BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Aziz İhsan Aktaş savunma yapıyor l

'Ödeme alabilmek için yetkililerin taleplerini karşılamak zorunda kaldım'

Aziz İhsan Aktaş savunma yapıyor l

‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının’ ilk duruşmasının 10’uncu gününde sanık savunmaları dinlenmeye devam ediyor. Duruşmada Aziz İhsan Aktaş savunma yapıyor.

HABER MERKEZİ – Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi davasında aralarında 5’i tutuklu olmak üzere 7 CHP’li belediye başkanının da bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davada, ilk duruşmanın 10. gününde devam ediyor.

Tutuklu sanıklarının savunmalarının tamamlanmasının ardından hafta boyunca tutuksuz sanıkların savunmaları dinleniyor. Duruşmada, davanın odağındaki isimlerden Aziz İhsan Aktaş’ın savunma ve sorgusuna geçildi. Aktaş belediyeden aldığı ihalelerde hak edişlerin düzenli ödenmediği için şirketlerinin mali sıkıntıya düştüğünü, ödemeleri alabilmek için ‘yetkililerin nakdi ve şahsi taleplerini karşılamak zorunda kaldığını’ iddia etti.

AZİZ İHSAN AKTAŞ KONUŞUYOR

Davada ‘suç örgütü lideri’ suçlamasıyla tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş ilk kez kürsüye çıktı. Siyah dosyasını eline alarak kürsüde savunmasına başlayan Aktaş, adıyla anılan örgüt iddiasına ve 63 eyleme ilişkin savunmasının zaman alacağını dile getirdi. Basında tutuklandığı günden bu yana yanlış haberler yapıldığını iddia eden Aktaş, kendisi, ailesi ve ticari hayatıyla ilgili bilgi verdi.

Aktaş’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Benim doğrudan sahibi olduğum ve yönettiğim firma sayısı sadece 2’dir. Beni mağdur edenleri ortaya çıkarmak ve gerekli belgeleri tamamlamak için 3 ay bekledim, etkin pişmanlıktan faydalanmak için. Örgüt kurma suçuna ilişkin olarak, şirket kurmuşum, ‘örgüt olmuş’ denmiş; istihdam yaratıp işçi çalıştırmışım, çalışanlarıma ‘örgüt üyesi’ denmiş. Her bir iddia için tek tek savunma yapacağım.

‘YETKİLİLERİN ŞAHSİ TALEPLERİNİ KARŞILAMAK ZORUNDA KALIYORDUM’

Benim şirketlerim, kardeşlerimin ya da yakınlarımın şirketlerinin hak edişleri zamanında ve düzenli ödenmiyordu. Şirketlerimde işler durma noktasına gelmişken, ödemeler zamanında ve düzenli yapılmıyordu. Bu ödemelerin gecikmesinden dolayı işlerin yürütülmesi zorlaşıyordu. Şirketler ekonomik kayba uğruyordu. Artık iş yapamaz duruma geliyordum. Bu baskılar sonucu bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerini alabilmek, bazı belediyelerde hak edişleri düzenli alabilmek, bazı belediyelerde ise başkan değişikliği sonrasında hak ediş ödemelerinde süreklilik sağlamak adına, yetkililerin nakdi ve şahsi taleplerini karşılamak zorunda kalıyordum. Öyle ki bazı belediye başkanları sadece kendi şahsi taleplerini değil, başka belediyelerde aday olan ya da seçilen, siyasetten arkadaşları olan başkanların, adaylarının dahi taleplerini karşılatıyorlardı.

Bazı belediye başkanları huzurda belgeler sunarak ödemelerin düzenli olduğunu iddia etseler de talepleri karşıladığımız için hak edişlerimiz düzenli ödeniyordu. Bu yüzden irtikap suçu savunmaları yersizdir.

Bazen alacağınızı kurtarmak için belediyeye ya da iştiraklerine ait gayrimenkuller teklif ediliyor ve bunları fahiş fiyatlarla satın alıyorsunuz. Ailelerine, eş dost çevresine araç tahsis ediyorsunuz. Bazen bir belediye başkanının aracını değerinden çok fazla fiyata satın alıyorsunuz. Bazısında bu belediye başkanının akrabalarına ait gayrimenkulleri 4-5 kat fazlası fiyata satın alıyorsunuz. Bazen belediye başkanlarının eskiden kalma borçlarını ödüyorsunuz, bazısına araba alıyorsunuz. Otellerde, en lüks restoranlarda misafir ediyorsunuz. Ama yetmiyor, her istek karşılanınca, her rant bitiş dönemi gelince öyle talepler geliyor ki kabul etmek zorunda kalıyorsunuz.

Hani diyorlardı ya, ‘itirafçı değil iftiracı’; ben mahkemede tüm itiraflarımı kısaca özetleyeyim. Benden istenenleri bedelleriyle söyledim mi? Söyledim. Paranın hangi bankadan, kim tarafından çekildiğini söyledim mi? Söyledim. Yetmedi, dekont sundum. Araçları kimin aracıyla, ne zaman teslim ettiğimi söyledim. Söylediklerimle paraları teslim alanların hesap kayıtları da eşleşti. Daha ne yapacağım; paraların seri numarasını alıp görüntü mü çekeceğim, ses kaydı mı alacağım?

(Beşiktaş Belediyesi’ndeki iddialara ilişkin) 30 Nisan’da verdiğim etkin pişmanlık ifadem, 11 Mayıs’taki etkin pişmanlık ifademi aynı şekilde kabul ederim. Fahri Aksoy belediyede çalışmaktaydı, ihaleyi kaybedince Rıza Akpolat’ı tehdit etmeye başlamış. Ödemeler resmi yolla yapılmadığı için… Eylem 45 ile ilgili savcılıkta verdiğim ifadeyi aynen tekrarlarım. Alican Abacı, Akpolat’a AUDİ ve Mercedes araçlarının satın alınması şartı koymuş, araçların gerçekte ne kadara alındığını soruşturma aşamasında öğrendim. 2 araç ödemesi 10 Haziran’da yapılan baskı neticesinde alınmıştır. Araçların kardeşlerimin şirketi adına alınmasını istediler.”

Devam ediyor…

AKTAŞ’IN KUZENİ SAVUNMA YAPTI

Duruşmada sabah yapılan savunmalardan öne çıkan başlıklar ise şöyle:

Aziz İhsan Aktaş’ın kuzeni Ayşegül Ünal: İddia edilen suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin herhangi bir eylem mevcut değildir, bu iddia hatalıdır. İddianame içerisinde MASAK raporunda belediyeden gelen herhangi bir para transferine ya da çek tahsilatına rastlanmadığı, aynı zamanda sonuç olarak ihale bedeliyle mal hizmet satışı ve bunlara karşılık olarak banka hesaplarına giren tutarlar arasında farkların bu denli olmasından dolayı ‘ihalenin alınmasına özel bir sebep olabilir’ denilmiştir. Bu hatalıdır.

Şirketimin almış olduğu ihalenin toplam bedeli 9.916 olmasına karşılık ilgili belediyeye 1.898 tutarında mal hizmet satışında bulunulduğuna dair form bilgisine ulaşıldığı hatalı. Belirttiğim üzere ilgili iş kapsamında belediyeye toplamda 9.743 bedelinde 8 adet fatura kesilmiştir. Kesilen faturalar ve hizmetler karşılıklı olarak belediyeden de 4 adet çek alınmıştır. Böylelikle girmiş olduğum ihale sözleşme bedeliyle kesmiş olduğum sekiz fatura karşılığında tahsil etmiş olduğum 4 adet çek bedeli birbiriyle örtüşmektedir. Yani iddianame kapsamında suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçuna öncülük teşkil edebilecek hiçbir eylemde yer almadım. Bu sebeple MASAK’ın hatalı raporuna dayanan suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunu kabul etmiyorum. Hakkımda uygulanan adli kontrol tedbirlerinin şirket ve şahıs hesaplarının üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum.

Mahkeme Başkanı: “Aziz İhsan Aktaş’ın kurduğu ihale sistemiyle firmaların hiçbirini kendi adına yapmadığı, kardeş ve akrabaları üzerine yaparak…” diye devam eden bir iddia var. Siz Aziz İhsan Aktaş’la ilgili kısmına cevap verdiniz. Ancak bu diğer firmalardan tanıdıklarınız veya bağlantılı olduklarınız var mı?

Ayşegül Ünal: Evet, ben ticaret yapıyorum. Ticaretimin bulunduğu firmalar mevcuttur. İddianame kapsamında ticaret yaptığım tüm firmaları da sizlere sunarım.

Mahkeme Başkanı: Peki sahipleri ya da ortakları, yetkililerini bildiğiniz firmalar var mı? Bu şekilde irtibatınızın olduğu.

Ayşegül Ünal: Tanıdığım şirketler var.

Mahkeme Başkanı: Aynı binada olmasının sebebi nedir?

Ayşegül Ünal: Ben gıda sektörünü bıraktıktan sonra şirketin faaliyet alanını da değiştirdim. Benim bulunduğum konum zaten Koşuyolu’nda aynı yerde olduğu için orada uygunluk gördüm. Oraya taşıdım. Başka yok.

AKTAŞ’A 300 BİN DOLAR BORÇ

Avukatlar Ayşegül Ünal’a, Aziz İhsan Aktaş’a verdiği 300 bin dolar para hakkında da sorular yöneltti. Bu parayı borç olarak verdiğini ve Aktaş’ın ne için kullandığını bilmediğini söyleyen Ünal, borcun geri ödendiğini, alacak verecek ilişkileri olmadığını dile getirdi.

Ayşegül Ünal’ın sahibi olduğu İntursa Denizcilik ve Taşımacılık Sanayi LTD ŞTİ, 2017 yılında İstanbul’da kuruldu. Kuruluşundan itibaren ise 2’si CHP’li, 3’ü AKP’li belediyeden 5 ihale aldı.

İSFALT YÖNETİCİLERİ SAVUNMA YAPTI

İSFALT İŞ Güvenliği Uzmanı Çağrı Mazı, İSFALT İdari İşler Müdürlüğü’nde uzman Murat Delice ve Akın Kumanlı, savunmalarını yaparken kendilerine yönelik suçlamaları reddetti.

Duruşmada verilen aranın ardından ‘suç örgütü lideri’ suçlamasıyla tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın savunma yapması bekleniyor.

Benzer Haberler

Eşi sağlık durumunu paylaştı l

Tayfun Kahraman hastaneye sevk edildi

Irak’ta cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık krizi |

Talabani ve Barzani'nin görüşmesi başladı

Karar açıklandı |

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

“Cinsel istismar”dan aldığı ceza onandı |

Derecik Belediye Başkanı Dinç’in başkanlığı düştü

İmralı Heyeti, Erdoğan ile görüştü |

Sancar: Önerilerimiz var, onları sunacağız

Yeni Bakan Gürlek’e ilk önerge l

"Katliam faili IŞİD’lilerin Türkiye’ye iadesi sağlanacak mı?"

Êzidî vekilden Hakan Fidan’a tepki l

Irak, Türkiye Büyükelçisini çağırdı

Aziz İhsan Aktaş savunma yapıyor l

'Ödeme alabilmek için yetkililerin taleplerini karşılamak zorunda kaldım'