idare mahkemesinin bağımsızlığını zedelemekte ve onu iktidarın keyfi uygulamalarına karşı koruyucu rolünü yerine getirmekten alıkoymaktadır. İktidara muhalif olan tüm belediyeler bu yaklaşım sonucu savunmasız kalmış, halkın iradesi bertaraf edilmiştir. İdare mahkemelerinin kuruluş amacı idarenin keyfi hareket etmesinin önüne geçmek ve bu anlamda gerekli denetimi sağlayarak, kanuna aykırılıkları ortadan kaldırmaktır” diye konuştu.

“ANAYASA MAHKEMESİ’NE TAŞINMASI BEKLETİCİ SEBEP YAPILMALIYDI”

Danıştay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarının İçişleri Bakanlığı ve diğer idarelerin keyfi uygulamalarının önüne geçmeye yönelik olduğunu dile getiren Kuzu, sözlerini şöyle sürdürdü; “İçtihatlar görevden uzaklaştırmanın keyfi kullanılamayacağını ve seçim sonuçlarına katlanmanın demokrasi gereği olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Aynı zamanda görevden uzaklaştırma kararı verilmesine dayanak yapılan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45/2. maddesi, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürülmüştür. Mahkemenin, bu iptal davasını bekletici mesele yapmadan karar vermesi, davacının seçilme ve görevde kalma hakkını iptal konusu bir normun gölgesinde yok saymak anlamına gelmektedir. Oysa yargı mercilerinin, Anayasa Mahkemesi’nde görülen iptal davası sonuçlanıncaya kadar bu normu uygulamaktan kaçınması, hukuki güvenlik ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin gereğidir.”

“SÜREÇ İÇİN BASİT AMA ÖNEMLİ BİR ADIM”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile beraber de kayyumların tartışmaların odağında olduğuna dikkati çeken Kuzu, “Adına ne denilirse denilsin ortada bir süreç var. Bu süreç Türkiye’nin demokratikleşme süreci olarak kabul edilirken, demokratik bir topluma ulaşmak ancak demokratik kararlarla, demokratik yaklaşımlarla mümkündür. Toplumun sürece olan güvenini artırmak, sürece katılımını sağlamak ve süreci başarıya ulaştırmak adına kayyım politikalarına son vermek önemli bir yerde durmaktadır. Bu anlamda kayyım atamaları belki de bu süreçte atılabilecek en basit ama belki de önemli adımlardan biri olarak önümüzde durmaktadır. Bu anlamda bu sürecin başarıya ulaşabilmesi açısından bu adımın atılması toplumda bir rahatlatma getirecek, sürece güveni artıracaktır. Ancak mahkemelerce alınan bu kararlar ne yazık ki, toplumdaki inancı güçlendirmek yerine toplumda güvensizliği artırmanın ötesine geçmemektedir. Bu anlamda bizim beklentimiz başta belediyeler olmak üzere tüm alanlarda uygulanan kayyım politikalarının sonlandırılması ve demokratik adımların atılması yönündedir” şeklinde konuştu.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KAYYUMUN ‘GÖREV SÜRESİNİ’ 2 AY DAHA UZATTI

Öte yandan, İçişleri Bakanlığı da Türk’ün yerine kayyum olarak atanan Tuncay Akkoyun’un görev süresini 4 Ocak itibarıyla 2 ay daha uzattı.

Amida Haber‘den Zelal Sinayiç‘in haberine göre, İçişleri Bakanlığı, Mardin’e kayyum olarak atanan Tuncay Akkoyun’un görev süresini iki ay daha uzattı. Bu kararla Mardin Büyükşehir Belediyesi iki ay daha valilik tarafından yönetilecek.

×

NE OLMUŞTU?

Ahmet Türk hakkında, 28 Mart 2011’de Siirt’te yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek 2022 yılında “örgüt propagandası yapmak” idiasıyla dava açılmıştı. Ankara 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 23 Ekim’de görülen davada mahkeme heyeti, Türk’ün açıklamasının “ifade özgürlüğü kapsamında olduğu” değerlendirmesinde bulunmuş ve “suçun unsurlarının oluşmadığı” gerekçesiyle beraat kararı vermişti.

Bu karar sonrası Ahmet Türk’ün görevine iade edilmesi bekleniyordu.

Ahmet Türk’ten ‘göreve iade’ sorusuna yanıt I Tüm kayyum uygulamaları kaldırılırsa olabilir

Benzer Haberler

Gazeteci Hüseyin Aykol sonsuzluğa uğurlandı l

Bakırhan: Özgür bir ülke yaratarak borcumuzu ödeyeceğiz -YENİLENDİ

Can kaybı 8’e çıktı, Trump’ın tehdidine İran’dan yanıt |

Trump: Eğer ateş açıp öldürürlerse harekete geçeriz

Özgür Basın emekçilerinin mesajı okundu:

Hakikatin gücünü yaşam tecrübeleriyle öğrettin

IŞİD operasyonu l

Gözaltına alınan 42 kişiden 26'sı tutuklandı

Rusya-Ukrayna savaşı ve Gazze konuşulacak |

Erdoğan: Pazartesi günü Trump ile görüşmemiz olacak

Özel’den ’10 Mart Mutabakatı’ çağrısı:

Türkiye'den çıkan seslerin yapıcı olması lazım

Bakanlık kayyumun ‘görev süresini’ yine uzattı l

Erdal Kuzu: Kayyuma karşı talebin reddi anayasaya aykırı

Serra Bucak:

Bu meteoroloji kaynaklı bir afet